GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:44
Tarih:07.01.2026

BURAK AKBURAK (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Karayolları Trafik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 1'inci maddesiyle otoyollardan sorumlu trafik zabıtasına İçişleri Bakanının uygun görmesi hâlinde genel zabıta yetkisi verilmesi öngörülüyor. Yani trafik polisinin bulunmadığı ya da yetersiz kaldığı yerlerde polis veya jandarma trafiği bu yeni kanunla düzenleyebilecek. Buradaki mesele şu: Bu yetkinin doğrudan Bakanın uygun görmesine bağlanması. Hukukta en tehlikeli şey belirsizlik, keyfîlik. "Uygun görürse" gibi muğlak ifadelerle vatandaş neye göre cezalandırıldığını, neye göre denetlendiğini bilemez hâle gelir. Devletin görevi, vatandaşa daha fazla ceza kesmek değil, güvenli yollar sağlamak, adil denetim yapmak ve kaliteli eğitim vermektir. Bu üçlü yapı kurulduğunda kazalar da azalır, vatandaşın devlete güveni de artar; aksi hâlde, her yıl binlerce insanımızı kaybetmeye devam ederiz.

Aslında, burada konuştuğumuz mesele, yalnızca kara yolları ve trafikle sınırlı değil. Ülkemizde son yıllarda devlet kurumlarına geniş ama sınırları belli olmayan yetkiler veriliyor, aynı anda şeffaflık, katılımcılık ve vatandaş odaklı yaklaşım yeterince önemsenmiyor. Bunun en somut ve en önemli örneklerinden biri, 1 Haziran 2019 tarihinde Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle yürürlüğe konulan Kapadokya Alan Başkanlığı uygulamasıdır. Kapadokya, yalnızca Türkiye'nin değil dünyanın kültürel mirasıdır, UNESCO listesinde yer alan, her yıl milyonlarca turistin ziyaret ettiği, binlerce ailenin geçimini sağladığı büyük bir hazine burası. Peribacalarıyla, yer altı şehirleriyle, gökyüzüne süzülen balonlarıyla asırlardır bu topraklarda var olmuş medeniyetlerin izlerini taşıyor Kapadokya; turizmle geçinen, doğasıyla, esnafıyla yaşayan bir yer. Bugün o hazine, plansızlık ve bürokrasi altında maalesef eziliyor. Alan Başkanlığı kurulurken bölge insanı çok umutluydu, bölge korunacak ve gelişecekti ama bugün geldiğimiz noktada Kapadokya'da yaşayan turizmciler şunu söylüyor: "Alan Başkanlığı yıkıyor, Alan Başkanlığı engelliyor." Ama bugün Kapadokya'da küçük bir pansiyon açmak isteyen kişinin, esnafın sadece kurallara uyması yetmiyor, bürokrasiyi aşmak için mücadele etmesi gerekiyor. Yeni proje çizdiriliyor, basit onarım dilekçesine aylarca cevap bekleniyor, kiracısı çıkmış mülk sahibi otelini kendisi işletmek istediğinde eski ruhsat geçersiz sayılıyor. Şu anda Kapadokya'da bir işletme sahibinin basit bir boya badana için bile beklemesi gereken süre altı ay ile iki yıl arasında. Birçok pansiyon bu yüzden bir yılı aşkın süredir kapalı ama bu Türkiye gerçekliğinde o esnafın bekleyecek maalesef zamanı yok çünkü hayat devam ediyor, çocuklar okula gidecek, krediler ödenecek, bu esnafın hayatını idame etmesi gerekiyor.

Bakın, sadece Göreme'de 300'e yakın küçük pansiyon var. Bunların çok büyük kısmı 1957 ile 1976 yılları arasında yapılmış taş binalar. O yıllarda yapı kullanma izni zorunlu değildi. Alan Başkanlığı kurulmadan önce Yatırımlar ve İşletmeler Genel Müdürlüğü yerinde inceleme yaparak süreci sonuçlandırırken şimdiyse Kapadokya Alan Başkanlığına görüş sormakta. Kapadokya Alan Başkanlığı da yüksek oranda olumsuz görüş veriyor. Bir zamanlar yapı kullanma izni gerekmeyen 1970'li yılların taş yapıları günümüzde butik otel, pansiyon olarak faaliyette olan işletmeler fiilen ruhsatsız sayılıyor yani yok sayılıyor, kazanılmış haklar çiğneniyor, insanlar cezalandırılıyor ama büyük otel projelerine bakıyoruz, onlar ruhsatlarını alıyor, faaliyetlerine başlıyor. Küçük pansiyon, butik otel, yerel girişimci, onlar bürokrasiyle boğuşuyor.

Büyük işletmelerin önemini reddetmiyorum ancak bölgede doğan, büyüyen, o toprakları iyi bilen halkın bölge turizmine dâhil olması doğal bir zorunluluk. Tabii ki ilgili kurumlar gereken kuralları koymalı, denetimleri yapmalı ve düzeni sağlamalı ancak mevcut durumda cezalar var, çözüm yok; yasak var, rehberlik yok. İşte, tam da konuşmamın başında söylediğim mesele burada tekrar karşımıza çıkıyor: Devletin görevi sadece cezalandırmak ve yasaklamak değil rehberlik etmek, yol açmak, adaletli davranmaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edin lütfen.

Buyurun.

BURAK AKBURAK (Devamla) - Teşekkürler.

Kapadokya halkı düzenleme bekliyor. 1976 yılı öncesi yapılar için Yapı Kullanma Belgesi şartı kaldırılmalı, basit onarımlar belediyelere devredilmeli, küçük işletmeler için ayrı bir prosedür getirilerek yerel esnaf desteklenmeli. Kapadokya Alan Başkanlığının süreci uzatan değil yol gösterici bir yapıya evrilmesi gerektiğini söylüyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)