| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 43 |
| Tarih: | 06.01.2026 |
İYİ PARTİ GRUBU ADINA YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Sayın Başkan, muhterem milletvekilleri; öncelikle 2026 yılının Meclisimize, memleketimize, aziz Türk milletine ve dünyaya huzur, barış, mutluluk, refah getirmesi için dua ve temennide bulunuyorum.
Sayın Başkan, muhterem milletvekilleri; bu ülkede artık rakamlar yalan, hesaplar yalan, planlar yalan ama bir şey var ki yalan değil; açlık gerçek, yoksulluk gerçek. Bunu ben söylemiyorum, bunu çarşı söylüyor, pazar söylüyor, mutfak söylüyor, kiralar söylüyor, faturalar söylüyor. Bakın, bu ülkede 4 kişilik bir aile sadece karnını doyurmak için 30 bin liradan fazla paraya muhtaç. Ev kirası ekle, doğal gaz ekle, elektrik, ulaşım, ilaç ekle babam ekle. Yoksulluk sınırı 100 bin liraya dayanmış. Peki, emekliye ne verdiniz efendim? 18.900 küsur; günlük 68 lira, 68 lira, bahşiş olarak bile bu parayı artık vermiyorsunuz, utanıyorsunuz ama milyonlarca emekliye günlük 68 lirayı reva görüyorsunuz. Asgari ücretli ne kadar alıyor? 28 bin küsur. Bu mudur sosyal devlet, adalet, vicdan? Şimdi, asıl utanca gelelim. SGK emeklisine ne verdiniz? Yüzde 12,19 zam. Bu zam değil, bu sadakadır. 2025'in sonunda asgari ücret 22.104 liraydı, en düşük emekli maaşı da 16.681, aradaki fark 5.200 liraydı geçtiğimiz yılın başında. 2026'da bu yıl ne yaptınız? 28.075 asgari ücret, emekli maaşı 18.938, fark 9.137 lira. Ne yaptınız siz? Farkı tam 2'ye katladınız. Emekliyi iki büklüm ettiniz, insanların belini kırdınız, sonra çıkıp diyorsunuz ki "Enflasyon düştü." Hangi enflasyon, TÜİK'e göre mi yoksa halkın yaşadığı gerçek enflasyona göre mi? Aralık ayı enflasyonunu TÜİK 30,89'u buldu aralıkla birlikte. ENAG ne diyor? Yıllık yüzde 56,14. Peki, kira artışları? Yüzde 34,88. Gıda nerede? Enerji nerede? İlaç nerede? Hepsi bunun çok çok üzerinde. Efendim, emekliye yüzde 12 verdiniz, bu, yaşam hakkına darbedir.
Şimdi, bir de seyyanen zam meselesi vardı; geçmişte memurlara verip emeklilerine vermediğiniz, her defasında da söz verdiğiniz hâlde yerine getirmediğiniz 8.077 lira. Seyyanen zam bu işin tek çözümüdür, aksi de zaten kabul edilemez. Emekli bu ülkenin evladıdır, bu ülkeye hizmet etti; ahir ömründe istediği şey, yalnızca asgari ve insanca yaşayabilmek. Açık ve net söylüyorum: Emekliye verilen bu zam bir lütuf değil, tercih değil, zaruret olacaktır; vermeniz gereken rakam açlık sınırıdır, 30 bin liradır. Seyyanen zamla birlikte en düşük emekli aylığı açlık sınırına çekilmelidir. Asgari ücret ise açlık sınırının mutlaka en az yüzde 25 üzerinde olmalıdır. Rakamlarla oynamayı bırakın, istatistiklerle makyaj yapmayı bırakın, bu ülkenin insanıyla oynamayı bırakın, emeklinin sofrasıyla oynamayı bırakın, torununun harçlığıyla, onuruyla oynamayı bırakın. Ya emekliye insanca seyyanen bir zam verin ya da bu politikalarla, bu vurdumduymazlıkla emekliyi ölüme mahkûm ettiğinizin tescilinin altına utanmadan imza atın.
Efendim, her defasında kınadığınız, tabiri caizse sövdüğünüz eski Türkiye'de rakamlar nasıldı biliyor musunuz?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Devamla) - Tamamlayayım.
BAŞKAN - Buyurun.
YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Devamla) - O eski Türkiye'de 2002'de örneğin en düşük emekli maaşı 257 lirayken asgari ücret 187 liraydı. En düşük emekli maaşı asgari ücretin en az 1,3 katıydı ve satın alma gücü olan bir emekli aylığıydı. Buradan 2026 yılıyla alakalı, emekli aylıklarıyla ilgili milyonlarca insan sizin kararınızı bekleyecek. Gelin, bu araştırma önergesine de "evet" deyin, emeklilerin en az asgari, yaşayabileceği, açlık sınırında ücretleri verin diyor, heyeti saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti, CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)