| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 48 |
| Tarih: | 20.01.2026 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA İBRAHİM AKIN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, ekranları başında bizleri izleyen sevgili halklarımız; hepinizi DEM PARTİ adına saygıyla sevgiyle selamlıyorum.
Evet, bugün YENİ YOL Partisinin, özellikle en çok mağdur olan grubumuzdan engellilerle ilgili araştırma önergesi üzerinde söz almış bulunmaktayım. Ancak maalesef bir bütün olarak bakıldığında, ülkemizdeki bütün yurttaşlarımızın geleceksizlikle karşı karşıya kaldığını, sadece onların değil, onlar gibi binlerce, yüzlerce insanımızın da aynı mağduriyet içerisinde yaşadığını görmekteyiz. Ben engellilerle daha çok savaş bağlantısını kurmak istiyorum çünkü bu ülkede gerçekten yaşadığımız problem açısından bakıldığında, savaşın yarattığı mağduriyetin çok boyutlu olduğunu ve engellilerin de bunun içerisinde en önemli kalem olduğunu biliyor ve görüyoruz. Bir araştırmaya göre, Birleşmiş Milletler Türkiye'de mülteci pozisyonunda olan yaklaşık 450 bin civarında engelli yurttaş olduğunu ve bunların da yoğun bakıma muhtaç olduğunu söylüyor; araştırmalar bunu gösteriyor, hem Birleşmiş Milletlerin bu konudaki kararları hem de STK'lerin eğilimi böyle ve bunların çoğu da bölgemizdeki yaşanan savaşlarla bağlantılı olduğu çok açık bir şekilde tespitler içerisinde var. Şimdi, savaş deyince aklımıza hemen bölgemizdeki Suriye'deki yaşanan gelişmeler, İran'daki yaşanan gelişmeler; Filistin'in hâlâ daha üzerimizdeki acısı devam ederken özellikle son zamanlarda Türkiye'de bir olumlu iklimin yaratılması karşılıklı yaşanan durum bizim açımızdan ve bütün halklar açısından kaygı verici bir durumundadır. Bu kaygı verici durumu arkadaşlarımız -2 Cengiz arkadaşımız- ifade ettiler, ben de altını çizmek istiyorum. Bu ülkede sadece beka siyasetiyle, terör -tırnak içerisinde- kavramlarıyla bu ülkenin geleceğini huzur içerisinde yürütme şansınız maalesef yok. Yüz yıllık tarihimizde ve son yirmi beş yıllık tarihimizde bu sözlerden artık gına gelmiş durumda; gerçeği yansıtmayan, hamaset yapan, sadece bununla sorun çözmeye çalışan bir anlayış sürdürülebilir değil. Sizlerden biraz empati yapmanızı rica ediyorum. Şu anda siz SDG'yi "terör örgütü" diye ifade ediyorsunuz ama SDG yöneticileri yıllardır orada bir yaşam kavgası veriyorlar. IŞİD katillerini bütün dünyanın gözleri önünde durduran en önemli dinamik olduklarını herkes artık kabul ediyor ve onlar gerçekten hukuka, özellikle uluslararası hukuka uygun bir şekilde davranarak oradaki mevcut on yıllık hayatları içerisinde rehin tuttukları IŞİD'lilere gerçekten insanca davranmış durumdalar, isteselerdi başka türlü yapabilirlerdi ama ne oldu? Onların on yıldır tuttuğu rehineler bırakıldı ve katiller sürüsü olarak tekrar onlara saldırmaya başladılar. Bunu görmeyen, bunu duymayan bir dil olamaz, bunu kabul etmek de mümkün değil. Özellikle son zamanlarda, bir haftadır yaşadığımız durum gerçek anlamda hem oradaki halkları...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
İBRAHİM AKIN (Devamla) - ...hem Türkiye'deki bütün halkları tedirgin etmektedir. Yeni duyduğumuz habere göre bir anlaşma yapılmıştır; Türkiye Hükûmetini sağduyuya çağırıyoruz. Sorunun tarafı ve saldırganlığın temsilcilerine destek vermek yerine, onların, aynı zamanda uzlaşı içerisinde olduğu, imza atmakla yüz yüze kaldığı bir dönemde ABD'nin, İsrail'in ve aynı zamanda HTŞ'nin yapmış olduğu anlaşmaların parçası hâline gelen ve bizzat onların tarafı hâline gelen bir yaklaşım biçimi Türkiye'deki gerçek anlamda demokrasimizi, ortak yaşamımızı, kardeşçe bir arada olmamızı engellemektedir. Dolayısıyla, biz, önümüzdeki dönemde bunun daha dikkatli bir şekilde yapılmasını, Suriye'deki halkların ortak geleceği bakımından, oradaki ilişkilerin sağlıklı yürütülmesi bakımından çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Eğer oradaki savaş gerçek anlamda tekrar başlarsa inanın, Türkiye'deki savaşı, en çok etkilenecek halk biz olacağız ve bundan herkes etkilenecek. Bu konuda bir kez daha Rojava'daki halkların kaderiyle Türkiye'deki halkların kaderinin bir olduğunu ifade etmek istiyorum.
Teşekkür ediyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)