| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 49 |
| Tarih: | 21.01.2026 |
RIDVAN UZ (Çanakkale) - Sayın Başkan, kıymetli milletvekilleri; İYİ Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle necip Türk milletini ve gazi Meclisimizi saygıyla selamlıyorum.
Bugün Kartalkaya faciasının 1'inci yıl dönümü, bununla ilgili söz aldım fakat öncesinde emeklilerle ilgili de birkaç kelam etmek isterim. Onların size selamları var. Malumunuz, selam vermek, sünnet almak farzdır, farz olduğu için dinleyeceğinizi umuyorum. "İktidar partisine söyleyin, gerçek anlamda geçiremiyoruz." diyorlar. Çanakkale'nin bir köyüne, Bayramiç ilçesinin yüksek bir köyüne gittik. Orada emekli arkadaşlar, büyüklerimiz oturuyorlar, biz çay istedik, onlara da kola ikram edelim dedik. Köyde bakkal yok ama kola var, kolaları cebine koydu, hiçbiri içmedi. Ya evinde eşiyle içecek ya da torunu geldiğinde ona verecek. Yani hakikaten sıkıntılı durumdalar ve şöyle diyorlar: Ya, biz eskiden çocuklarımıza harçlık vermekte bir sıkıntı duymuyorduk, çocuklarımızı evlendirmekte de herhangi bir tereddüdümüz yoktu ama süreç öyle bir noktaya geldi ki yani kendi geçimimizden ve kendimizden vazgeçtik ama evlatlarımız için büyük sıkıntı yaşıyoruz. Ezine'de bir genç yolumu kesti, dedi ki: Ya, bizim umutlarımızı çaldınız. O arkadaşlara söyleyin, ben yirmi yıl çalışsam hayalimdeki arabayı alamam, yirmi yıl çalışsam bir ev sahibi de olamam. Ne olur beni yurt dışına yollayın." Emekliler bu durumda, gençler bu durumda. Peki, ya öğretmenler? Öğretmenler de kendinden vazgeçmiş. İstanbul'da bir okulda devamlı hasta olan bir çocuğun bir türlü iyileşmemesi öğretmenimizin dikkatini çekiyor, evini ziyaret ediyorlar ki doğal gaz üç aydır kesik, okul aile birliğinden para toplayıp yatırmak istiyorlar, aile gurur yapıyor, kabul etmiyor; öğretmen kendi cebinden habersiz gidip doğal gazı yatırıyor. Yani onlar da çocukları için sıkıntı yaşıyorlar. Yani şunu söylüyorum: Sizin becerinizden dolayı Türkiye Cumhuriyeti devleti yönetiminin çarkı dönmüyor; bu insanların, bu düzgün karakterli öğretmenlerin, bu emeklilerin, bu gençlerin yüzü suyu hürmetine döndüğünü düşünüyorum.
Kartalkaya'ya gelince, dün bütün aileler Kartalkaya'daydı. Orada malumunuz 133 insanımız yaralandı, 78 insanımız hayatını kaybetti ki bunların 34'ü çocuk ve bu insanların aileleri, tabiri caizse, sadece yaşayan cenazeler yani çocuklarını, evlatlarını kaybetmişler. Onların da beklentileri var, onlar da diyorlar ki "Bu sürecin birinci aşamasında mahkeme bir karar verdi, 11 kişi ağırlaştırılmış müebbet aldı. Bunların suçları sabit ancak Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı personelin yargılanma izni için çok mücadele ettik. Danıştay, bu mücadelenin sonunda, 11 kişinin yargılanma talebinin 9'unu kabul etti ve Turizm Bakanının 2 defa reddetmesine rağmen Danıştay kararını verdi ve bu 9 kişinin yargılanmasını talep etti ama bununla ilgili de şu ana kadar bir iddianame yok."
İki: Savcılık bu konuda bir istinaf süreci başlattı, bundan da muzdarip durumdalar. Dolayısıyla, biz Türkiye Büyük Millet Meclisinde bütün partilerimizin, milletvekillerinin bir araya gelmesiyle bir Komisyon oluşturduk. Bu Komisyon raporunu dün teslim etti tam 1'inci yıla girmeden bir gün önce, Türkiye Büyük Millet Meclisi Meclis Başkanına bu raporumuzu teslim ettik fakat aradan bir yıl geçti, bu raporla ilgili, bu çalışmayla ilgili ailelerin talebi şudur: "Bizim evlatlarımız gitti, bizim canımız yandı. Bundan sonraki süreçte hiç kimse bu ızdırabı yaşamazsın, bu problemleri yaşamasın. O yüzden, Türkiye Büyük Millet Meclisi, bir an önce, bunlarla ilgili tedbirleri alsın." Bu mesajı da iletmiş olalım.
Gecenin bu saati kanun yapmaya çalışıyoruz, emeklilerimize sadece bin lira vermek adına mücadele ediyoruz. İnşallah, onlar çok daha iyisini hak ediyor, onları da vereceğimiz günler yakın olsun diyor, Meclisi saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti, CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)