GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:44
Tarih:07.01.2026

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Sayın Başkan, muhterem milletvekilleri; milyonlarca vatandaşın cebini yakan, sinirini bozan, devletine olan güvenini zedeleyen çekici terörü artık ciddi biçimde konuşulmak zorundadır. Evet, yanlış duymadınız, üzerine basa basa "çekici terörü" diyorum. Çünkü artık herkesin tuttuğunu soyduğu bu memlekette trafik güvenliğini korumak bahanesiyle vatandaşa ceza kesme, araç çekme, zarar verme, otoparka mahkûm etme düzeni kurulmuş durumda. Kuralı koyan devlet ama zarar gören vatandaş; milyarlarca lira kazancı kim indiragandi yapıyor, onu henüz kimse bilmiyor. Vatandaş aracını park etmiş, kimseye zararı yok, trafiği de engellemiyor, kesersin cezasını eğer park yasağı olan yerse olur biter ama bir bakıyorsunuz, çekici gelmiş, arabayı kaldırmış, tamponu kırmış, aynası çatlamış, üzerine bir de otopark parası, çekici ücreti, cezalar eklenmiş; bu mudur kamu düzeni? Bu mudur devletin adaleti? (İYİ Parti sıralarından alkışlar) Efendim, Karayolları Trafik Kanunu açık, araç ancak trafik düzenini bozuyorsa çekilir ama bugün Türkiye'nin dört bir yanında vatandaşın aracı rant düzeninin dişlileri arasında acımasızca ezilerek keyfî uygulamalarla çekiliyor. Her köşe başında âdeta bir çekici, otopark karteli kurulmuş; bir kısmı belediyelerinin arkasına saklanmış, bir kısmı "vakıf, dernek yandaş şirket" adı altında çalışıyor. Milletin arabası çekiliyor, makbuzda "vakıf bağışı" yazıyor. Bağış gönüllü olur. Bağış falan değil de bu resmen bir haraç. Hangi vicdan, hangi hukuk buna "kamu yararı" diyebilir?

Soruyorum: Vatandaşın aracına zarar verildiğinde tazminat hakkı var mı? Muhtemelen "Kâğıt üzerinde var." diyorsunuz. Şimdiye kadar alabilene rastlayan yok. Kaç vatandaş "Çekiciden dolayı zarar verdi." diye başvurdu? Kaçına ödeme yaptınız? Soru önergesi verdik, cevap yok.

Bu ülkenin İçişleri Bakanlığı vatandaşı mı koruyacak yoksa hep bu keyfî düzenin ortağı mı olacak? Devletin görevi vatandaşa ceza kesmek değil hakkını korumak, adaleti sağlamak ve ölçüyü gözetmektir ama ne yazık ki ölçü kaçmış, araç çekiliyor, vatandaş perişan. Sadece rant sistemi para kesiyor. Çekici terörü bir an önce ve derhâl sona ermelidir.

Araç çekme uygulaması kamera kayıt, elektronik denetim sistemiyle şeffaf hâle getirilmeli, zarar gören vatandaşın tazminatı anında ödenmeli "vakıf bağışı" adı altında kesilen harcın, haracın hesabı mutlaka verilmelidir. Çünkü artık bu millet sadece çekiciden değil adaletsizlikten bıktı, çünkü vatandaş artık park hatasından değil devletin ölçüsüz ve çoğu kez de keyfî uygulamalarından zarar görüyor. Ezcümle, muhterem milletvekilleri, milletin canını burnuna getiren bu çağ dışı ve keyfî çekici terörüne artık bir son verilmelidir. Vatandaşın hakkını, malını, onurunu layıkıyla koruyan bir İçişleri Bakanlığı, layıkıyla koruyan bir sistem talep ediyor.

Heyeti sürem de dolmadan, erkenden saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti, CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)