GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:47
Tarih:14.01.2026

KAMURAN TANHAN (Mardin) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Aslında AKP'nin kanun yapma tekniği veya ülkeyi yönetme tekniği şöyle: Önce tedbir almaz, olaylar meydana gelir, ondan sonra sonuçlar üzerinden tedbir almaya çalışır ama bu kanun teklifinde o da yok, tamamıyla para endeksli, hazineye kaynak ayırmaya yönelik bir kanun teklifi önümüzde duruyor. Trafik güvenliği politikalarındaki sorunlar ve mevzuat düzenleme ihtiyaçları devam ederken -ki bu tasarı bunu karşılamıyor- kazalar esasen yanlış ulaşım politikaları, ihmaller ve denetim yetersizliği nedeniyle olmaktayken, bunlara ilişkin herhangi bir düzenleme veya önleme durumu yokken sadece vatandaşın cebine elini uzatmayla ilgili düzenlemeler söz konusu. Trafik kazaları ülkemizde çok sık yaşanıyor, trafik kazalarının yanlış ulaşım politikaları, ihmaller ve denetim eksiklikleri, yetersizlikleri nedeniyle olduğunu belirtmek istiyoruz. En azından yük taşımacılığında demir ve deniz yollarına gereken ağırlık verilmeyerek kara yollarının tercih edilmesi bunun birinci müsebbibidir. Bakın, ben Mardin'de yaşıyorum, ta Konya'dan Bağdat'a kadar 1910'lu yıllarda Almanlar burada demir yolu inşa etmiş ve 2011-2012'ye kadar da aktif olarak kullanmış. Kim kapattı? AKP iktidarı, yük taşımacılığını kapattı. İşte, AKP Hükûmetinin, iktidarlarının meselelere bakış açısı, çözümü önerisi bu kadar, kapatmak, yandaşa bir kâr sağlamadığı sürece işi kapatmak veya kökten kilit vurmak. Yine ters eğimli yol gibi teknik altyapıların bozuk olması, kazalar sonrasında yine önlemlerin alınmaması, toplu taşıma araçlarının denetimlerin artırılması, kamusal sorumlu olan taşıt sürecinin niteliklerinin artırılması, bunların hiçbiri bu teklifte yer almıyor. Çalışma şartlarının ağırlığı ve kontrolsüzlüğü bunlar da yok. Bu gibi etkenler aşılmadığı sürece kazaların son olmayacağı, trafik güvenliğinin olmayacağı açıktır. Ülke genelinde meydana gelen trafik kazalarında katliamı çağrıştıran ölü ve yaralı sayısının olması işte bu politikaların sonucudur. Bu, görmezliğin, çözüm üretmeksizliğin, tedbir almaksızlığın sonucudur aslında. Bize trafik güvenliği politikalarının doğru yürümediği veya uygulamada aksayan yönlerinin olduğunu bu durum göstermektedir. Bunlara ilişkin bir çalışma, bir önlem yok. Daha önce devlet yollarında, daha sonra da otoyollarda bilimsel temeli olmayan hız limitlerinin artırılması ülkenin trafik güvenlik politikalarında sorun olduğunu düşündürmekte ve aşağıda belirteceğimiz gibi birçok sorunun çözüm beklediği açıkça görülmektedir.

Bir; ülkemizde yolcu ve yük taşımacılığında deniz ve demir yolu taşımacılığına ağırlık veren, ayrıca toplu taşımacılığa öncelik veren bir ulaşım master planı yapılması gerekir; enerji verimliliği temelinde bunun yapılması gerekir. Yine, hız konusundaki ilk ve öncelikli önerimiz hatalı olan hız sınırlarının artırılması kararının geri çekilmesi. Karayolları Trafik Kanunu'nun günün şartlarına uygun ve trafik güvenliğini gözetecek şekilde yeniden düzenlenmesi, hız sınır aşımı ve hız sınırlayıcı ekipmanların iptali asli kusurlar arasında sayılması gerekir. Otoyollar ile şehirler arası devlet karayollarının şehir içi geçişlerinde düzenlenerek yerleşim yeri dışına alınması ve çevre yollarına imar uygulamalarının yasaklanması, doğru bir ulaşım koridorunun oluşturulması gerekmektedir. Trafik güvenliğine yönelik kavşak ıslahı yapılması gerekir. Pasif koruma sistemleriyle ilgili uygulamalar ve zemin yüzey ıslah çalışmaları yapılması gerekir. Bu teklifte bunlar var mı? Hiçbirisi yok. Ne var; para gelsin, hazinenin kasası dolsun, başka hiçbir şey yok.

Yine, standardı düşük olan devlet ve il yollarında kritik noktaların iyileştirilmesi, ağır tonajlı trafiklerin denetlenmesi gerekmektedir. Gerekirse trafik güvenliği açısından ağır tonajlı trafiğe uygun olan yeni güzergâhlar belirlenmesi ve sık sık kontrolü yapılması gerekmektedir. Araç muayene istasyonlarındaki kontrol ve uygulamalar gözden geçirilmeli, Avrupa ülkeleri standartlarına ulaştırılması gerekmektedir. Özellikle kamusal bir görev olan toplu taşımada, özellikle otobüs ve servis araçlarında, sürücülerin çalışma koşulları düzenlenmeli ve sıkı bir denetime tabi tutulmalıdır. Şehirler arası taşımacılıkta neredeyse iki üç saatlik uykuyla bu iş yapılıyor dolayısıyla bu da kazalara davetiye çıkarıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

KAMURAN TANHAN (Devamla) - Ulaşım politikalarının oluşturularak buna uygun yatırımlar yapılması, teknik altyapının oluşturulması, mevzuat düzenlemesi ve denetim, kamunun görevidir. Başta denetim olmak üzere teknik altyapı, mevzuat ve uygulamalar kamusal bir güvendir ve piyasanın insafına bırakılmaması gerekir, bırakılamazda. En başta, yukarıda ifade ettiğimiz önerilerin yapılmaması ve bu alanda denetim ve gözetimler artırılmadıkça ölümlü ve yaralamalı yüzlerce kaza görmeye devam edilecek; kara yollarımızın ne kadar güvensiz, araçlarımızın güvenlik durumlarının ne kadar kötü düzeyde olduğunu tekrar tekrar bize göstermiş olacaktır. Oysa kara yollarında güvenli seyahat etmek her vatandaşın hakkıdır.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)