| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 49 |
| Tarih: | 21.01.2026 |
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Teşekkür ediyorum, Sayın Başkan.
Saygıdeğer milletvekilleri, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Bugün Sayın Erdoğan emeklilerle ilgili iktidarları döneminde yaptıklarını anlattı. Dedi ki: "Biz yola çıktığımızda en düşük emekli maaşı 40 dolardı, bugün 480 dolar yani 12 kat arttı." Bunu bir başarı olarak takdim etti. Hakikaten derin bir üzüntü duydum. Yani bu rakamları telaffuz ederek, büyük bir başarı örneği gibi göstererek demek ki sokaktan hiçbir haberinizin olmadığını ifade ediyorsunuz. Değerli arkadaşlar, bugün getirdiğiniz yasa teklifiyle en düşük emekli maaşını 20 bin lira yapmak istiyorsunuz. 20 bin lira ne biliyor musunuz? Açlık sınırının altında, 10 bin lira altında. Herhâlde sokaklarda dolaşmıyorsunuz siz. Bakın, müteaddit defalar söyledim, Allah aşkına samimiyetimle söylüyorum, gelin çarşıyı pazarı beraber dolaşalım; esnafla konuşalım, emekliyle konuşalım. Geçen hafta Bandırma pazarındaydım akşam 18.00, Özlem Hanım, gelin beraber gidelim 18.00'den sonra emeklilerin çarşıda, pazarda ezilmiş, çürümüş ürünleri topladığını görüyorsunuz. Soruyorum kendilerine değerli arkadaşlar, soruyorum kendilerine: "En son ne zaman et aldınız?" "Kurbandan kurbana." diyorlar. Lütfen siz de sorun aynısını: "En son ne zaman et aldınız?" "Kurbandan kurbana." Ne olursunuz, elinizi vicdanınıza koyun. Bakın, bir tek örnek vereceğim, dün rakamları verdim yani kur korumalı mevduatla yandaşlara peşkeş çekilen milyarlardan bahsettim, 2,5 trilyondan bahsettim, küresel tefecilere verdiğiniz faizden bahsettim; kırkta 1'ini reva görüyorsunuz en düşük emekli maaşına. Bakın, sadece -geçen senenin Sayıştay raporlarında var- Ziraat Bankasında Demirören grubunun ödememiş olduğu tam 44 milyar lira var. Bugün biz Mecliste sabahtan akşama konuşacağız "Emeklilerimize 69,5 milyar lira nasıl veririz? onun hesabını yapacağız. Sadece, Ziraat Bankasından, ödenmemiş kredileri almış olsanız, emekliye şu anda yapılacak olan zammın 2 katını yaparsınız.
Geleceğim et fiyatlarına. Bakın değerli arkadaşlar, Sayın Erdoğan'ın "Ekonominin sorumlusu benim, ben!" dediği tarihten itibaren et fiyatları ne kadar artmış? Baktım, tam yüzde 1.400 artmış; bir daha söylüyorum -rakamlar elimde, hepsini kanıtlarım size- yüzde 1.400 artmış. Peki, et fiyatları ne olmuş? Bakın, AKP iktidara geldiğinde et fiyatları 5-6 dolardı, kıymanın kilosu bugün 17-18 dolarlara vardı. Dolar üzerinden bile inanılmaz bir enflasyonla karşı karşıyayız.
Peki, ne diyor Sayın Erdoğan? Yine, onun ifadesiyle söyleyeceğim, "Sığır eti, tavuk eti, yumurta üretiminde Avrupa 1'incisiyiz." Ya, bu kadar Avrupa 1'incisiyseniz, nedir bu ithalat? Nedir bu hayat pahalılığı? Çok net, şunu yapmış olsanız: Yani yem fiyatlarını indirseniz, yemde ithalatın önünü kesseniz, süt fiyatlarını regüle etseniz, şapla mücadele etseniz, ithalatı kesseniz hayvancılığı ayağa kaldıracaksınız, 4 temel yolu var. Yapmadınız bunu. Niye yapmadınız? Çünkü et çeteleriyle derin bir ortaklık içerisindesiniz. Niye bunu söylüyorum? Şimdi söyleyeceğim.
Bakın, Macaristan... Macaristan'dan son üç yıl içerisinde 4 milyon kilo et ithal etmişsiniz, 4 milyon kilo Macaristan'dan ithal ettiğiniz et. Peki, nereden ithal ettiniz? Hangi firmalardan ithal ettiniz? Ben size söyleyeyim, firmaların şimdi hepsini göstereceğim. İthal ettiğiniz, et ithal ettiğiniz firmaların başında ne geliyor biliyor musunuz? Mücahid Taylan'ın firması geliyor. Şimdi, diyorlar ki: "Mücahid Taylan Türkiye'ye et göndermiş ama o zaman Genel Müdür değildi." Ya, elinizi vicdanınıza koyun, bir insan Türkiye'ye et ihraç ettiği bir firmanın sahibi olup gidip o firmaya Genel Müdür olur mu? İşte, burada Mücahid Taylan'ın Macaristan'daki firması. Sonra Sayın Bakan Plan ve Bütçe Komisyonunda dedi ki "Ya, biz ondan et almadık, öyle bir şey yok." Sayın Bakan, herhâlde dünyadan haberiniz yok. Bakın, Mücahid Taylan'ın firmasının Türkiye'ye et ihraç ettiğinin burada belgesi. Ben bunların hepsini Macar yetkililerden aldım, çıkarttım. Sonra dedi ki: "Bir işlem falan yapmadık, parası yok." Son dört yılın Macaristan Maliye Bakanlığından bütün dökümlerini çıkarttım. Mücahid Taylan'ın firması tam 1 milyar liralık ciro yapmış, bir daha söylüyorum, 1 milyar liralık ciro yapmış, hepsinin belgeleri burada.
Peki, ne yaptım ben, ne yaptım? Kalktım, dedim ki: Allah aşkına, lütfen, şu sorularıma cevap verin. İşte, soru önergeleri burada. Ya, biz burada ne için vazife yapıyoruz? Bütün bu kepazeliği, bütün bu rezaleti belgeliyorum, çıkıyorum burada Meclise gösteriyorum, sonra da diyorum ki: Ne olursunuz, biz millet adına hesap sormak için buradayız, millet adına soru sormak için buradayız. İşte, soru önergeleri burada, cevap yok; cevap vermiyor, muhatap almıyor. Milleti muhatap almıyor, milletin mensuplarını, temsilcilerini muhatap almıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Bu kadar milyarlarca liralık eti buraya getireceksiniz, bu millet et çetelerine teslim olacak, hastaneye giden yaşlıların proteinleri düşmüş et alamadıkları için, bunun hesabını soracağız ve bir tek kelime cevap verme tenezzülünde bile bulunmayacaksınız. Peki, ne yapmış biliyor musunuz Mücahid Taylan, bu belgeleri açıkladım diye beyefendi yememiş içmemiş beni mahkemeye vermiş. Utanmıyor musunuz ya? Utanmıyor musunuz, sizin içinizde zerre kadar bir vicdan, izan, ahlak yok mu ya? Şunlara cevap verin önce, cevap verin. Bakın, millet adına soru soruyorum, nedir bu kepazelik?
Sorduğum sorulardan bir tanesi de şu: Bakın, Polonya'dan 10 küsur milyar liralık et ithal etmişiz. Et ithal ettiğimiz firmanın da teker teker dökümlerini çıkarttım. Polonia Beef, sahibi yine bir Türk, yine AK PARTİ'nin Gençlik Kolları MKYK üyesini götürüp bu firmaya ortak etmişsiniz. 10 küsur milyar liralık, hepsinin belgeleri var burada. Daha ben ne yapayım Allah aşkına, bu milletin hakkını, hukukunu korumak için bir milletvekilinin ne yapması lazım?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Bitireceğim Sayın Başkan.
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Sonra da utanmadan sıkılmadan bunlara Anayasa'ya göre cevap vermeniz gerekirken götürüp mahkemeye veriyorsunuz. İnşallah, o mahkeme beni çağırır, bu belgeleri tek tek orada ibraz ederim, ifşa ederim. Ha, bugün olmadı, yarın mutlaka olacak ve bu et çeteleri, onun başındakiler tek tek inşallah hesap verecekler.
Başka bir konu daha, bakın, geçtiğimiz haftalarda bir soru önergesi verdim Sayın Cevdet Yılmaz'a, Cumhurbaşkanı Yardımcımıza. Diyanet İşleri Başkanlığından sorumlu olduğu için ona verdim. Cevap gelmemiş Özlem Hanım, cevabı gelmemiş. Bana işaret etmeyin, burada Özlem Hanım, cevabı gelmemiş. Müsaade edin. Telefonla istemiyorum. Bakın, cevabı gelmemiş Özlem Hanım. Bana telefon göstermeyin, Allah aşkına! Ben telefonunuzu istemiyorum, ben burada Milletvekiliyim, buranın Milletvekiliyim, bana cevap verecek, sizin telefonunuza gönderdiği mesajı istemiyorum. Lütfen... Lütfen...
Bakın, diyorum ki geçen sene, 2025 yılında, tam 900 bin kurban kestiğini söylüyor, 81 ülkede kurban kestiğini söylüyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
Özlem Hanım, ne olursunuz... Bakın, burada, şimdi istettim, beş dakika önce.
BAŞKAN - Evet, sekizinci dakika, son dakika.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Başkanım, bitiriyorum.
BAŞKAN - Buyurun.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Beş dakika önce istettim, beş dakika önce, gelmemiş cevap, gelmemiş. Sizin telefonunuzdaki mesaj benim umurumda değil, milletin de umurunda değil.
ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Mesaj değil ki. Niye bağırıyorsunuz? Bağırmayın!
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Ben buraya cevap istiyorum, cevap, millet adına cevap istiyorum. "900 bin kurban kestik." diyorsunuz, "Kurban başına 13.500 lira topladık." diyorsunuz. 900 bin kurbanı nerede, kim kesti, hangi firmalardan hangi usulle alındı? Bir hesapladım, 10 milyar lira ve Sayıştay bütün bunları denetlemiyor. Niye denetlemiyor? Çünkü vakıf üzerinden yapıldığı için.
Ben, burada, bütün bu manzarayı, bütün bu yaşananları aziz Türk milletine şikâyet ediyorum; bütün bunları Türk milletimize ifşa ediyorum, ibraz ediyorum. Görevini yapmayan, görevini ihmal eden, görevini suistimal eden, millet iradesini ihmal eden ve saygı duymayan bu anlayışı, bu güruhu yüce milletimize şikâyet ediyorum.
Allah aşkına, sorduğum bütün soruların cevabını verin. Daha şurada üç hafta önce gübre çeteleriyle ilgili, gübre yolsuzluğuyla ilgili belge açıkladım burada ya, belge açıkladım, gübre sahtekârlığıyla ilgili.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Bitirdim, bir cümle.
Bir Grup Başkan Vekiliniz "Tarım Bakanına söyledim, cevap verecek." dedi ama ne arayan var ne soran var. Bu memleket böyle yönetilmez, bu ülke böyle idare edilmez.
Teşekkür ederim.