| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 45 |
| Tarih: | 08.01.2026 |
HAYDAR ALTINTAŞ (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Üniversite giriş sınavlarında 3 yanlış 1 doğruyu götürüyor diye bir kural var; gerçi değiştirilmiş, şimdi 4 yanlışa çıkarılmış ama biz 3 üzerinden hareket edelim. Ben şimdi bu kürsüden size 3 tane yanlış söyleyeceğim, bu 3 yanlışın kaç tane doğruyu götürdüğünü sizlerin vicdanınıza ve kamuoyuna bırakacağım. Bir, emeklilerin maaşlarıyla alakalı yapılan bu tartışma artık hem emekliye hem de bu Parlamentoya gına getirmiştir; emeklinin yaşama hakkı neyi gerektiriyorsa bu tartışmanın dışına çıkarak bu maaş verilmelidir, ne iktidar bununla yerinmeli ne de muhalefet "Bunu aldık." diye sevinmemeli; bu, emeklinin yaşama hakkıdır, birinci yanlışımız bu. İkinci yanlışımız şu: Anayasa’nın 96'ncı maddesi "Türkiye Büyük Millet Meclisinde yapılacak her çeşit iş -seçim dâhil- üçte 1 çoğunlukla gerçekleştirilir." diyor. Burada Meclisin açılması esnasında baktığımızda bu çoğunluğu sağlamadan, görüşme yeter sayısına erişmeden görüşmelere başlıyoruz ve ilerleyen zaman içerisinde de sık sık karar yeter sayısı aramak zorunda kalıyoruz. Bu, Parlamentonun bir ayıbıdır. Parlamentoyu çalıştırmak iktidarın görevidir. Elinizdeki kahir ekseriyetle bu tür acizliklerin ve bu tür sıkıntıların içerisinden bu Parlamentoyu düşürmemenizi rica ediyorum. Üçüncü yanlışımız şu: Okul da cami gibi Türk milletinin kutsallarındandır. AKP iktidara geldiğinden bu yana, yaklaşık olarak Türkiye'de 4+4+4 eğitim sistemine geçtiğinden bu yana 20 bin civarında okul kapatmış ve bu kapattıkları okullardan bazılarını da satmıştır. Balıkesir'in Halkapınar diye bir köyü var, merkeze 25 kilometre, benim de gidip kahvesinde çay içtiğim, eşimin dostumun olduğu bir yer. Burada 5.400 metrekarelik bir okul arazisi var, onun üzerinde bir öğretmen lojmanı, bir de okul var. Bunu Millî Eğitim Millî Emlaka devretti, Millî Emlak da "Millî eğitimin ihtiyacı yok." gerekçesiyle açık artırmayla sattı. Satılan bu yer alan vatandaş bir müddet bekledikten sonra birtakım ticari faaliyetlerde bulunmak kaydıyla, aldığımız istihbarata göre, lokanta kurmak üzere okuldaki ağaçları kesti, binaları yıkmaya başladı. Ben, birinci öncelik olarak okulların satılmasına hepimizin karşı gelmesini ve satılan okulların aslında geriye avdet ettirilebilmesi için önce il millî eğitim müdürlüklerinin, sonra o il valiliklerinin, başaramazlarsa Millî Eğitim Bakanlığının temel görevlerinden bir tanesinin bu satılan okulları geriye kazanmak olduğuna yürekten inanıyorum; okulların satılmasını iktidarın bir ayıbı olarak kabul ediyorum çünkü Türk milletinin Atatürk'ten bu yana önüne aldığı en temel işlerden bir tanesi cehaletle savaşmaktır. Cehaletle savaşı kazanamazsanız sefaletle savaşı asla kazanamazsınız. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar; YENİ YOL sıralarından alkışlar) Bizim işimiz cehaleti, sefaleti ve fitneyi toplumdan kaldırmaktır; bunu kaldırmanın yolu da eğitimden geçer. Bugün mahvolmuş bir eğitim ve 20 bin civarında okulu satılmış bir köy... O köy okulları kupon arazi değildir; bunlar milletin temel hakları ve mallarıdır, vatandaşa geriye iade edilmelidir. Edilmediği takdirde eğitimle alakalı "Uçuyoruz, kaçıyoruz." diye neyi söylerseniz söyleyin hadise ortadadır; bunun da övünülecek bir taraf yoktur, dövünülecek bir tarafı vardır. Dövüneceğimize hakikatin yolunda devam edelim.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP, İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)