| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 47 |
| Tarih: | 14.01.2026 |
İYİ PARTİ GRUBU ADINA ERHAN USTA (Samsun) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Şimdi, bu önemli bir konu, elektrik dağıtım şirketlerinin performansı meselesi. Malum, 2013 yılında dağıtım özelleştirmeleri tamamlandı. 2014'ten itibaren eskiden bir TEDAŞ'ımız vardı, o 21 tane dağıtım şirketine bölündü. En son söyleyeceğimi başta söyleyeyim: Şimdi rakamlarla izah edeceğim, Türkiye'de gerçekten bir elektrik dağıtım bedeli terörü uygulanıyor. Bakın, şimdi, sanayide -bu tabloları da paylaştım, tablolarımı sosyal medya hesaplarından görebilirsiniz- 2014 yılında -sanayi için söylüyorum- "kayıp kaçak dağıtım bedeli, iletim bedeli" adı altında 7 kuruş kilovatsaat başına para alınıyormuş, faturalara yansıtılıyormuş. Bu, 2025 yılında 139 kuruşa çıktı yani yüzde 1.871'lik bir artış var, enerji bedelinde aynı dönemde yüzde 1.430'luk artış var. Dolayısıyla, dağıtım bedelinin -üç başlık altında, dağıtım bedeli olarak şimdi detayları verilmiyor- efendim, enerji bedeline oranı 2014 yılında yüzde 39,9'ken şimdi yüzde 51,4'üne çıkıyor arkadaşlar. Biz bu özeleştirmeleri niye yaptık? O günkü dokümanlara bakarsanız özel sektörün performansından, etkinliğinden, verimliliğinden faydalanmak içindi. "TEDAŞ bu işleri iyi yapamıyor, özel sektör bu işleri iyi yapacak." denilmişti ama şu anda baktığımızda dağıtım bedeli oranının enerji bedeline oranı artmış. Bu, konutta çok daha vahim bir durumda, dağıtım bedelinde on yıllık dönemdeki artış yüzde 2.513 ama enerji bedelinde artış alt kademede yüzde 137, üst kademede yüzde 677; oranları verecek olursak 2014 yılında dağıtım bedelinin enerji bedeline oranı konutlar için yüzde 33,8'ken bu, alt kademede yüzde 371,6'ya çıkmış yani 3,7 katına çıkmış, üst kademede, elektriği çok tüketenlerde de yüzde 33,8'den yüzde 114'e çıkmış; 1,1 katına. Yani ne oluyor? Özellikle konutlarda dağıtım bedeli, enerji bedelinin üzerinde, böyle bir şey olabilir mi? Bu ancak adi mallar için olabilecek bir şeydir yani saman dağıtırsınız da dağıtım parası malın parasından fazla olur. Elektrik gibi, enerji gibi kıymetli bir ürünün dağıtım bedelinin, enerji bedelinin üzerinde olması asla tartışılamaz, bunun söz konusu olmaması lazım. Dolayısıyla, bu niye? Çok net arkadaşlar, olan biten iş çok net -şimdi birazdan kayıp kaçakta da söyleyeceğim- burada gerçekten bunlar yandaş şirket ve buralar, sürekli buralara bir para aktarım mekanizması hâline getirilmiş. Vatandaştan topluyorsunuz parayı, enerji bedelinden daha fazla dağıtım bedeli olarak bu firmalara ödüyoruz. Peki, ödüyoruz da ne oluyor? Bunların performansı iyi mi? Elektrik kesintilerini hepimiz biliyoruz. Türkiye yirmi yıl, otuz yıl önce yaşamadığı elektrik kesintilerini yaşıyor bir kar yağdığı zaman, yağmur yağdığı zaman.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
ERHAN USTA (Devamla) - Oysa, normal şartlarda bizim tarifelere, elektrik hizmetine yatırım yapmaları için para yansıtılıyor. Yani biz tüketici olarak "Yatırım yap." diye para veriyoruz, bunun parası bizden alınıyor fakat bu yatırımlar yapılmıyor. Bu yatırımların yapılıp yapılmadığı denetleniyor mu? Denetim görevi kimde? Enerji Bakanlığında, bu denetim yapılmıyor. Denetim yapılmadığı için -ceza verme görevi de EPDK'de- EPDK de ceza veremiyor. Dolayısıyla, bu firmalar hiçbir şekilde yatırım yapmıyorlar. Yatırım yapmadıkları için hem ürünü kalitesiz alıyoruz hem de çok pahalı alıyoruz. Aynı şey kayıp kaçak bedelinde de var. "Kayıp kaçakları düşüreceğiz." diye bir strateji ortaya konuldu ve bu strateji üzerinden aslında elektrik dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesi yapıldı, "Şuradan şuraya düşüreceğim." denildi fakat bu, hiçbir zaman gerçekleşmedi, sürekli revize edildi. Aslında burada ihaleye fesat karıştırma da var yani madem kayıp kaçak bedellerinin orada oraya düşürülmesi talep edilmeyecek, bu revize edilecekti, bir başkası çok daha fazla para verirdi.
Son söz olarak şunu söylemeye çalışıyorum: Gerçekten bu konu, üzerinde durulması gereken bir konudur. Bu anlamda biz bu araştırma önergesini destekliyoruz.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)