| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 49 |
| Tarih: | 21.01.2026 |
YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Sayın Başkan, muhterem milletvekilleri; yıllardır bu kürsüden emeklilere aynı cümle söyleniyor. Ne deniyor? "Kaynak yok." Açıkça söylüyorum, bu bir safsatadır. Bakın, rakamlar ortada: 2025'te tüm emekli aylıklarının toplamı 3,8 trilyon lira. Bu, Türkiye'nin gayrisafi yurt içi hasılasının sadece yüzde 6,1'i. 2026 için hedeflenen gayrisafi yurt içi hasıla 77,3 trilyon. Emekli aylıkları yüzde 50 artırılsa bile toplam pay yüzde 7,4 oluyor. Yani ne oluyor, biliyor musunuz? Nüfusun yüzde 19'unu yani 16 milyon emekliyi pastadan sadece 1,3 puan daha fazla pay vererek insanca yaşanabilir bir gelire kavuşturmak mümkün ama siz yapıyor musunuz, yapmıyorsunuz. Ekranları başında bizleri izleyen milyonlarca emekli bilsin ki bu iktidar sizleri gözden çıkarmış. Mesele demek ki kaynak değil mesele sizin zalim tercihiniz, demek ki para yok değil para başka yerlere gidiyor. Emeklilere sabır tavsiye edenlere sesleniyorum: Bu ülkede kaynak var ama sizde emekliden yana irade yok, irade. "Kaynak yok." mavalını bırakın, oluk oluk bu kaynakları kime akıtıyorsunuz, siz buna cevap verin. Bakın, size bütçedeki kaynakların nasıl heba olduğuna dair bir örnek vereyim, bizim oralarda derler ki: "Bir ambar buğdayın bir avuç mostrası olur." Rönesans Holdingin yaptığı, henüz bitirilmeyen Ankara Adalet Sarayı var ya hani, bakın, onun maliyeti beş yıl içinde 2,8 milyardan 36 milyar liraya çıktı, 13 kat arttı. Aynı dönemde, beş yılda emekliye sadece 7 kat artış yapıldı. İnsanca yaşamak isteyen emekliye bütçe yok, en düşük emekli aylığı açlık sınırının altında ve siz hâlâ kaynak yalanını söylüyorsunuz. İş size yakın olan müteahhitlere gelince bütçe bir anda katlanıyor, şişiyor, büyüyor, üstelik 2024'te bitmesi gereken bu bina daha ne kadar para yutacak o da belli değil, ne zaman biteceği bilinmiyor. Adalet sarayı yapılıyor, zaten içinde adalet yok; tasarruf ise emekliye, sabır vatandaşa, israf, imtiyaz, sınırsız kaynak yandaşa gidiyor. Bu kadar mı vicdanınız kurudu sizin? Bu ülkeyi ömürleri boyunca sırtında taşıyan emeklileri bu denli mi gözden çıkardınız? İnanın, tarih sizi, emekliler sizi affetmeyecek.
Efendim, SGK diyor ki, kurum: "Erken emeklilik ve vatandaşların uzayan yaşam süresi nedeniyle kurumun mali yapısı bozuldu." Yani milyonlarca emeklinin yaşamasının bir maliyet artırıcı unsur olduğunu söylüyor ve siz de sustunuz bunlara. Devletin görevi vatandaşı yaşatmaktır ama siz uzun yaşamı bir sorun görüyorsunuz. Bizimse bin yıl, binlerce yıldır anlayışımız şuydu: İnsanı yaşat ki devlet yaşasın. Emekli uzun yaşadığı için değil ama siz yıllardır bu sistemi yönetemediğiniz için işte bu sefalet maaşlarına mahkûm kalıyor. Almanya örneği veriyorsunuz. Kardeşim, Alman işçisi bir saatte 1 kilo et alabiliyor, bizim emeklimiz ise 1 kilo et için aylığının bir buçuk günlük gelir kısmını vermek zorunda kalıyor. Emekliler nasıl daha iyi yaşar diye çözüm üretmektir aslolan. Her kim ki çıkıp hâlen daha "Emeklimizi ezdirmedik." diyorsa -ki diyorsunuz- bilin ki takiye yapıyor ya da vicdanı kurumuş ya da gözünüzün içine baka baka yalan söylüyor.
Milyonlarca emekli şu an bu Meclisi takip ediyor, üç kuruş daha alıp insanca yaşamak istiyor. Bu Meclisin birinci ve asli görevi memleketin yıllarca çalışanlarının insanca yaşam standartlarına ulaşmasını sağlamaktır. Bunun için varsınız. Bunu yapmayacaksanız o zaman buraları işgal etmeyeceksiniz.
Heyeti saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)