| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 49 |
| Tarih: | 21.01.2026 |
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; önce bir durumu tespit edelim: Gece saat iki buçuk, arkadaşlarla hep beraber çalışıyoruz çünkü 7'nci maddenin gündüz, TRT yayın yaparken tartışılmaması isteniyor. (AK PARTİ sıralarından "Ne alakası var!" sesleri, gürültüler)
EYYÜP KADİR İNAN (İzmir) - Ne alakası var?
MEHMET EMİN EKMEN (Devamla) - Acaba hangi çağda kaldınız? Bu gece buradaki tartışmalar yarın medyaya yansımayacak mı? (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
Evet, Sayın Başkanım, izin verecekler mi?
BÜLENT KAYA (İstanbul) - Böyle bir usul yok.
SELÇUK ÖZDAĞ (Muğla) - Mehmet Emin Bey, sen devam et.
BAŞKAN - Mehmet Emin Bey, siz devam edin.
MEHMET EMİN EKMEN (Devamla) - Başkanım, laf atmalar bittiyse devam edeyim, yoksa böyle bir şey olmaz.
EYYÜP KADİR İNAN (İzmir) - Hadi devam et ya!
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Şimdi bu madde, İşsizlik Fonu'ndan işverenlere yani patronlara para transferiyle ilgilidir.
BÜLENT KAYA (İstanbul) - Genel Kurula hitap et Emin Bey.
MEHMET EMİN EKMEN (Devamla) - Bu kadar hararetlendiniz, aslında söylemeyecektim ama söyleyeyim: İşsizlik Fonu, devlete işçinin brüt ücretten yaptığı kesintilerle verdiği bir emanettir, bu emanet tekrar işçiye günü geldiğinde bir destek olarak ödenmek üzere devletin namusuna emanet edilmiştir. (YENİ YOL sıralarından alkışlar) Girin Google'a yazın, emanet ve hadisişerif.
EYYÜP KADİR İNAN (İzmir) - Ya, yalan söylüyorsun!
MEHMET EMİN EKMEN (Devamla) - Emanete ihanet ne demektir, hadisişeriflere bakın.
EYYÜP KADİR İNAN (İzmir) - Yalan söylüyorsun!
MEHMET EMİN EKMEN (Devamla) - Utanmıyor musunuz işçinin zor günde biriktirdiği parayı patronlara emanet etmeye? (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
EYYÜP KADİR İNAN (İzmir) - Yalan söylüyorsun!
MEHMET EMİN EKMEN (Devamla) - Utanmıyor musunuz işçinin parasını patrona transfer etmeye? Burada kim yalan söylüyor?
EYYÜP KADİR İNAN (İzmir) - Sen yalan söylüyorsun.
MEHMET EMİN EKMEN (Devamla) - Utanmıyorsun, utanmıyorsun! Madde burada, işçi başına 1.270 lira hem de bütün işverenlere. Bakılsa, işverenin durumu yoksa, o işverenin desteklenmesi gerekiyorsa...
BÜLENT KAYA (İstanbul) - Genel Kurula hitap et.
MEHMET EMİN EKMEN (Devamla) - Başkanım, size niye hitap edeyim?
BÜLENT KAYA (İstanbul) - Bize hitap et, biz vicdanlıyız.
MEHMET EMİN EKMEN (Devamla) - Etkilenmesi gereken onlar, onların vicdanına sesleniyorum, onlarına ahlakına sesleniyorum, onların inandığı Peygamber'in sözüyle sesleniyorum. (YENİ YOL sıralarından alkışlar) Size niye hitap edeyim Başkanım?
Arkadaşlar, İşsizlik Fonu'nda işçinin brüt ücretlerinden aktarılan parayı daha önce MESEM'lere aktardınız, bugün de bunu işverene aktarıyorsunuz ve işçi başına tam olarak 1.270 lira, belki bazı arkadaşlar okumamış olabilir. Kanunun maddesi açık: Hiçbir ön şart taşımadan, hiçbir disiplin taşımadan bu paranın doğrudan işverene aktarılması emanete hıyanet değil de nedir, bana bunun cevabını verin ya. (YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar) Neye kızıyorsunuz? Niçin kızıyorsunuz? Az sonra grup başkan vekiliniz çıksın desin ki: "Hatip yalan söylüyor. 8'inci maddede işverene herhangi bir kaynak transferi söz konusu değildir ve 8'inci madde İşsizlik Fonu hakkında değildir." Ben de buraya çıkayım, sabaha kadar, TRT canlı yayınına başlayana kadar sizden defalarca kez özür dileyeyim. Ne var bunda? Özür dileyeyim sizden. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Devletin aldığı o paraya ihtiyaç olduğunda devlet "Yok." mu diyecek!
MEHMET EMİN EKMEN (Devamla) - Şimdi, burada işçilerin bu kaynak transferiyle ilgili hiçbir denetim yok. Hani şu olabilir: İşverenle ilgili bir denetim yapılır, bunun gerçekten zor durumda olduğu kabul edilir. Bir de gerekçede "istihdamı korumak" denmiş. İstidam büyük patronlara para aktararak mı korunur, belirli şartlarda zorluk altında olan işverenin desteklenmesi yoluyla mı korunur? Üstelik, faizciye parayı hazineden veriyorsunuz, patronlara niye İşsizlik Fonundan veriyorsunuz? Bu İşsizlik Fonu hepimizin evlatlarının, gençlerinin, amcalarının, dayılarının zor gün için biriktirdiği para değil mi? Başka bir şey: Bir işçi "İşsizlik Fonundan para almak istiyorum." dese son üç yılda 600 gün prim ödemesi gerekiyor. Peki, işverene bu parayı aktarınca işverenden herhangi bir şart istiyor muyuz? Hayır. Bunun ismi, işsizin zor günler için biriktirdiği, devletin namusuna emanet ettiği paranın patrona ve işverene transferi değil de nedir? (YENİ YOL ve CHP sıralarından alkışlar) Bana sadece bunun cevabını verin.
HASAN ÇİLEZ (Amasya) - İşsizlik Fonu'ndan paraya ihtiyaç olursa devlet "Yok mu?" diyor, cevap versene buna. Devlet "Yok mu, param yok mu?" diyor. Ya orada bir şey varmış gibi boş konuşma!
MEHMET EMİN EKMEN (Devamla) - Şimdi, eğer devlet İşsizlik Fonu'ndaki işsizin kötü gün, kara gün parasına muhtaç hâle gelmişse, vay o devletin hâline, vay o devletin hâline! (YENİ YOL ve CHP sıralarından alkışlar)
Şimdi, burada, emekli maaşını çok geriye gitmeden 2020 yılıyla mukayese etmek istiyorum. Bakın, 2020 yılında TÜİK verilerine göre, 214 kilogram pirinç alabilen bir emekli, bugün 143 kilogram alabiliyor, yüzde 33,2 negatif büyüme var değil mi arkadaşlar?
VELİ AĞBABA (Malatya) - Negatif büyüme.
İSMET GÜNEŞHAN (Çanakkale) - Negatif büyüme, büyümüş yani.
MEHMET EMİN EKMEN (Devamla) - Yüzde 33,2 negatif büyüme var.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun tamamlayın.
MEHMET EMİN EKMEN (Devamla) - TÜİK verilerine göre, bir emekli 2020 yılında 33 litre zeytinyağı alabiliyorken bugün 28 litre alıyor, burada da yüzde 15,2 negatif büyüme var, negatif büyüme var yani kavramları karıştırmayalım, ekonomi literatürüne hediye edilen bu kavramlar önemli.
VELİ AĞBABA (Malatya) - Negatif büyüme önemli.
MEHMET EMİN EKMEN (Devamla) - Son olarak dana eti, dünyadaki en pahalı dana eti Türkiye'de. 2020 yılında bir emekli 38 kilo dana eti alıyorken bugün 31 kilo alıyor yani yüzde 18,4 negatif büyüme var.
Evet, son olarak Özlem Hanım çok doğru bir cümle söyledi: "Biz garibanların oyuyla buraya geldik."
ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Doğru.
MEHMET EMİN EKMEN (Devamla) - Emekliyi "gariban" olarak tasnif etmeniz ayrı bir konu. (YENİ YOL ve CHP sıralarından alkışlar)
ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Ya, "garip gureba", biliyorsunuz ne anlama geldiğini.
MEHMET EMİN EKMEN (Devamla) - Emekli başımızın tacı olması gerekirken bugün bu kürsüde "gariban" olarak tarif edildi; bu, başka bir konu.
VELİ AĞBABA (Malatya) - Vay be, Özlem Hanım'a hiç yakıştıramadım!
MEHMET EMİN EKMEN (Devamla) - Ama garibanların oyuyla geldiniz, garibanların parasını işverene transfer ediyorsunuz; bu ayıp da size yeter! (YENİ YOL ve CHP sıralarından alkışlar)