| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 44 |
| Tarih: | 07.01.2026 |
CHP GRUBU ADINA CEVDET AKAY (Karabük) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Öncelikle, az önce Orhan Yegin Vekilimin konuştuğu vergi aslı ve cezalarının silinmesiyle ilgili konuya bir açıklık getirmek istiyorum: Vergi aslı ve cezaları 2013 yılından 2023 yılına kadar uzlaşma yoluyla silinmiştir; bu, Gelir İdaresi Başkanlığının resmî verilerinde var. Bunun 2,5 milyarı bunun vergi aslıyla ilgili silinme, geri kalan yaklaşık 5 milyarı da vergi cezalarıyla ilgili silinmelidir yani 7 milyar 506 milyondur uzlaşma yoluyla silinen.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Toplam 7,5 milyar lira.
CEVDET AKAY (Devamla) - Bizim bütçe görüşmelerinde Plan ve Bütçe Komisyonunda torba yasayla vergi asıllarında artık uzlaşma yoluyla silinme olayından da vazgeçilmiştir. Bu doğru bir karardır, bunu bir açıklığa kavuşturmuş olalım. Asıl bizim itiraz ettiğimiz konu da vergi muafiyet, istisna ve indirimler yoluyla tahsilinden vazgeçilen vergi alacaklarıdır yani bütçede bizim vergi harcaması olarak yer alan kalemlerdir. (CHP sıralarından alkışlar) 2025 yılında bu rakam 3 trilyon 5 milyardı; 2026 yılında da -az önce Ertuğrul Vekil de söyledi- 3 trilyon 597 milyar. Bizim burada itiraz ettiğimiz kısım, kurumlar vergisiyle ilgili olan kısım. 2025'te 701 milyar, 2026'da 768 milyar. Bunların büyük bir bölümü de -bu muafiyet, istisna ve indirimlerin- KÖİ ve yap-işlet-devret projeleri yapan firmalara yöneliktir; biz buna karşıyız. Bu 768 milyarın emeklilere verilmesini istedik. (CHP sıralarından alkışlar)
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Bravo!
CEVDET AKAY (Devamla) - Her bir emekliye 46 bin TL para verebilirdik, ikramiye verebilirdik yani ramazanda 23 bin, Kurban Bayramı'nda 23 bin olarak; bu teklifler reddedildi, bir kere bunu açıklığa kavuşturmuş olalım.
Emekli derin bir yoksulluk içerisinde yani hayatını geçirmeye, idame ettirmeye devam ediyor. Bir taraftan da bunların alacağı zamlar, en düşük emekli aylıkları dâhil, kamu çalışanlarının dâhil alacağı zamlar da TÜİK'in açıkladığı enflasyon verilerine bağlı olarak hareket ediyor. Bu veriler olduğundan daha düşük tespit ediliyor; hesaplama yöntemleri ve madde sepetiyle ilgili şeffaflık yok; bilimsel kuruluşların açıkladığı oranlar çok daha farklı ve hissedilen oranlar da çok daha farklı.
Bakın, burada TÜİK'in oranı yüzde 30 yani 30,89 esasında, burada ENAG'ın hesapladığı yüzde 56,14; aradaki fark 25 puan. Emekli TÜİK'in açıkladığı bu orana göre zammını alacak ve hak ettiğinden daha az zam alıyor. Bakın, 2025 yılından bu yana emeklinin cebinden çıkan para; sadece ortalama enflasyon oranına göre -ki yüzde 34 civarındadır- bu en son verilen zamlar dâhil 5 bin TL cebinden para çıkmış. Siz bunun 2 bin TL'sini veriyorsunuz, 3 bin TL'sini vermiyorsunuz. 2 bin TL'yle ne olacak? Bakın, yanlış tabelalarla doğru sonuç alamazsınız, doğru istikamete gidemezsiniz; buradaki enflasyon oranıyla oynamalarla da enflasyonu düşüremezsiniz, yoksulluğu bitiremezsiniz. Artık Türkiye'de dipsiz bir yoksulluk var ve emekli, işçi, dar gelirli perişan durumda; bunu bir kere ifade etmiş olalım. Ayrıca, bu kayıp yüzde 16 civarında bir kayıp, bu kayıp giderilmediği gibi... Bizim önergelerimiz neydi? En düşük emekli aylığının net asgari ücret tutarında olmasıydı. Şimdi asgari ücret yeterli değil, 28.075 TL'ye çıkardınız ama bu vereceğiniz zamla enflasyon oranında bile 21.968 TL vermeniz gerekirdi, onu da vermiyorsunuz. Bu oranın süratle gözden geçirilmesi gerekiyor. Sefalet içerisinde yaşayan emeklinin... İşte, burada konuşmacılar bahsetti, kimi emeklinin Ulus'ta ucuz otellerde kaldığından. İnanın, garda ve hastanelerde geceleyen emeklilerimiz var, geçinemiyorlar, sıkıntı içerisindeler, bunun gözden geçirilip ve net asgari ücret tutarına bağlanması gerekir.
Seyyanen zam sözü verildi, değil mi, otuz bir ay önce, "İntibak yasası getirilecek." denildi; emekliye bu seyyanen zamlar verilmedi. Şimdi, burada 9 bin küsur liralık, 9.137 TL'lik bir seyyanen zam verilmesi durumunda en düşük emekli aylığı net asgari ücretle eşitlenecek ve hiç olmazsa emeklimiz, dar gelirlimiz, çalışanımız biraz refah içerisinde olacaktır diye düşünüyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edin lütfen, devam edin.
CEVDET AKAY (Devamla) - Burada faiz giderleri almış başını gitmiş. 2 trilyon 742 milyar faiz var bütçede. Şimdi, Varlık Fonu görüşülecek önümüzdeki hafta, 14'ünde Plan ve Bütçede. 2024 rakamlarına göre, ikinci hazine dediğimiz Varlık Fonu'nun da 366 milyar faiz ödemesi var. Siz bunları ortadan kaldırmadan nasıl enflasyonla mücadele edeceksiniz? Enflasyonu ücretleri baskılayarak durduramazsınız. Enflasyonun sebebi fütursuz kamu harcamaları ve karşılıksız para basımlarıdır. Grup Başkan Vekilimiz Gökhan Bey bahsetti, 62 milyar dolar KKM zararından bahsetti. Bu yüzden, Merkez Bankası para basmak zorunda kalmıştır bu ödemeler için ve enflasyon körüklenmiştir. Yapısal reformlar yapılmadan enflasyonla mücadele olmaz ve dolayısıyla da emekli, işçi, dar gelirlinin durumu da düzelmez. Bu önlemlerin iktidar tarafından alınması gerekiyor ve araştırma önerimizde de bu konunun araştırılması mutlaka yapılmalı. Sosyoekonomik, sosyopolitik, sosyokültürel yapı araştırmalarıyla bu sorunun giderilmesi gerek. (CHP sıralarından alkışlar)