| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 47 |
| Tarih: | 14.01.2026 |
ÖMER KARAKAŞ (Aydın) - Değerli milletvekilleri, bugün bu kürsüden konuşan ben olmayacağım, pazarda filesi boş kalan emekli konuşacak, eczane kapısında ilacını tezgâha geri bırakan emekli konuşacak, kirasını yatırdıktan sonra bir mucize olursa, parası kaldığında "Elektriği mi, suyu mu kapatayım, marketten yemeklik mi alayım?" diye çaresizce hesap yapan emeklimiz konuşacak. Bu kürsüden yapılan sıradan bir muhalefet konuşması değildir, burada yapılan şey bir vicdan muhasebesidir. İktidarın yıllardır diline doladığı bir masal var: Eski Türkiye. Gelelim o eski Türkiye ile sizin yeni Türkiye'nizi emeklinin sofrasında, mutfağında cüzdanında kısaca karşılaştıralım sonunda da kararı emeklimize bırakalım, hangi Türkiye'de yaşamak istediklerine onlar karar versinler.
Bakınız, rakamlarla konuşuyorum. 2002 yılında en düşük SGK emekli maaşı 226 liraydı, kırmızı etin kilosu 8 liraydı, bir emekli maaşıyla 28 kilo et alınabiliyordu. Ancak bugün 2026 yılına geldiğimizde en düşük emekli maaşı 18.939 lira bunu 20 bine çıkaracaksınız, kırmızı etin kilosu 864 lira ve en düşük emekli maaşıyla 21 kilo et alabiliyor. Bakınız, 28 kilo nerede, 21 kilo nerede. Altın fiyatını karşılaştırmaya hiç gerek yok. Şimdi, en düşük emekli maaşını açıkladınız, arkasından Reis Bey müdahale ediyor emekliye şirin gözükecek -hani bu şey vardır ya ölümü gösterip sıtmaya razı etmek- şimdi 20 bin yapıyorsunuz. Ya, arkadaşlar, bakınız, çok değil siz iktidara geldiğinizde en düşük emekli maaşı asgari ücretin yüzde 36 daha üstündeydi. Bugün asgari ücret 28 küsur bin lira. Siz, reis beyiniz müdahale edip 20 bin lira yaptığınızda emekliyi rahatlatacağınızı düşünüyorsunuz. Böyle dahi olsa, en düşük emekli maaşı yine asgari ücretin yüzde 16 altında kalıyor. Bu ne demek biliyor musunuz? Emeklinin birikimi yok edilmiş, gelecek güvencesi elinden alınmıştır. Gelelim barınmaya, 2002 yılında en düşük emekli maaşıyla, yaklaşık 80 maaşla bir ev alınabiliyordu. Altı-yedi yıl içinde dişini sıkan, birikim yapan bir emekli rahatlıkla ev sahibi olabiliyordu, barınma problemi ortadan kalkıyordu. Peki, bugün, 2026'da aynı ölçekte bir ev için yaklaşık 300 maaş gerekiyor yani emeklinin yirmi beş yıl boyunca tek kuruş harcamadan biriktirmesi bile ev sahibi olmasına maalesef yetmiyor. Diğer taraftan, bakıyorsunuz gençlerimiz yoksulluğun içerisinde. Gençlerimiz bursuyla geçmişte yani çok değil, 2013 yılında 93 tane tavuk döneri alıyorlardı; bugün, işte "3 bin lira yaptık." ya da "4 bin lira yaptık." dediniz, "Gençlere müjde veriyoruz." dediniz, "Öğrencilere müjde veriyoruz." dediniz ama 2013 yılında 93 tavuk döner alan bir öğrenci, bugün aldığı bursla 13 tane tavuk döner alıyor. Peki, arkadaşlar, bu 80 tane tavuk döneri bu öğrencinin cebinden, kursağından kim aldı? Maalesef, sizin iktidarınız aldı. Yandaşlarınıza peşkeş çektiğiniz, yoksullaştırdığınız vatandaşın...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)