| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 44 |
| Tarih: | 07.01.2026 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA MEHMET ZEKİ İRMEZ (Şırnak) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Ekranları başında bizleri takip eden Türkiye halklarını ve cezaevlerinde şu an alıkonulan siyasi tutsak yoldaşlarımı saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
Şunu çok iyi biliyoruz ki şu an bu kürsüde olup konuşmak isteyen, derdini, çilesini bu önergeye "hayır" oyu vermek isteyen milletvekillerine anlatmak isteyen milyonlarca emekli bizleri izliyor, dinliyor ve takip ediyor. Tabii, onların bunu halka anlatmalarına gerek yok çünkü ekonomik krizin, yoksulluğun, gerçek anlamda darboğazın herkes farkında ama bu sıradakiler, iktidar milletvekilleri gerçekten farkında değil; gerçi onlar da biliyor, görüyor ama işlerine gelmiyor. Biz yine de emeklinin derdini anlatmaya, çözüm için direnmeye ve mücadele etmeye devam edeceğiz.
Son günlerde Diyarbakır'da kendisine mikrofon uzatılan bir emekli amcanın anlattıklarını özellikle iktidar milletvekillerine, bu grup önerisine "hayır" oyu verecek olan milletvekillerine gerçekten anlatmak istiyorum, onlarla paylaşmak istiyorum. Emekli amca diyor ki: "Şimdi bize sorabilirsiniz bu saatte siz bu kahve köşelerinde ne yapıyorsunuz diye. İnanın, ben torunlarımla beraber yaşıyorum, onların sofrasına hiçbir katkım olmamış, olmadığı için onlar daha yatarken evden çıkıp işte böyle kahve köşelerinde sobanın etrafında arkadaşlarla birlikte oturuyoruz çünkü bizde yüz kalmadı yani eve yarım kilo zeytini bırakacak gücüm kalmadı. Bu, beni sıkıyor, ben bundan utanıyorum. Artık değil askıda ekmeğe, askıda elbiselere bile muhtaç duruma düşürdü bizi şu anki muktedirlerimiz." Yani, emekli bu duruma getirilmiş. "Biz, bunu hak etmedik. Zamanında, otuz sene, kırk sene prim ödedik, hizmet verdik, emekli olup bir köşede rahat edeceğiz diye yaptık ama bizi, geçmiş günlerimizi arayacak duruma düşürdüler." Gerçekten utanması gereken, bu soru önergesine "hayır" oyu verebilecek olan milletvekilleri. Böyle bitiyor sözleri emekli amcanın. Emekliler, bu iktidar döneminde, gerçekten, ekmeğe de giyeceğe de muhtaç edildi. Emekliler geçinemiyorlar, barınamıyorlar ve hakikaten yaşayamıyorlar. İnsanlar onurlarıyla sınanır hâle getirilmiş durumda. Emekli amca "Torunlarıma bakacak yüzüm yok." diyor. Hâlbuki, utanması gereken o değil, bu devasa soruna çözüm bulmayanlar, emekliyi bu hâle düşürenlerdir. Şu an, yoksulluk sınırı neredeyse 100 bin lira, açlık sınırı 40 bin TL'ye dayanmış durumda. Zamlı hâliyle en düşük emekli maaşı ise 18.938 TL.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.
MEHMET ZEKİ İRMEZ (Devamla) - Yani, reva görülen bu maaş aslında emekliyi ölmeden mezara sokmak
demektir. Uzağımızda değil, Ankara Ulus'ta, emekli maaşları kiralık ev tutmaya yetmeyen sayısız emekli, otel köşelerinde yaşamını idame ettirmeye çalışıyor. Gerçekten utanılması gerekenler var. Allah'tan reva mıdır, bunu özellikle iktidar milletvekillerine sormak istiyorum.
Ben, tekrar, vicdan sahiplerini önerge oylamasında hakikate sırtını dönmemeye, emekliyi yüzüstü bırakmamaya çağırıyorum diyerek Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.(DEM PARTİ ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)