GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:47
Tarih:14.01.2026

İYİ PARTİ GRUBU ADINA LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; emeklilerin mücadele ettiği o derin yoksulluk ve emekli aylıklarının yeniden düzenlenmesine dair grup önerisi üzerine söz aldım.

Bugün, Türkiye'de, gerçekten geçim mücadelesi veren insanlar için mesele artık refah falan değil, mesele tamamen hayatta kalmak, nefes almak, yaşamak; özellikle de emekliler için bu neredeyse imkânsız hâle geldi yani emeklileri dilenir hâle getirdiniz maalesef. 91 yılını hatırlayın; Sovyet Rusya çöktü, o çöken rejimin arkasından sokaklarda ekmek dilenen emekliler vardı Sovyet Rusya döneminde. Türkiye'deki emeklileri o çöken rejimin emeklilerine benzettiniz. Aslında kabul etmek gerekir ki açlık sınırı 30 bin lirayken emeklilerine 20 bin lira veren bu rejim çöktü, bu rejim de çöktü sadece emekliler değil çöken; tabii, en çok da nasibini emekliler aldı bir çöküşten.

Tüm yolsuzluklarınıza son verseniz de bütçe artık insanca bir emekli maaşını karşılayacak durumda değil çünkü aslında emekli maaşı devlet bütçesiyle ödenmez, çalışanların ödedikleri primlerle ve varlık fonlarıyla ödenir. Varlık Fonundan bahsetmek istemiyorum çünkü işçinin tamamı boşalttınız, Varlık Fonunun böyle bir şansı yok. Türkiye'de işsizlik çok yüksek, istihdam da düşük olduğu için çalışanların primleri emekli maaşlarını ödeyemiyor, gerçek bu. OECD standartlarına göre 4 çalışan 1 emekliyi ödüyor. Bizde ne kadar bu rakam? Bir buçuk çalışan bir emeklinin emekli maaşını ödüyor. Yakında Sosyal Güvenlik Kurumunun açığı çok daha büyüyecek, buradan ikaz ediyorum sizi; sağlık sistemi çökecek, devletin omzundaki yük artık taşınamaz hâle gelir bundan sonra. Şu anda sadece top çeviriyorsunuz. Geçtiğimiz aylarda Sayın Nihat Zeybekci bir şey söylemişti, "Emeklilik yaşı çok düşük." dedi, "Bu, gelecek nesillere ihanettir. Yörük sürüsünden adak vermeye başlamamalı." diye bir laf etti. Nihat Bey'in açık açık ifade edemediğini ben size söyleyeyim: Türkiye hızla yaşlanıyor, doğurganlık oranı 1,5'a düştü. Nüfusun kendini yenileyebilmesi için bu oranın 2,1 olması gerekiyor. Türkiye, demografik olarak da bir küçülme sürecine girdi; uzun bir süredir böyle. Niye gerçeği Türk milletiyle paylaşmıyorsunuz bilmiyorum; paylaşmanız lazım, bu gerçek çok yakında karşımıza çıkacak. Bu demografik yapıyla 2035 yılında Türkiye iflas edecek. Altını çizerek söylüyorum: 2035 yılına geldiğimizde bir çalışan bir emekliyi ödeyecek. Mümkün mü böyle bir şey?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

LÜTFÜ TÜRKKAN (Devamla) - Bitiriyorum Sayın Başkanım.

BAŞKAN - Buyurun tamamlayın.

LÜTFÜ TÜRKKAN (Devamla) - Buradan uyarıyorum: Türkiye, acilen demografik strateji planını hayata geçirmek zorunda; aksi hâlde, bu sistem sürdürülebilir bir sistem değil. Yoksa, on yıl sonra, şu anda 20 bin lira verdiğiniz o emekli maaşının üçte 1'ini bile veremezsiniz emekliye; o noktaya doğru gidiyor.

Bu gerçekler ışığında, yeni bir demografik strateji planı ve özellikle, Varlık Fonunun içini boşaltmadan emeklilerden kestiğiniz primleri varlık fonlarında değerlendirerek emeklilerin maaşlarını ödemeye başlayın. Aksi hâlde, bütçe gelirleriyle bu emekli maaşlarıyla baş etmek mümkün değil. Ben buradan bağırabilirdim "Daha fazla verin, daha çok verin." diye. Onu vermeniz gerekiyor çünkü yaptığınız sistemin yanlışlığının faturasını sadece emekliler ödüyor ama bu işin bir de gerçek tarafı var, bunu da belirtmek istedim.

Hepinize teşekkür ediyorum. (İYİ Parti, CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)