| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 49 |
| Tarih: | 21.01.2026 |
YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Sayın Başkan, muhterem milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz teklifin 7'nci maddesiyle en düşük emekli aylığının 20 bin liraya çıkarılması öngörülüyor ve maalesef iktidar bunu bir müjde gibi sunuyor ama biz buradan açıkça söylüyoruz; bu, bir müjde değil, yıllardır gasbedilen bir hakkın ve bir sefalet ücretinin itirafıdır. Bugün Türkiye'de emekliler, bilinçli bir sistemle yoksullaştırılan, âdeta zulmedilen çok ciddi bir toplum kesimidir; bu, tesadüf değildir, bu, basit bir yanlış değildir, bu, bir tercihtir. İktidar sürekli ne diyor? "En düşük emekli aylığı asgari ücrete yaklaştı." diyor; bu, bilerek yapılan bir aldatmacadır; doğru karşılaştırma öyle değildir, doğru karşılaştırma ortalama emekli aylığının asgari ücrete oranıdır. 2002 yılında ortalama emekli maaşı asgari ücretin yüzde 22 üzerindeydi. Bugün durum ne? Asgari ücretin yüzde 25 altına düşmüş durumda. Yani ne olmuş? Emekli, çalışandan çok çok geriye düşmüş, ömrü boyunca prim ödeyen insan bugün asgari ücretlinin bile gerisine itilmiş. İşte, bu insanlara 20 bin lirayı layık görmek yaraya pansuman bile değildir. Kaldı ki bu memlekette asgari ücret açlık sınırının altındadır.
Şimdi, şöyle: Bugün burayı Mehmet Ali amca, Hüseyin amca, Adnan amca, Hasan amca, Ayşe teyze, emekliler, dedeler takip ediyorlar -ediyorlardı yayın olduğu müddetçe- buradan bir umut bekliyorlardı fakat resmen bu memlekette 16 milyon emekliyle Meclis dalga geçti, siz dalga geçtiniz. Siz onları resmen ekmekle, açlıkla, sofrayla terbiye etmeye kalktınız.
Şimdi, bakın, diyorsunuz ki konuşurken "asrın lideri" "dünya lideri" "dünyaya diz çöktüren lider..."
HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Recep Tayyip Erdoğan.
NURETTİN ALAN (İstanbul) - Aynen öyle, aynen öyle.
YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Devamla) - Devamını da söyleyeyim...
HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Selçuk Bey, aynen, devam et, korkma, ağzını korkak alıştırma.
YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Devamla) - ...özellikle Akbaşoğlu "Recep Tayyip Erdoğan" diyor.
NURETTİN ALAN (İstanbul) - Evet.
YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Devamla) - Bu nasıl bir asrın lideri ki emeklisi aç ve perişan? Böyle liderlik mi olur? (CHP sıralarından alkışlar)
HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Lider gibi lider, lider!
EYYÜP KADİR İNAN (İzmir) - Yavaş konuş, yavaş!
YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Devamla) - Bu nasıl bir dünya liderliği ki senin bu memlekette çalışanın, yıllarca prim ödemiş insanın açlığa, yokluğa mahkûm edilmiş. Et alamıyor, peynir alamıyor, toruna harçlık veremiyor. Siz iktidara geldiğinizde 2002'de yüzde 71'in üzerindeydi konut sahibi olma oranı, şimdi yüzde 57, TÜİK diyor, açın, bakın. Siz iktidara geldiğinizde benim babam Kayseri'de emekli oldu, Hava İkmalden.
ŞABAN ÇOPUROĞLU (Kayseri) - Kayseri'yi bu işe karıştırma.
YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Devamla) - Kayseri'de Hava İkmalden emekli oldu, emekli olduğunda Talas'ta bir ev aldı, kooperatif evi ve bir de araba aldı; aynen böyle oldu, açın, bakın. Biz 3 kardeş okuyorduk; 2'si Bursa'da, 1'i Eskişehir'de. İşte o beğenmediğiniz, her gün hakaret ettiğiniz eski Türkiye'yi insanlar, özellikle emekliler, dar, sabit gelirliler, asgari ücretliler mumla arıyor ya. "Bu bela nereden geldi başımıza? Biz niye bu kadar aç kaldık?" diyor ya! (CHP sıralarından alkışlar) Böyle bir hesap ol-maz. Şimdi, evet, dönüyorlar, diyorlar ki bir de: "Biz sessiz çoğunlukların sesi olacağız, kimsesizlerin kimi olacağız."
ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Öyle zaten, öyle.
YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Devamla) - Dediniz mi?
ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Öyle, öyle.
YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Devamla) - E, kimsesizler burada işte!
HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Olur mu ya, onlar büyükler, büyükler.
YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Devamla) - Sizin sayenizde 2002'den bugüne 17 milyon insan açlığa ve yokluğa mahkûm edildi ya.
ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Ne alakası var?
YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Devamla) - Anlaşılan size davulun sesi uzaktan hoş geliyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Hiç alakası yok.
HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Ses kısıldı, ses.
YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Devamla) - Tamamlayayım Başkan.
BAŞKAN - Buyurun.
YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Devamla) - Anlaşılan, evet, davulun sesi size hoş geliyor. Niye? Tok, açın hâlinden anlamıyor. Niye? Siz sarayın içine öyle gömüldünüz ki...
ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Ne sarayı ya? Hayret bir şey!
YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Devamla) - ...sokaktan da pazardan da vatandaştan da emekliden de haberiniz yok. Ağır vebal altındasınız. İnsanların karnını doyuracak kadar, açlık sınırında bir maaşı asgari ücretline ve emekline vermiyorsan sizden dünya lideri olmaz. Sizden asrın lideri de olmaz.
NURETTİN ALAN (İstanbul) - Onu sana sormayacağız.
ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - O kararı siz vermiyorsunuz.
NURETTİN ALAN (İstanbul) - Ona millet karar verir. Sana sormayız, merak etme!
YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Devamla) - Bu sefaletin ancak sorumlusu olur. O nedenle onu yoklukla ve yoksullukla yönetmek diye bir geleneğiniz var, onun farkındayız ama...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
EYYÜP KADİR İNAN (İzmir) - Hadi, hadi! Hadi! Bitti hadi, bitti!
YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Devamla) - ...biz teklifimizi yeniliyor ve asgari ücret sınırında bir emekli aylığı istiyoruz.
Teşekkür ediyorum. (İYİ Parti ve CHP sıralarından alkışlar)