GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:49
Tarih:21.01.2026

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Sayın Başkan, muhterem milletvekilleri; yirmi dört yıllık iktidarınızda o kadar büyük haksızlıklar yaptınız, o kadar çok kul hakkına girdiniz ki hangi birini dile getireceğimizi biz şaşırıyoruz. Bu ülkede Cumhurbaşkanı Yardımcısı dahi "Keşke emekli sayımız daha az olsaydı da mevcut emeklilerimize daha fazla imkân sunabilseydik." diyorsa, varın gerisini siz düşünün. "Emeklilerimizi ölüme terk ettiniz." derken işte tam da biz bunu kastediyoruz. O nedenle de başta emekliler olmak üzere, bu kürsüden sık sık dar ve sabit gelirli vatandaşlarımız, hatta gelirsiz vatandaşlarımız için hak taleplerinde bulunuyoruz.

Memleket öyle bir hâle geldi ki mağdurlar cenneti oldu. Emeklilikte adalet arayanlar, staj mağdurları, atanamayan öğretmenler, mülakat mağdurları, TOKİ mağdurları, asgari ücret mağdurları... Saymakla bitmiyor. Hâl böyleyken ben tekrarda fayda olduğunu düşünerek hani bir de atasözü var "Tekrarda fayda vardır, 180 kez de olsa." diye...

Mübarek ramazan ayına bir ay kaldı. İslam dinine göre sadaka ve fitre düşmek için bir sınır var. O sınırı hiç söylemeyelim, orada nisap miktarı 80 gram altından bahsediyor da ona gerek yok, biz TÜİK'in rakamlarına göre açlık sınırını kabul edelim. Aslında böyle değil, yoksulluk sınırına denk gelmesi lazım, açlık sınırına denk getirelim ve yine sizin devletin kurumu Diyanetin açıklamasını bir kez daha hatırlatalım: Diyanet İşleri Başkanlığı bu yıl ramazanla alakalı fitreyi 240 lira belirledi. Bir insanın bir günlük yani 2 öğününü 240 lirayla karnını doyurabileceğini, bir günlük iaşesinin bedelinin bu olduğunu söyledi. 240 liraya doyar mı? O ayrı bir tartışma; doyar, doymaz, doymayacağı aşikâr ama diyelim doyar. Allah herkesin evladını bağışlasın, benim 4 çocuk var, geçen sefer 3 diye hesaplamıştım, şimdi 4 diye hesaplayalım. 4 kişilik bir aile için fitre miktarı günlük 960 lira. Yani Diyanet diyor ki: 960 lira girerse bir haneye, belki ancak karınlarını doyurabilirler. Tabii, bu menünün içerisinde de kilosu 900 lira olan et olmaz, baklava olmaz. Ne olur işte? 240 liraya ne olursa o olur. 960 lira günlük, aylık kaç lira eder? 28.800 lira eder. Açlık sınırı kaç bu ülkede? 30 bin lira. Asgari ücret kaç lira? 28.075 lira. Emekli kaç lira, en düşük emekli aylığı, neredeyse yüzde 60'ı onu alıyor? 18.900 küsur. Bugün niye burada kanunu görüşüyoruz? 1.060 lira daha verelim de 20 bine tamamlayalım diye. Ezcümle, velhasıl, emekliye vereceğiniz bir fitre, titre Allah'ım titre! Böyle olmaz, bu hesaba göre siz bu memleketin emeklisini sadakaya, fitreye muhtaç ettiniz. Daha ne olabilir ki, mesela daha ne yapacaktınız ki bunun daha da altında bir insanı, 16 milyona yakın, hem de hayatının son deminde insanlarımızı yokluğa, sadakaya muhtaç edecektiniz? Bugün, işte burada bunun tartışmasını yapıyoruz. Bütçede aslında bununla alakalı bütün muhalefet milletvekilleri belgeleriyle ve hususen bütçedeki yapmış oldukları çalışmalarla size kalem kalem koydular.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Devamla) - Tamamlayayım efendim müsaade varsa.

BAŞKAN - Buyurun.

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Devamla) - Demin biz de anlattık, "Aslında bu verilebilir ve bu bütçeye yük getirmez." dedik ama bir tercih yaptınız ve tercihiniz bu memleketin emeklisi, yoksulu, ihtiyaç sahibi, Sayın Zengin'in tabiriyle garip gurebası değil, ne yazık ki yine sermaye grupları oldu. Kişi sevdiğiyle haşrolur.

Heyeti saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)