| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 49 |
| Tarih: | 21.01.2026 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA PERİHAN KOCA (Mersin) - Teşekkür ediyorum.
Genel Kurulu ve ekranları başında bizleri izleyen değerli halkımızı saygıyla sevgiyle selamlıyorum.
Aynı şekilde, Rojava'da Lazkiye'de, Süveyda'da, Halep'te, Suriye'de, Orta Doğu'da, Türkiye'de ve dünyanın dört bir yanında eşitlik için, özgürlük için, laiklik için demokrasi için direnen, mücadele eden tüm kadınları, tüm kız kardeşlerimi buradan, Türkiye Büyük Millet Meclisinden saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, kadınları savaş ganimeti olarak gören, cihat mükafatı olarak gören, ticari bir meta gibi alıp satan gerici, erkek egemen, cihatçı, katliamcı zihniyet bugün Suriye yönetimine paraşütle indirilmiş durumda ve IŞİD'in ardılı olan bu HTŞ yönetimi, bu HTŞ çeteleri, 8 Aralık 2024 tarihinden bu yana Suriye'deki yeni inşa sürecinde zamanında IŞİD'in yaptıklarını yapmaya devam ediyorlar. Oluk oluk Kürt kanı, Dürzi kanı, Arap kanı, Alevi kanı, Hristiyan kanı dökerken, Suriye'deki halklara soykırımı dayatırken, kadınlar ve çocuklara ise tam bir vahşeti, tam bir cehennemi reva görüyorlar, tam bir cehennemi yaşatıyorlar değerli arkadaşlar. Ben bir kadın olarak bunları anlatırken gerçekten tüylerim diken diken olarak bunları ifade ediyorum çünkü işgal edilen kentlerde kadınlar sistematik olarak kaçırılıyorlar, kadınlar sistematik olarak tacize, tecavüze, istismara, işkenceye uğruyorlar, internet ortamında satışa sunuluyorlar, işkencenin binbir türlüsüne ne yazık ki maruz bırakılıyorlar ve "sabaya" olarak yani seks kölesi olarak köle pazarlarında satılıyorlar, selefi, cihatçı ideolojik kuşatmayla itaat nesnesi hâline getiriliyorlar yani zamanında IŞİD'in Ezidi kadınlara yaptığını bugün HTŞ çeteleri Arap Alevi kadınlara, Kürt kadınlara yapıyor değerli arkadaşlarım. Bakın, sadece son bir yıl içerisinde bu süreçte HTŞ vahşetine dair birkaç tane örnek sizlerle paylaşmak istiyorum. Örneğin, biliyorsunuz, HTŞ eliyle düzenli olarak çeşitli fetvalar yayımlanıyor. Bu fetvaların bir tanesinde "Alevi ve Dürzi kadınları alın, istediğiniz gibi kullanın ama evlenmeyin." deniliyor mesela yani kadınları kaçırmaya, kadınlara tecavüz etmeye teşvik eden erkek egemen gerici bir akıl, cihatçı, selefi bir akıl devrede değerli arkadaşlar. Yine, bu süreç içerisinde son bir yılda, biliyorsunuz, yüzlerce, binlerce Arap Alevi kadın kaçırıldı. Bunlardan bir tanesi üzerinden bir örnek vermek istiyorum. Geçen yaz Arap Alevi bir kadın kaçırıldı ve ailesinden 2 kez fidye istendi, adres olarak da, paranın yatacağı adres olarak da İzmir'de bir para transfer şirketinin adresi verildi, aileye telefon trafiği defalarca Türkiye hatları üzerinden, Türkiye numaraları üzerinden yapıldı. Bakın, Türkiye bu bağlantıları irdelemek yerine, araştırmak yerine ya da olası saldırılara karşı önlem almak yerine, şirket adı, hesaplar, adresler bu kadar apaçık bir şekilde ortadayken ve bizler suç duyurularıyla, soru önergeleriyle bu işin peşine düşmüşken bu süreçte ne yazık ki hiç kimsenin gıkı çıkmadı, hiçbir yetkili çıkıp hiçbir açıklama yapmadı.
Değerli arkadaşlar, bakın, bu vahşet, bu zulüm, bu sistematik işkence ve kıyım politikaları uzak bir coğrafyadaki trajedi falan değil ya da uzaktan bakıp bizim burada insanlık suçlarına seyirci kalabileceğimiz durumlar da değil. IŞİD'in ülkemizde yapmış oldukları ortada, Suruç katliamından, Ankara katliamından bunu biliyoruz, Antep'teki katliamlardan, İstanbul'daki katliamlardan bu cihatçı çetelerin ülkemizi nasıl kana buladığına tanıklıklarımız üzerinden bunları biliyoruz. Bakın, daha geçtiğimiz hafta Yalova'da IŞİD çetelerinin polisleri katletmesine yine hep beraber tanıklık ettik yani güncel bir durumdan bahsediyoruz ama hâl böyleyken yanı başımızda halklara soykırım dayatan bu çetelerin zulmüne birlikte dur demek yerine, kafa kesen, kadınlara tecavüz eden bu barbar çetelere karşı hep beraber burada ses çıkarmak yerine bu Meclis dâhil olmak üzere iktidar temsilcilerinden medyaya kadar haftalardır bu cihatçı, katliamcı alçak çetelere övgüler düzülüyor ne yazık ki, bu katliamcı çetelere meşruiyet devşiriliyor ve bu çetelerle iş birliği yapılıyor ne yazık ki. Bakın ama şimdi bu HTŞ çeteleri kardeşleri olan IŞİD'lileri, binlerce IŞİD'liyi, insanlık suçu işleyen IŞİD'lileri cezaevlerinden serbest bıraktılar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun devam edin.
PERİHAN KOCA (Devamla) - Arkadaşlar, bakın, bu durum tüm dünya ve ülkemiz için, bölgemiz için çok tehlikeli bir durum, çok fazla tehlike içeren, arz eden bir durum. Resmen hepimiz bir canlı bombanın üzerinde oturuyoruz ve hiçbirimiz güvende değiliz. Bakın, dün yine tam da bununla ilgili, 2014'te IŞİD'in Şengal'e yönelik saldırılarında kaçırılan, ailesi gözleri önünde katledilen, aylarca tecavüze uğrayan, işkenceye uğrayan ve 2018'de de Nobel Barış Ödülü'nü alan Ezidi hak savunucusu Nadia Murat IŞİD'lilerin cezaevlerinden kaçırılması sonrası bir açıklama yaptı ve tüm dünyayı somut adım atmaya davet etti, bu insani felaketi önlemek için bir davette ve çağrıda bulundu, "IŞİD'lilerin serbest bırakılması tarihin tekerrür etmesi endişesi yaratıyor." dedi. Bu yüzden de tüm dünya halklarını harekete geçmeye çağırdı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
PERİHAN KOCA (Devamla) - Biz de bu çağrının yanındayız, bu uyarının yanındayız. Bu tehlikeye karşı, IŞİD ve HTŞ terörüne karşı bu konular kapsamlı olarak araştırılmalı. Ülkemizde uyuyan hücrelerin olası saldırılarına karşı atacağımız somut adımları bu araştırma önergesiyle oylarınıza sunuyoruz. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)