GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:47
Tarih:14.01.2026

İDRİS ŞAHİN (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Elbette ki kanun teklifinin içerisinde hemen hemen onay verebileceğimiz ender maddelerden biri hiç şüphesiz ki 15'inci madde. Niçin 15'inci maddeyi önemli görüyoruz? Sadece cezadaki orantısızlık noktasında itirazlarımız var. Yoksa, ambulansların ve itfaiyelerin geçişine engel olunması, ilerleyişinin yavaşlatılması, bu araçlara yol verilmemesi nedeniyle mağduriyetlerin oluşmasına hiçbirimizin gönlü razı olmaz. Elbette ki son derece itinayla hazırlanmış bir madde olarak bunu görüyoruz. Bizim için geçiş önceliği son derece kıymetli ve değerli. Ama burada, özellikle iktidar mensuplarına ve yürütmenin temsilcisi olarak Değerli Bakan Yardımcımız da burada, ona da şunu ifade etmemiz lazım: Bu geçiş üstünlüğünü keşke sadece ambulanslar ve itfaiye araçları kullansa. Özellikle büyük şehirlerde o kadar çok geçiş üstünlüğünü kullanan araç var ki aklınız durur; hele hele İstanbul'da. Kimin o çakarlarla bizi sollayıp geçtiğini tahmin edemezsiniz. Siz, iktidar mensupları olarak, ilçe başkanlarına bile geçiş üstünlüğü vermişsiniz, onların araçları, tahsisli araçlarla -üzülerek ifade ediyorum ki- bu emniyet şeritlerini kullanıyoruz değerli arkadaşlar. Yoksa, bu kanun teklifinin bu maddesine kim itiraz edebilir? Dolayısıyla, geçiş üstünlüğü hakkının etkin olarak kullanılabilmesi ve caydırıcılığının sağlanması amacılığıyla yetersiz görünen yaptırımlar ağırlaştırılmakta bu maddede. Yalnız, orantısız verilen her bir idari para cezası bir kanunsuzluk yaratır değerli iktidar milletvekilleri. Burada kayırmacılık başlar, farklı yöntemler söz konusu olur. O yüzden bizim burada, elbette ki 46 bin lira idari para cezasını oldukça yüksek bulduğumuzu ifade etmek isterim. Asgari ücretin, emekli maaşının, küçük esnafın kazancının ortada olduğu bir ülkede bu rakamların adalet duygusuyla değil öfkeyi büyüteceğini yine görmezden geliyorsunuz. Hukuk öfkeyi yönetir, siz ise bu düzenlemelerle öfkeyi sistematik olarak büyütüyorsunuz ve bu cezalar yetmiyor, diyorsunuz ki: "Ehliyetini geri almak istiyorsan bu cezaların tamamını ödeyeceksin." yani yaptırım tahsil edilmeden sona ermeyecek. Bu ne demektir? Bu ehliyeti mali bir prangaya dönüştürmektir.

Kıymetli milletvekili arkadaşlarımız, devlet vatandaşını cezayla terbiye etmez; devlet denetim yapar, eğitim verir ama burada ne eğitim var ne önleyici politika var, sadece ceza var, hem de fahiş ceza. Buradan tekrar söylüyoruz: Bu teklif, bütçe açığını trafik cezalarıyla kapatma arayışıdır. Bu teklif, hukuktan uzak, adaletten kopuk bir anlayışın ürünüdür. Biz güvenliğe, hukuka uygun, ölçülü, adil yaptırımlara karşı değiliz ama vatandaşı gelir kapısı olarak gören bu cezacı zihniyete itiraz ediyoruz ve yüce Meclisten vicdanla, hukukla ve adaletle karar vermeye davet ediyoruz. Orantısızlığın yaptırımlarının maliyeti ülkemize çok ağıra mal oluyor. Bu konuda çok dikkatli ve itinalı davranılması gerekliliğini ifade ediyoruz.

Değerli milletvekilleri, bir de bu kanuni düzenlemeyi yapan arkadaşlarımızın çoğu kamu görevlileri, hayatı boyunca hiç cebinden bir trafik cezası ödememiş insanlar. Özellikle iktidar mensuplarına söylüyorum ve sesleniyorum: Siz bu maddelerdeki idari yaptırım olarak uygulanan ceza miktarlarına şöyle bir baktınız mı? 46 bin lira, 180 bin lira, 280 bin lira, 140 bin lira; bu rakamlar asgari ücretin 28 bin lira olduğu, emekli maaşlarının 20 bin lira olduğu Türkiye gerçeğinde nasıl karşılanacak arkadaşlar? Bunu hiç düşündünüz mü? Hiç taksici esnafının yerine kendinizi koydunuz mu? Dolmuşçunun, otobüsçünün, traktör kullanan çiftçinin yerine kendinizi koyarak eğer bu yasaya "evet" diyecekseniz, onu da vicdanınıza bırakıyorum.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)