GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:47
Tarih:14.01.2026

SEMA SİLKİN ÜN (Denizli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün İYİ Parti Grubunun önerisi esnasında konuştuğumuz konuya birkaç husus daha ilave ederek konuşacağımı söylemiştim. Şimdi eksik kalan hususları devam ettiriyorum.

İktisat bazen rakamlarla değil hayatla konuşur ve hayat bize bunu fısıldıyorsa kulak vermek gerekir. Geçtiğimiz günlerde bir Cumhurbaşkanlığı kararıyla yurt dışından yapılan küçük tutarlı on-line alışverişin önü tamamen kapatıldı. Bir zamanlar 1.500 euro olan limit kademe kademe düşürüldü, son olarak 30 euro da kaldırıldı ve mesele sıfırlanmış oldu. Teknik bir düzenleme gibi sunulabilir ama iktisatta teknik görünen kararların hayatta büyük karşılıkları olur. Bu alışverişler vergisiz de değildi üstelik, devlete yüzde 60'lık oranda katkı sağlıyordu, sadece beyannameye boğulmamış oluyordu. Peki, bu karar hangi ihtiyaca cevap verdi? Kamuoyunu ikna etmek için birkaç gerekçe öne sürüldü, bazılarını iktidar adına söz alan milletvekilimiz de ifade etti. Ne dediler mesela? "Avrupa'da ve Amerika'da da benzeri uygulamalar var." Hayır, yok. Avrupa Birliği 150 avroya kadar vergiden muaftı, şimdi sembolik, sabit bir vergi getiriyor; Amerika 800 dolara kadar muafiyet tanıyordu, şimdi ürün grubuna göre makul oranlar uyguluyor yani dünyada yapılan şey yasaklamak değil, dengelemek. Ne dediler? "Millî sermaye korunacak." Burada durup düşünmek gerekiyor işte; eğer millî sermayeden kasıt aynı ürünü yurt dışı fiyatının 7 katına satan bir yapıysa, eğer yerli tüketim fedakârlığı vatandaşa 7 kat pahalıya ürün aldırmaksa burada korunandan çok kollanandan bahsetmek gerekir. 55 liralık bir boya fırçasının 750 liraya satıldığı, bir bilgisayar fanının 350 liradan 4.800 liraya çıktığı bir piyasada sormamız gereken soru şudur: Bu fiyat farkı üretimin mi bedelidir yoksa korunan tekellerin mi? Ne dediler? "Yerli üretici korunacak." Ama gerçekte korunan üretici değil, ithalat tekelleri çünkü üretici rekabetle güçlenir, tekelle değil. Vatandaşın tercih hakkını ortadan kaldırdığınızda, ucuz alternatifi yasakladığınızda üretimi teşvik etmiş olmazsınız, piyasayı tembelleştirmiş olursunuz. Nitekim, kararın ardından bazı ürünlerin fiyatları saniyeler içinde katlanmaya başladı bu sitelerde. Bu refleks bize çok şey söylüyor. Türkiye'de elektronik ticareti yönlendiren birkaç büyük oyuncu var, aralarında gerçek bir rekabet yok, sessiz bir uzlaşma var; fiyatlar bilinçli biçimde aynı oranda tutuluyor ve pazar aralarında paylaştırılıyor. Devletin görevi ise bu yapıyı kırmaktır esasında. Peki, siz ne yapıyorsunuz? Bu tekeli kırabilecek tek alanı, bireysel ithalatı devlet eliyle kapatıyorsunuz. Bu, iktisat literatüründe iyi bilinen bir hatadır: Tekeli yasayla tahkim etmek. Biz elbette ithalat bağımlılığından kurtulalım isteriz ama ithalatı birkaç büyük oyuncunun insafına bırakarak değil. Togg en önemli yeni yerli markamız mesela; madem haksız rekabet oluşturuyor, neden BYD'ye teşvik verildi o zaman? Togg üretmek için elini taşın altına koyan sanayicilerimizin hakkı ne olacak? Çin'den ithalat 45 milyar dolar, on-line alışverişe bu yıl 1,5 milyar dolar ödenmiş, ithalatın yüzde 3'ü yani sadece. Millete bu 3-5 dolarlık mutluluğu neden çok görüyorsunuz?

Ne dediniz başka? "Gelen ürünlerin yüzde 81'i sağlığa zararlı." İçinde "sağlık" kelimesi geçtiği için hepimiz hassas olmalıyız elbette ama sizin de şu soruları cevaplamanız gerekir akabinde: Geçen yıl basitleştirilmiş usulde 55 milyon paket ürün girmiş, siz sadece 182 örneklem almışsınız ürünlerden. Nasıl bir genelleme bu? 300 binde 1 bile değil. Ürünler sağlıksızsa Amerika, Avrupa, Japonya kontrol yapmıyor mu demek oluyor ya da halklarını zehirliyorlar mı onlar? Eğer sadece Çin'den gelenler sağlıksızsa, başka ülkelerin neden kapattınız o zaman? Maksat sağlığa zararlı alışverişi önlemekse eğer, söz konusu ürünlerin listesini neden açıklamıyorsunuz? Yabancı pazar yerlerinde satılan ürünlerin bire bir aynıları ticari olarak ithal edilip iç pazara girip satıldığında bu sağlığa zararlı olma hâli ortadan kalkmış mı oluyor? Nerede yaşanıyor bu arınma hâli? Bu ürünler nerede arınıyor, bunu bize açıklamanız gerekir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SEMA SİLKİN ÜN (Devamla) - Bitiriyorum Sayın Başkan,

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

SEMA SİLKİN ÜN (Devamla) - Sayın iktidar milletvekilleri, yarın sokağa çıktığınızda milyonların bir de bu uygulama yüzünden sizlere laf etmesini istemiyorsanız bu kararı yeniden düşünün, hatanızdan vakit kaybetmeden dönün. Devlet eliyle tekel inşa etmeyin, ülkemizin dünyayla arasına duvarlar örmeyin. 30 euroyu değil 150 euro istisnasını geri getirin, bu milleti dinleyin diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)