GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:49
Tarih:21.01.2026

MEHMET AKALIN (Edirne) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, kamuoyunun haber alma hakkını doğrudan ilgilendiren ve uzun süredir görmezden gelinen yerel basın ve basın mensuplarının sorunlarını dile getirmek üzere söz almış bulunuyorum.

Türkiye'de basın ve yayın sektöründe çalışan kişi sayısı 100 bine yaklaşmıştır ancak bu kişilerin yalnızca 18 ila 20 bini basın kartı sahibidir. Yani bugün ülkemizde 10 binlerce gazeteci resmî olarak tanınmadan, güvencesiz koşullarda kamuoyunu bilgilendirmek için çalışmak zorundadır. Bu gazetecilerin çok büyük bir bölümü yerel basında ve sınır illerinde görev yapmaktadır. Gazetecilik masabaşında yapılan bir meslek değildir. Gazetecilik; yerinde olmayı, sahada olmayı, gerektiğinde sınırları aşmayı gerektirir. Özellikle sınır illerinde çalışan gazeteciler için savaşlar, göç hareketleri, güvenlik gelişmeleri, ticaret ve insani krizler sınırın ötesinden takip edilmeden haberleştirilemez. Bu bir tercih değil mesleğin zorunluluğudur, mesleğin olağan akışıdır. Ancak bugün gazeteciler mesleki görevlerini yerine getirirken dahi yurt dışı için çıkış harcı ödemek zorunda bırakılmaktadırlar. Yerel basında çalışan gazetecilerin büyük çoğunluğu asgari ücretle ya da asgari ücrete yakın maaşlarla çalışmaktadır. Bir gazetecinin ay boyunca aldığı ücretle birkaç kez sınır geçişi yapmasının ekonomik olarak mümkün olmadığı açıktır. Şunu açıkça ifade etmek isterim: Gazetecinin hareketliliğini kısıtlayan her uygulama halkın haber alma hakkını kısıtlamaktadır. Bu nedenle, gazeteciler için yurt dışı çıkış harcı kaldırılmalıdır; özellikle sınır illerinde görev yapan, fiilen gazetecilik yapan meslek mensuplarına kalıcı ve açık bir muafiyet tanınmalıdır.

Değerli milletvekilleri, Türkiye'de yayımlanan gazetelerin yüzde 90'ından fazlası yerel gazetelerdir yani basının omurgasını yerel basın oluşturmaktadır. Ancak aynı yerel basın, artan kâğıt, baskı ve dağıtım maliyetleri, azalan reklam gelirleri, resmî ilanlara aşırı bağımlılık ve tasarruf gerekçesiyle kesilen kamu abonelikleri nedeniyle ayakta kalmakta zorlanmaktadır. Son yıllarda yüzlerce yerel gazete ya kapanmış ya da zorunlu olarak dijital yayımcılığa geçmiştir. Yerel basında çalışan gazetecilerin büyük bir bölümü fazla mesai ücreti almadan, sosyal güvencesi eksik ve sürekli iş kaygısı altında çalışmaktadır. Bu tabloyu daha da ağırlaştıran bir başka gerçek ise gazetecileri temsil eden bağımsız ve yasal bir basın meslek odasının bulunmamasıdır. Bu nedenle gazeteciler haklarını savunacak güçlü bir muhatap bulamamakta, meslek standartları bağlayıcı şekilde uygulanamamakta, basın kartı, ilan ve reklam süreçleri keyfî uygulamalara açık hâle gelmektedir. On binlerce gazeteci fiilen çalışmasına rağmen kamu kurumları nezdinde âdeta görünmez durumdadır.

Yerel basını zayıflatan her uygulama yerel demokrasiyi zayıflatır. Gazeteciyi sahadan uzaklaştıran her engel toplumu gerçekten uzaklaştırır. Bu nedenle çağrımız nettir: Gazeteciler için yurt dışı çıkış harcı kaldırılmalıdır. Sınır illerinde görev yapan gazetecilere özel ve kalıcı kolaylıklar sağlanmalıdır. Yerel basına sürdürülebilir maddi destek mekanizmaları oluşturulmalı, resmî ilan ve reklamlar adil ve şeffaf biçimde dağıtılmalı, gazetecilerin örgütlenmesini sağlayacak bir basın meslek odası hayata geçirilmelidir.

Sözlerimi tamamlarken şunu özellikle vurgulamak istiyorum: Bu talepler, kamuoyunun haber alma hakkının ve demokrasinin gereğidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın.

MEHMET AKALIN (Devamla) - Haberin serbest dolaşımı demokrasinin nefesidir diyor, başta Edirne ilimizdeki basın emekçilerimiz olmak üzere tüm basın emekçilerimizi, yüce Meclisi ve aziz Türk milletini saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)