| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 47 |
| Tarih: | 14.01.2026 |
İYİ PARTİ GRUBU ADINA HAKAN ŞEREF OLGUN (Afyonkarahisar) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; son gümrük düzenlemeleriyle birlikte posta veya hızlı kargo yoluyla yurt dışından bireysel amaçla ürün temin etmek fiilen imkânsız hâle getirilmiştir. Vatandaşın 5-10 avroluk bir ürün için ürün bedelinin katbekat üzerinde maliyetlerle karşı karşıya bırakıldığı bir uygulamaya ticaret politikası diyemezsiniz. Bu açıkça erişim engelidir, bu ekonomi yönetimi değil yasakçılıktır. 7 Ocak 2026 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun uygulanmasına ilişkin kararda yapılan değişiklik ilk bakışta teknik gibi sunulsa da sonuçları itibarıyla milyonlarca vatandaşımızın günlük hayatını doğrudan etkilemektedir. Bu düzenlemeyle bireysel kullanıma mahsus ürünler ticari ithalatla aynı hukuki rejime tabi kılınmıştır. Sorun olarak buradadır çünkü hukuk devletinde ekonomiye yapılan her müdahale ölçülü, öngörülebilir ve gerekçeli olmak zorundadır. Oysa, bugün gelinen noktada ticari mahiyet taşımayan, kişisel kullanım amacıyla sipariş edilen düşük bedelli ürünler dahi gümrük müşavirliği, ardiye ücreti, noter tasdikli vekâletname gibi ticari ithalat prosedürlerine tabi tutulmaktadır. Bu ne demektir biliyor musunuz? Bu 10 avroluk bir ürün için 100 avro, 150 avro masraf demektir. Bu bir vergilendirme değildir, bu fiilî bir yasaklamadır. Buradan iktidara sesleniyoruz: Bu düzenlemeyle vergi alacağınızı mı zannediyorsunuz? Getirilmeyen maldan vergi beklemek boş kasaya anahtar çevirmektir. Şimdi, iktidar milletvekillerine soruyorum: "Yerli üretimi koruyoruz." diyorsunuz; peki, hangi yerli üretimi? Türkiye'de üretilmeyen elektronik parçayı mı, hiç üretmediğimiz eğitim kitlerini mi, proje geliştiren bir gencin ihtiyaç duyduğu teknik malzemeyi mi?
Şimdi işin gençlik ve teknoloji boyutuna bakalım. Hani TEKNOFEST'le bir teknoloji hamlesi başlatıyorduk, hani gençlerin, mühendislerin, girişimcilerin önünü açıyorduk? Gelinen noktada gençler proje geliştirmek için ihtiyaç duydukları malzemeye erişemiyor çünkü bu parçalar Türkiye'de üretilmiyor, iç piyasada bulunmuyor ve yurt dışından temini fiilen engellenmiş durumda. TEKNOFEST'te alkışlanan genci sahneden indirip gümrükte durduruyorsunuz. Ortada bir teknoloji politikası değil açık bir çelişki var.
Bir de "Kaçak ticaretle mücadele ediyoruz." diyorsunuz; peki, proje yapmak için yurt dışından parça getirmeye çalışan bir genci kaçakçı ilan ederek mi mücadele ediyorsunuz. Buradan açık ve net söylüyorum: Gençlerden elinizi çekin, gençlerin önüne bariyer koyarak bu ülkenin geleceğini inşa edemezsiniz.
Değerli milletvekilleri, bu düzenlemenin ekonomik sonuçları son derece açıktır. Yurt dışı bireysel alışveriş imkânı daraltıldığında iç piyasadaki satıcılar üzerindeki rekabet baskısı ortadan kalkar, alternatifler yok olur, tüketici mecbur bırakılır. Bu da ne demektir? Daha az seçenek, daha düşük kalite, daha yüksek fiyat demektir. Bu tablo enflasyonu düşürmez; aksine, enflasyonu besler. Üstelik, bu artık sadece muhalefetin itirazı da değildir, öyle bir noktaya gelinmiştir ki Cumhurbaşkanı Başdanışmanı düzeyinde dahi "Bu düzenleme amacından saptı, vatandaşa yük bindirdi." uyarıları yapılmaktadır. Demek ki ortada ne yerliyi koruyan bir politika vaatleri ne de başka hikâye, ortada millete fatura çıkaran yanlış bir uygulama vardır.
Değerli milletvekilleri, bireysel son kullanıcı ile ticari ithalat yapan firmaların aynı mevzuata tabi tutulması ne mantıklıdır ne ölçüdür ne de hakkaniyetlidir. Bu uygulama sosyal devlet anlayışıyla da bağdaşmaz, hukuk devleti ilkesiyle de bağdaşmaz. İşte, bu nedenle, İYİ Parti olarak yapılan bu düzenlemenin bireysel tüketiciler üzerindeki etkilerini, rekabet ortamını nasıl bozduğunu, fiyat oluşumlarına ve enflasyona katkısının genç girişimini nasıl engellediğinin tüm yönleriyle ortaya konulması gerektiğini düşünüyoruz ve bu amaçla da Meclis araştırma önerisi sunmuş bulunuyoruz. Buradan açıkça çağrıda bulunuyorum: Cesaretiniz varsa bu araştırmaya destek verin, kim kazanıyor, kim kaybediyor, hep birlikte görelim. Çünkü bu düzenlemede kazanan vatandaş değildir, kaybeden kaçakçı da değildir, kazanan iç piyasada tek başına kalan tekelci yapıdır. Kaybeden ise tüketici, genç girişimci ve bu ülkenin geleceğidir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
HAKAN ŞEREF OLGUN (Devamla) - Son cümlem...
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
HAKAN ŞEREF OLGUN (Devamla) - Bu ülke yasaklarla değil, bilimle, teknolojiyle, girişimcilikle kalkınır. İthalat kapısını kapatıp içeride fahiş fiyat dayatarak değil diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)