| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 45 |
| Tarih: | 08.01.2026 |
İDRİS ŞAHİN (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu ve ekranları başında bizleri izleyen aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.
Öncelikle sözlerime Montesquieu'nun şu sözüyle başlamak isterim: "Yasaların gölgesi altında ve adalet renkleriyle uygulanan tiranlıktan daha acımasız bir tiranlık yoktur." Bu söz baskının hukuk diliyle kurulduğu anlarda nasıl daha tehlikeli hâle geldiğini anlatır. Bugün burada görüştüğümüz kanun teklifi tam da bu tarihsel uyarıyı yeniden hatırlatacak niteliktedir. Bir kanun kamu düzenini sağlamak, özgürlükleri güvence altına almak için yapılır ancak önümüze getirilen teklif devletle vatandaş arasındaki ilişkiyi hukuk ilkeleri üzerinden değil ceza tarifeleri üzerinden kurmaktır. Trafik güvenliği iddiasıyla getirilse de sistematik bir tahsilat anlayışını yansıtmaktadır. Teklifle getirilen değişiklikler trafikte disiplini artırmayı değil cezalar üzerinden vatandaştan gelir devşirmeyi amaçlayan bir zihniyetin ürünüdür. Bu, hukuk devleti refleksiyle hazırlanmış bir metin değildir. Bu, ne kadar vatandaştan sonuna kadar alabiliriz hesabıyla yazılmış bir metindir.
Değerli milletvekilleri, bakınız, konuştuğumuz 4'üncü maddede neler yapılıyor? Aziz vatandaşlarımız bizi izleyenlerin gayet net olarak bilmesinde fayda görüyorum. Plakanın okunmasını zorlaştıran bir değişiklikte daha önce 3.809 lira olan idari para cezası 140 bin liraya çıkarılıyor. Arkadaşlar, 3.809 lira nerede 140 bin lira nerede? Yine, tekrarında ise bu rakam 280 bin liraya çıkartılıyor. Biraz önce neyi konuştuk? Burada emeklinin aldığı maaşı konuştuk, 18 bin liraya çıkarılan emekli maaşı nerede, bir plakanın kirlenmesi hâlinde ödenecek ve okutulmaması durumunda tekrarında ödenecek 280 bin lira ceza nerede?
Kıymetli milletvekilleri, hukukta temel bir ilke vardır, ceza fiille orantılı olur. Burada bu bağı gören varsa söylesin, özellikle iktidar sıralarına söylüyorum. 3.809 lira nerede, 280 bin lira nerede? Cezada orantılılık ilkesi nerede Allah için söyleyin? Toplumumuzun eğitim seviyesini biliyoruz, şehirlerimizin nasıl bir mimari yapıya, nasıl bir asfaltlama sistemine sahip olduğunu biliyoruz. Başkent Ankara'yı konuşalım, Allah aşkına iki gündür yağmur yağıyor, çoğunuzun şöyle bir plakalarını gözden geçirin, çoğunuzun plakaları okunamıyor arkadaşlar, kirden okunamıyor, çamurdan okunamıyor ama siz 3.809 lirayı 280 bin liraya çıkartıyorsunuz ve vatandaşa diyorsunuz ki: "Yiyin bunu arkadaş çünkü iktidarda biz varız, sayısal çoğunluğumuz var, ne getirirsek cezai yaptırımlarla nasıl olsa geçiyor bu Parlamentodan, çekerse vatandaş çeksin bu çileyi." Yapmayın arkadaşlar, böyle orantısızlık olmaz. Bu yaptığınız hakkaniyete de vicdanı da adalete de uygun bir düzenleme değil. Bir plaka ihlali yüzünden bir vatandaşın aylarca çalışarak kazanamayacağı tutarları talep ediyorsunuz. Asgari ücret 28.000 lira, siz onun tam 10 katını istiyorsunuz. Allah için elinizi hiç vicdanınıza koymuyor musunuz? Veyahut da başınızı yastığa koyduğunuzda hiç mi düşünmüyorsunuz "Bu para nasıl ödenecek?" diye ama doğru, sizler çok kolay yollardan kazanıyor olabilirsiniz ama vatandaşımız, asgari ücretli bunun için tam on ay ekmek, su, hiçbir ihtiyacını gidermeden aldığı maaşı biriktirmiş olsa ancak bu şekilde olacak. O yüzden iktidar sahiplerine, iktidar sıralarındaki arkadaşlarımıza söylüyorum: Arkadaşlar, elbette ki yasal düzenlemeler gerekli trafikte, sonuna kadar katılıyoruz; burada, bu yasanın içerisinde son derece olumlu düzenlemeler de var, bunlara da destek olacağız ama bir cezayı 3.809 liradan 280 bin liraya çıkarmak emin olun doğru bir yaklaşım değil.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin lütfen.
İDRİS ŞAHİN (Devamla) - O nedenle bu söylediklerimizi soyut olarak değerlendirmeyin. Bakın, dün sadece bir vekâlet ücreti 40 bin lira için SGK'de bir avukat meslektaşımızı hunharca katlettiler, 40 bin lira için arkadaşlar; siz burada bir idari para cezasını 280 bin lira olarak düzenliyorsunuz. Bakın, Komisyonda geçti bir şekliyle, bu yaptığımız yanlışlar için "Genel Kurulda düşünelim." denildi. O yüzden, bir kez daha, bu Genel Kurulda bu maddeler geçmeden vicdan sahibi iktidar sahiplerine sesleniyorum: Hiç olmazsa bunları Genel Kurul aşamasında geçirmeyin. Bu, vatandaşımıza yapılabilecek çok büyük bir haksızlık ve zulümdür. Zulümle abat olan da asla görülmemiştir diyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)