GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:48
Tarih:20.01.2026

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Çok teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Saygıdeğer milletvekilleri, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Evet, hafta sonunda partimizin 4'üncü Olağan Genel Kongresini tertip ettik, gerçekleştirdik. Son derece başarılı ve yoğun katılımla gerçekleşen bu kongrenin ardından Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu bütün delegelerin oylarını alarak yeniden Genel Başkan seçildi. Ben hem kendisini tebrik ediyorum hem de bu gelişmenin, kongrenin Türk demokrasisine ve aziz Türk milletine hayırlar, bolluklar, bereketler ve güzellikler getirmesini temenni ediyorum.

Sayın Özdağ, önemli bir konunun altını çizdi, TRT'de bu kongre neden verilmedi? Evet, akşam saatlerinde birkaç cümleyle "Kongre yapıldı." dedi ve geçiştirildi. Bakın, bundan bir süre önce TRT'yle ilgili Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısına bir soru önergesi verdim, dedim ki: "Sayın Başkan, Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı; TRT neden bizim hiçbir konuşmamızı haber yapmıyor, neden bir satır bize değinmiyor, neden bizimle ilgili -bizi kastederken birçok muhalefet partilerini, onların milletvekillerini, Grup Başkan Vekillerini kastederek söylüyorum- neden yapmıyor?" Gelen cevap ibretlik bir cevaptı. Sayın Başkan dedi ki: "TRT sadece değer gördüğü haberleri haberleştirir." Bakın, son derece vahim, antidemokratik, despotik bir yaklaşım ve TRT AK PARTİ iktidarı döneminde tam 12 milyar dolar vergi topladı hepimizden, tam 12 milyar dolar! Nereye gitti bu vergiler? Bizim vergilerimizle o TRT ayakta duracak ve ondan sonra millet adına görev yapan buradaki değerli milletvekillerinin, siyasi parti temsilcilerinin haberlerini yapmayacak. Geçtiğimiz günlerde baktık ki TRT bir haber yapıyor. Aynen okuyacağım, TRT'nin kendi resmî sitesinde diyor ki: "Cumhurbaşkanı Erdoğan TRT Genç kanalının açılışını Türk mühendislerince gerçekleştirilen Robo Genç'in getirdiği kumandayla yaptı." Bir daha söylüyorum: "Türk mühendislerin gerçekleştirdiği..." Araştırdık, bu "Robo Genç" dediği buradaki robotu araştırdık. Bu, Türk mühendislerince gerçekleştirilmemiş; bu, Çinliler tarafından yapılmış ve piyasada 12 bin-13.500 dolara satılıyor. Şimdi buradan sesleniyorum, Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısına sesleniyorum: Yani TRT yalan söylemeyi mi kendine değer kabul ediyor, böylesine bir haberi yaparken utanmıyor mu, sıkılmıyor mu? Yirmi üç yıldan beri bizim cebimizden, aziz Türk milletinin cebinden 12 milyar dolar para toplayacaksınız, hiçbir muhalif siyasetçinin haberini yapmayacaksınız, ondan sonra, sabahtan akşama bir Pravda medyası gibi iktidar yandaşı haberler yapacaksınız ve böyle saçma sapan, yalan yanlış haberler yapacaksınız. Bu robot da burada Özlem Hanım, robot da burada; Çin robotu. Daha sonra baktım, acaba -bu ülkenin bir ucube kurumu daha var- Dezenformasyonla Mücadele Merkezi bu saçma sapan, yalan habere bir yalanlama getirecek mi diye, maalesef ondan da bir tek satır bir şey duymadık. Biz ne zaman bir belge koysak, ne zaman bir bilgiyi kamuoyuyla paylaşsak akşamı bulmaz hemen yalanlama getirirsiniz ama böylesine korkunç bir yalanla ilgili bir tek satır ne yazık ki düzeltme yapmadınız. TRT'nin Pravda medyasına dönüşmüş, Hükûmet borazanı olmuş TRT'nin bu hâli pürmelalini yüce Türk milletinin, aziz milletimizin dikkatlerine sunuyorum.

Değerli arkadaşlar, geçtiğimiz günlerde AK PARTİ Genel Başkan Yardımcısı dedi ki: "Emekliler için her zaman en iyisini yapmayı düşünüyoruz." Yani emekliler için AK PARTİ Genel Başkan Yardımcısı partilerinin en iyisini yaptıklarını, en iyisini yapmayı düşündüklerini söyledi. Gayet güzel, memnun olduk bu açıklamadan sonra. Daha sonra baktık, burada, Genel Kurulda yine bir AK PARTİ milletvekili dedi ki: "Biz daima emeklilerin yanında olduk, bunu lafla değil, icraatla gösterdik." Yani "Laf söylemedik, icraatla emeklilerimizin yanında olduk." dedi. Şimdi, böyle bir anlayış var AK PARTİ'de "Çok şey yapıyoruz, laf falan değil, icraat yapıyoruz ve emeklilerimizin yanındayız." diyorlar. Öte yandan, geçtiğimiz aylarda SGK Başkanı çok vahim bir açıklama yaptı, dedi ki: "Aslında emeklilere para vereceğiz ama çok yaşıyor bunlar, çok uzun yaşıyorlar, onun için sayıları arttı, veremiyoruz parayı, ne yapalım?" Bu lafı söyledi koskoca SGK'nin başındaki adam. Sonra yine, bir AK PARTİ temsilcisi Plan ve Bütçe Komisyonunda şu şekilde teyiden o görüşü paylaştı, dedi ki: "Biz aslında yirmi üç yıldır o kadar iyi işler yaptık ki emekliyi o kadar güzel besledik ki proteinini, gıdasını, mineralini vitaminini o kadar iyi verdik ki, o kadar güzel sağlık hizmetleri verdik ki, ee, şimdi çok uzun yaşıyorlar, uzun yaşadıkları için ne yapalım? Biz de onların maaşlarını veremiyoruz."

Şimdi, bakın, yani meselenin ne hâle geldiğinin, AK PARTİ iktidarının emekliye nasıl baktığının çok net bir göstergesi.

Peki, bugün, şimdi getiriyorsunuz Meclise, 20 bin lira yapacaksınız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Beş dakika bitti.

Buyurun, tamamlayın.

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - En düşük emekli maaşını 20 bin lira yapmak için bir teklif getiriyorsunuz, bin küsur lira, 1.061 lira artırmayı öneriyorsunuz burada. 1 kilo kıyma parası değil ya, Allah aşkına, 1 kilo kıyma parası değil.

Peki, ne oldu da emeklimiz bu kadar derin bir sefalete mahkûm oldu, savaş mı yaşadık biz, kıtlık mı yaşadık, ne oldu? Yirmi üç yıllık AKP rejiminde neler yaptığınıza şöyle bir göz attım. Bakın, son yirmi üç yıl içerisinde sizin döneminizde tam 3,5 trilyon dolar vergi toplamışsınız. Bir daha söylüyorum: 3,5 trilyon dolar vergi toplamışsınız. Korkunç bir paradan bahsediyoruz. Cumhuriyet döneminin bütün kazanımlarını sattınız -64 milyar dolar- Varlık Fonu marifetiyle, haraç mezat sattınız, 64 milyar parayı cebinize koydunuz. Başka ne yaptınız? Yer altında, yer üstünde ne var ne yoksa sattınız. Şöyle bir baktım, 2022'nin başından itibaren üç buçuk yıl içerisinde vermiş olduğunuz ya da satmış olduğunuz maden ruhsatlarına baktım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Bitireceğim Sayın Başkan.

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - 12 bine yakın maden ruhsatı vermişsiniz, bunun 10 binden fazlası da ihalesiz verilmiş, yandaşa peşkeş çekmişsiniz. Cumhuriyet döneminin kazanımlarını sattınız. Yer altı, yer üstünde ne var ne yoksa haraç mezat sattınız; 3,5 trilyon dolar vergi topladınız ve ondan sonra bu ülkenin 130 milyar dolarlık borcunu getirdiniz 550 milyar dolara ve nihayetinde gelecek garantili projelerle de yavrularımızın, torunlarımızın istikbalini ipotek altına aldınız.

Şimdi, diyorsunuz ki: "Emekliye para yok. Vereceğiz ama çok yaşıyor bunlar." Allah aşkına, bu kafayla, bu anlayışla, bu mantıkla bu ülkeyi yönetemezsiniz. Bu ülkenin emeklilerine reva gördüğünüz bu anlayışı biz şiddetle reddediyoruz.

Peki, emekliye yapacağınız artış bir yıl içerisinde ne kadar? 70 milyar liradan az. Topu topu 70 milyar liradan az, 5 milyon kişiye yapacağınız artışla ilgili biz, şimdi, bir hafta burada konuşacağız, sizin ne kadar yanlış yaptığınızı söyleyeceğiz; siz de kalkıp diyeceksiniz ki: "Acayip işler yaptık, mükemmel işler yaptık."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Son dakikayı veriyorum.

Buyurun.

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - İşte, fatura burada. Ne var ne yoksa satıp emekliye bin lirayı reva gördünüz. Şöyle, kabaca bir baktım; otoyollara, köprülere, şehir hastanelerine bu yıl ödeyeceğimiz para 240 milyar lirayı geçiyor yani emekliye vermeyi taahhüt ettiğiniz, önerdiğiniz paranın 4 katı. Kur korumalı mevduat 2,5 trilyon lira; toplam maliyeti emekliye vermeyi önerdiğiniz paranın neredeyse 40 katı. Keza, bakın, ona 2 trilyon 742 milyar lira faiz ödeyeceğiz bu yıl; günlük 7,5 milyar lira; günde ödeyeceğimiz paranın 9 katını yani tefeciye, rantiyeciye, küresel tefeciye bir günlük boca edeceğiniz bu korkunç rantın sadece 9 katını bir yıl emekliye maaş olarak vereceksiniz. Çıkın sokağa diyorum, görün emeklinin hâlini, konuşun emeklilerle; korkunç bir sefalet, korkunç bir açlık, korkunç bir yokluk var. Allah aşkına, bu milletin emektarlarını; prim ödemiş, emek harcamış, hizmet etmiş insanlarını böyle bir sefalete mahkûm etmeyin diyorum.

Teşekkür ediyorum.