| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 44 |
| Tarih: | 07.01.2026 |
ERTUĞRUL KAYA (Gaziantep) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum.
Görüşmekte olduğumuz Karayolları Trafik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nde de maalesef iktidarın ekonomik krizin faturasını dar gelirli vatandaşlarımızın sırtına yüklemeye kaldığı yerden devam ettiğini üzülerek görüyoruz. Elbette ki vergi vermek her vatandaşın temel vatandaşlık görevlerinden biridir, vergi kaçıranların da toplumsal adaleti sağlamak için caydırıcı şekilde cezalandırılması da bir gerekliliktir ancak görüşmekte olduğumuz 3'üncü maddenin gerekçesini okuduğumuzda iktidarın sorunların çözümündeki yaklaşımındaki çarpıklık maalesef apaçık bir şekilde ortaya çıkıyor. Gerekçe diyor ki: "Bazı araç sahipleri motorlu taşıtlar vergisi, sigorta ve muayene ücreti ödememek için araçlarının trafikten çekerek kullanmaya devam etmektedir." Gerekçe devam ediyor ve bu kapsamdaki araçlara yapılan işlem sayılarında yüzde 22 oranında bir artış olduğuna vurgu yapılıyor. Peki, teklif çözüm olarak neyi öneriyor? Uygulanacak olan yaptırımın ağırlaştırılması ve tescil kaydının geriye dönük olarak açılması yoluyla devletin vergi kaybının önlenmesi öneriliyor. Şüphesiz, bu eylemi ekonomik imkânı olduğu hâlde vergi kaçırmak amacıyla yapanların cezalandırılmasına kimsenin itirazı olamaz ancak, kıymetli milletvekilleri, özellikle ekonomi yönetimine buradan sormak istiyorum: Vergi ödemekten kaçınmak için aracının trafikten çekmiş gibi gösterip kullanmaya devam edenlerin oranındaki bu yüzde 22'lik artış size neyi anlatıyor? Bu yüzde 22'lik artışa dâhil kitlenin önemli bir kısmı lüks içinde yüzdükleri için değil art arda gelen zamlar ve ağır vergiler karşısında faturalarını ve harçlarını ödeyemediği için vergi ödemekten kaçınma yollarını arıyorlar. Tabii ki biz vergi ödememek için kanunun etrafından dolanılmasını da asla doğru bulmuyoruz, lakin vergilere ve ağaçlara enflasyonun çok çok üzerinde fahiş zamlar yapılmasını da doğru bulmuyoruz, vatandaşlarımızın temel ihtiyaçlarından özel tüketim vergisi alınmasını da doğru bulmuyoruz. Vatandaşlarımız motorlu taşıtlar vergisini, sigorta ve muayene ücretlerini ödeyemediği için aracını hurdaya çıkarmayı ya da trafikten çekiyor gibi göstererek kaçak göçek kullanmayı göze alıyorsa bu vergi oranlarının adaletsiz ve aşırı olduğunun açık bir delilidir değerli arkadaşlar. Siz ise sorunun kaynağı olan vatandaşın sırtındaki ağır vergi yükünü, geçim sıkıntısını ve hayat pahalılığını görmezlikten gelip çözümü yaptırımı ağırlaştırmakta maalesef yine bulmuşsunuz. Artık çok iyi bilinen bir gerçek şu ki vergi oranları arttıkça tahsil edilen vergi miktarı artmıyor değerli arkadaşlar. Siz MTV'yi artırarak bütçe açığını kapattığınızı düşünürken halkın üzerindeki toplam vergi yükünü artırarak başka vergilerin tahsilat oranını maalesef düşürüyorsunuz. Vatandaşlarımızın alım gücünü düşürerek bütün bir ekonomiyi âdeta kilitliyorsunuz. Bir önceki konuşmamda da ifade ettim değerli arkadaşlar, bu ekonomi yönetimi teşhisi yanlış koydu, tedavi de yanlış uyguluyor. Türkiye'de yaşanan problem talep enflasyonu değil maliyet enflasyonudur. Siz maliyetleri aşağı çekecek tedbirleri almadığınız müddetçe de hayat pahalılığını bitiremezsiniz, alım gücünü yukarıya taşıyamazsınız. Hemen bunun ispatını ortaya koyalım: Sayın Ali Babacan'ın ekonomi yönetiminin başında olduğu dönemde çok kazanandan çok vergi almak, az kazanandan az vergi almak prensibi esastı.
Değerli arkadaşlar, bu kapsamda da yüzde 18 olan KDV kalemlerinin bazısı yüzde 8'e, yüzde 8 olan KDV oranlarının önemli bir kısmı da yüzde 1'e indirilmişti. Dolaylı vergilerin vatandaşlarımızın üzerindeki yükü azaltılarak çok ciddi bir vergi adaleti sağlanmıştı. Kayıtlarla sabittir, KDV oranlarındaki düşüşlere, kurumlar vergisindeki oranların düşürülmesine rağmen vergi tahsilatlarında ciddi artışlar gerçekleşmişti. Peki, bu ekonomi yönetimi ne yaptı? KDV'lerin tamamını tekrar arttırdı, yeniden yüzde 8'leri yüzde 10'a, yüzde 18'leri yüzde 20'ye dayadı. Peki, sonuç ne oldu değerli arkadaşlar? Yoksul daha yoksul, zengin daha zengin oldu.
Değerli arkadaşlar, vergi politikası özellikle dar gelirlileri korumadığı sürece ne toplumda gelir dağılımında adalet olur ne de toplumsal adalet hissi oluşur. Yüksek vergiler, vergi kaçakçılığını ve yasal yollardan kaçınmayı teşvik eder. Bu da sonuçta düşük vergi tahsilatlarına yol açar. Esnaflıkta bir prensip vardır değerli arkadaşlar, sürümden kazanmak. Bu, ekonomi yönetiminin bilmediği bir kavram, buradan da duyuralım.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Ertuğrul Bey kimse artık sürümden kazanmıyor, malı götürmeye bakıyor.
BAŞKAN - Devam edin lütfen.
ERTUĞRUL KAYA (Devamla) - Bu zamana kadar vergilere yapılan zamlarda hesap makinesinin hep artı ve çarpı tuşuna bastınız değerli iktidar milletvekilleri, malum, hesap makinesinde birde eksi tuşu var, size bu eksi tuşuna basmanızı tavsiye ediyoruz.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)