GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:48
Tarih:20.01.2026

YENİ YOL GRUBU ADINA CEMALETTİN KANİ TORUN (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Ülkemiz ve bölgemiz için zor günlerden geçiyoruz. Akşamdan sabaha anlaşmaların yapıldığı ve anlaşmaların bozulduğu bu süreçte toptancı söylemlerden kaçınıp yapıcı adımların yanında, çatışmanın ve kavganın karşısında durulması gerektiğini düşünüyorum. Suriye'nin yaşadığı zor günlerde imzalanan 10 Mart mutabakatı hem ülkemiz hem de Suriye için olumlu bir gelişme olarak karşılanmıştı. Tarafların mutabık kaldığı maddelerin uygulanması için takipçi olmuş, karşılıklı adımların atılmasını beklemiştik ancak yıl sonuna kadar verilen süre dolana dek hem SDG hem Suriye Hükûmeti net adımlar atarak sürecin kararlılığını pekiştiremediler. Şunu açıkça ifade etmeliyim ki maalesef, SDG kendilerine verilen dostça tavsiyeleri dikkate almadı ve ABD'nin bölgedeki yeni stratejik vizyonunu okuyamayıp maksimalist çizgisini yumuşatmadı. Eğer 31 Mart öncesi mutabakattaki bazı maddeleri uygulama konusunda adım atılsaydı sonra gördüğümüz şiddet olayları olmayabilirdi. Amerika'nın bölgede yeni bir vizyonu var; artık devlet dışı aktörler bölgede istenmiyor, ya tasfiye ediliyor ya da devletlerle entegre ediliyor. Keşke SDG bunu okuyup samimi bir şekilde entegrasyon konusunda adım atsaydı.

Değerli milletvekilleri, en büyük sınır komşusu olarak Türkiye'nin tavrı elbette önemlidir. Sınırlarında terör faaliyeti istememek her egemen devletin hakkıdır. Ancak terörün sadece çatışmayla sona ermediğini en çok bilmesi gereken ülke de Türkiye'dir. Uzun zamandır bazı devlet yetkililerinin tehdit dilini terk etmemesi, sorumlu açıklamalar yerine günübirlik sert açıklamalarla kamuoyu tatminini hedeflemeleri, trollerin sosyal medya ve basın üzerinden Kürt vatandaşlarımızın verdiği insani tepkileri terörize etmesi Kürt kardeşlerimizi yaralamıştır. SDG'ye yapılan operasyon tüm Kürtlere yapılıyor gibi görünmesine müsaade edildi. Bunun önüne geçilecek adımlar atılmadı, mesajlar verilmedi. Suriye'de yaşayan Kürtler Türkiye'de yaşayanların akrabasıdır. Suriye için kullanılan dilin buradaki kardeşlerimizi incittiğini anlamak gerekiyor. Bunun örgüt sempatizanlığıyla alakası yok. Yıllardır örgüt karşıtı olmuş Kürtler de aynı duygudaşlığı yaşıyorlar. Kürt vatandaşlarımızı kırarak onlarda yenilgi duygusu oluşturarak bir yere varamayız. Eğer psikoloji iyi yönetilmezse bu durum içeride yürüttüğümüz süreci de yıpratacaktır.

Kıymetli arkadaşlar, tüm parlamentoyu, STK'leri, düşünürleri, yazarları ısrarla ve samimiyetle teenniye davet ediyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

CEMALETTİN KANİ TORUN (Devamla) - Bir fitne zamanından geçerken duranın koşandan, oturanın ayaktakinden daha hayırlı olduğunu bilmiyor muyuz? Türkler, Kürtler, Araplar, Farslar Orta Doğu'nun kadim halklarıdır. Emperyal güçler bugün varlar, yarın yoklar. Bu halkların arasına kan girmesinden endişe duyan her insanın vazifesi bugün yapıcı mesajlar vermektir. Bugünden sonra yapılması gereken şey, bölgede halkları kaynaştıracak, gönüllüleri alacak, hatta bölgede Avrupa Birliği gibi bir üst birlik kurma konusunda adım atmak olmalıdır. Tüm tarafları, tüm aktörleri, barışa gönül vermiş veya barış arzusunda olan herkesi dikkatli, özenli bir dil kullanmaya davet ediyor, bugün yapıldığı açıklanan ön anlaşmanın kalıcı olmasını diliyorum.

Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)