GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:44
Tarih:07.01.2026

ÖZNUR BARTİN (Hakkâri) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; iktidarın trafik güvenliği ambalajıyla önümüze getirdiği ancak özünde yine ceza tahsilat ve yurttaşı haraca bağlama mantığıyla kurgulanmış kanun teklifi üzerine söz almış bulunuyorum.

Siz burada rakamlarla, artırılan para cezalarıyla ve istatistiklerle uğraşırken Hakkâri'de, Van'da, Şırnak'ta ve birçok kentte halkımız beyaz bir esaretin ve iktidarınızın kapkara ihmallerinin altında can çekişiyor. Sizin iktidarınız kar altında kalmıştır, biz ise kar aydınlığında bir ülke inşa etmeye kararlıyız, yeminliyiz. Siz bu kürsüden reform masalları anlatırken Hakkâri'de onlarca yerleşim yerinin yolu günlerdir kapalı, yurttaşlar hastaneye gidemiyor, çocuklar buz kesmiş evlerde hayata tutunmaya çalışıyor. Taşbaşı köyü İde mezrasında devasa bir çığ düştü, evler, ahırlar yerle bir oldu, 120 küçükbaş hayvan öldü. Maden işçileri şantiyelerde kalıp imdat çığlığı atıyordu. Çukurca'da çiftçinin serası, emeği, rızkı karın ağırlığına dayanamayıp çöktü. Peki, sizin sosyal devletiniz neredeydi? Sizin iktidarınız sadece ceza keseceği, vergi toplayacağı zaman mı Hakkâri'yi hatırlıyor. Buradan iktidara açıkça çağrıda bulunuyoruz: Eğer samimiyseniz bu kanun teklifine derhâl bir madde ekleyin. Başta Hakkâri ve bölge kentleri olmak üzere yoğun kar yağışı nedeniyle hayvanlarını ve mahsulünü kaybeden, seraları çöken, evleri ve iş yerleri maddi zarara uğrayan tüm yurttaşlarımızın zararlarını kayıtsız şartsız tazmin edin. Buyurun gerçek hizmet budur, halkın yanında durmak da budur. Daha da vahimi Yüksekova Cumhuriyet Mahallesinde yaşananlardır. Kışın en sert günlerinde bir mahalleyi günlerce elektriksiz bırakmak, ardından utanmadan kaçak elektrik iftirasıyla yurttaşı topluca cezalandırmaya kalkmak bir kamu yönetimi değil doğrudan bir rehin alma politikasıdır. Bu zifiri karanlık sadece sokakları değil sizin hesap verebilirliğinizi de örtmektedir

Sayın milletvekilleri, getirdiğiniz teklif trafik güvenliğinden bahsediyor. Gelin, size Van-Hakkâri kara yolunda yaşanan ölüm gerçeğini anlatayım: O yol artık bir ulaşım güzergâhı değil bir katliam hattıdır. Daha bir ay önce 30 Kasımda Zernek Barajı'nda Furkan Özdemir, Rojhat Durğun ve Cihat Durna'yı kaybettik 20'li yaşlardaki bu gençler 100 metrelik uçurumun kenarında tek bir koruyucu bariyer olmadığı için baraj gölüne düştüler. 16 Kasımda Sere Solan'da kaya düşmesiyle 2 yurttaşımız, 27 Ekimde Zernek'te 3 yurttaşımız daha yaşamını yitirdi, 25 Aralık gecesi 23 yaşındaki Sude Ezgi Değirmenci Zap suyunun hırçın sularında yaşamını yitirdi. Neden peki? Çünkü uçurumlu bölümlerde temel yol güvenliği önlemleri hâlâ alınmadı. Bakanlık "Çalışmalar sürüyor." diyerek ölümleri izliyor. Eğer çalışmalar sürüyorsa her hafta bu yollarda biz neden canlarımızı yitiriyoruz? Bu ölümler artık kader değil birer cinayettir. Van-Hakkâri yolunda ölen gencecik insanların canı sizin müteahhitlerinizin hırsından daha mı ucuz? Sizin güvenlik anlayışınız bariyer yapmaktan değil sadece ceza makbuzu kesmekten mi ibarettir? Hakkâri'yi karın altında, Yüksekova'yı karanlıkta, Derecik'i kar enkazında bırakan bu anlayış hangi yüzle kamu yararından bahsedebilir? Sizin iktidarınızın yegâne hedefi yurttaşı hizmet alan değil, ceza kesilen ve susturulan bir tebaaya dönüştürmektir. Türkiye'de trafik kazaları bir sistem sorunudur. Siz ise bu yapısal krizi çözmek yerine, cezaları artırarak bütçe açığınızı kapatma derdindesiniz. Zenginlerin, nüfuz sahibi olanların karıştığı kazalarda cezasızlık zırhını kuşandıran bu düzen yoksul halka, köylüye, emekçiye gelince aslan kesiliyor. Şunu iyi bilin: Hakkâri'yi karanlığa, yolları ölüme, halkı kar altında kaderine terk eden bu talan düzenini biz değiştireceğiz. Sizin yıkıntıya çevirdiğiniz kentleri demokratik, adil ve özgür bir yaşamla yeniden inşa edeceğiz. Yeni yaşamı kurana dek susmayacağız, durmayacağız, mutlaka başaracağız. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)