GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:43
Tarih:06.01.2026

YENİ YOL GRUBU ADINA SELÇUK ÖZDAĞ (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; grup önerimiz üzerine söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bu grup önerisinin niçin verdik? Biliyorsunuz, bütçe görüşmeleri yapıldı burada. Bütçede noktasına virgülüne, paragrafına, sayfasına dokunulmadan bütçe geçti buradan. Hatırlarsanız eğer, AK PARTİ'li milletvekilleri ve hatta Cumhurbaşkanı Yardımcısı Komisyonda şöyle söylüyorlardı: "Muhalefetin bu söylemiş olduklarından istifade edeceğiz ve bunları değerlendireceğiz. Gelecek seneki bütçemizde bunu da mutlaka ki sayfalarımızda göreceksiniz." Ne zaman? 2023 bütçesinde. 2024 bütçesinde de aynı cümleleri sarf ettiler. 2025 bütçesinde de aynı şeyi söylemek istiyorlardı fakat bu sefer şöyle söylediler, dediler ki: "Zaten demokratik ülkelerde böyle olur; hükûmet bütçeyi getirir, kimseye dokundurmaz ve olduğu gibi geçer." Niye önceden böyle söylemediniz de şimdi bu şekilde bir yaklaşım tarzı sergiliyorsunuz? Şundan dolayı değerli arkadaşlar: Çünkü kuvvetler ayrılığı ilkesi vardır biliyorsunuz demokratik ülkelerde; yasama, yürütme ve yargı vardır. Kuvvetler ayrılığı ilkesine de herkesin uyması gerekmektedir yani yürütmenin çifte standartlı olmaması gerekiyor, yasamanın çifte standartlı olmaması gerekiyor, aynı zamanda yargının da bağımsız, objektif ve tarafsız olması gerekiyor. Peki, Türkiye'de bu kuvvetler ayrılığı ilkesi tam ve kâmil manada işliyor mu? İşlemiyor. Neden? Yürütme, yasama ve yargıya müdahale ediyor. Nasıl müdahale ediyor, söyleyeyim size. Bu belediyelerle ilgili, eğer hatırlarsanız, burada bütçeyle ilgili konuşmamı yaparken oradan AK PARTİ'li arkadaşlar bana seslendiler "Biz bu konularda adiliz." dediler, "Tarafsızız." dediler, "Objektifiz." dediler. Hangi konularda? Mesela, belediyelerin almış olduğu kredilerle ilgili. Nereden alıyorlar kredileri belediyeler? Bir yandan İller Bankasından alıyorlar; ödenekler, bir diğer yandan devlet bankalarından alıyorlar, bir diğer yandan da yurt dışındaki bankalardan daha düşük faizli krediler getiriyorlar. Bununla ilgili olarak, bu belediyeler 2004 yılından 2019'a kadar çoğunlukla Adalet ve Kalkınma Partisinin elindeydi ama 2019 yılında belediyeler el değiştirdi yani muhalefet partileri de burada söz sahibi olmaya başladılar ve o günden itibaren çifte standart başladı. Neyin çifte standardı? Yürütmenin çifte standardı. Bunu Covid'de de gördük. Covid'de belediyeler bazı konularda, sosyal yardım konularında veyahut da ayni ve nakdi yardım konularında faaliyetlere geçince oradan hükûmet hemen dedi ki: "Sen kesinlikle paralel bir devlet kurmak istiyorsun, sana müsaade etmem." Aynısını... Şimdi, belediyelerde ne yapıyorlar? Devlet bankalarındaki kredileri almak isteyen belediyelere çifte standartlı davranıyorlar. "Yo, davranmıyoruz." dediniz, değil mi? O zaman gelin, bu araştırma önergesine "evet" oyu verin, hep beraber araştıralım ve sizin dedikleriniz doğru çıkarsa biz sizden özür dileyelim. Hakikaten Türkiye'de belediyelerde tarafsız, objektif bir yürütme var diyelim ve sizden özür diyelim. Ama böyle olmadığını göreceksiniz, nasıl? Ben soru önergeleri veriyorum: "Devlet bankalarından kullanılan kredilerden kimlere, hangi belediyelere kredi verildi, hangilerine verilmedi?" diyorum, cevap yok. "Peki, aynı zamanda, dünya bankalarından kredi almalarda hangi belediyeler kredi almak istediler? Bununla ilgili mevzuat hazretlerini tamamladılar? Sayın Cumhurbaşkanı hangilerine imza atmadı?" diyorum, yine cevap yok.

Bununla ilgili olarak aynı zamanda "Silkeleyin." dediniz. Ne zaman söylediniz bunu? Bu silkeleme meselesini çok daha önce yapacaktınız. Ne zaman yapacaktınız? 2004 yılından itibaren, 2019 yılına kadar bu silkeleyin... Yani nedir? Bu, vatandaşların, belediyelerin Sosyal Güvenlik Kurumu vergilerini o zaman kuruş kuruş, lira lira, para para almış olacaktınız. Peki, bunları aldınız mı? "Aldık." diyorsunuz ama almadınız. Gelin, bunu ispat edin. Ben soru önergeleri verdim, şu ana kadar bakanlar bana cevap vermediler. Neden vermiyorlar? Oysaki, Anayasa'yla teminat altına alınmadı mı? "Soru önergeleri on beş gün içinde cevaplandırılır ve makul cevaplar verilir." denilmedi mi? Denildi. Şimdi, makul cevaplar vermediğinizi gördüğümüze göre, gelin, bizim bu söylemlerimizi, bizim bu araştırma önergemizi çürütmek için, siz, bu araştırma önergemize "evet" oyu verin ve belediyeler arasında ayrım yapmadığınızı gerek İller Bankasındaki tasarruflarda gerek devlet bankalarının vermiş olduğu kredilerde gerekse yurt dışından gelen kredilerde, yurt dışından getirilen veya alınması gereken bankalardaki kredilerle ilgili Cumhurbaşkanının bu konuda tarafsız olduğunu, objektif olduğunu ve hakikaten doğru bir iş yaptığını yani AK PARTİ'li belediyelere de imzaladığını, CHP'li belediyelere de imzaladığını veya MHP'li belediyelere, HDP'li belediyelere veya başka partilerin belediyelerine... Ki burada da bir çifte standart var arkadaşlar, onu da söyleyeyim: Biliyorsunuz, 2024 yılında belediye başkanlığı seçimleri oldu, burada da operasyonlarla karşı karşıyayız, siyasi mühendisliklerle karşı karşıyayız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.

SELÇUK ÖZDAĞ (Devamla) - Tamamlayacağım efendim.

BAŞKAN - Buyurun.

SELÇUK ÖZDAĞ (Devamla) - Teşekkür ederim.

Nasıl mı? Söyleyeyim size: Bir yandan şehir silkelemede çifte standart yapıyorsunuz, şu, şu, şu belediyelerden vergi almıyorsunuz, alsanız bile takaslarla o belediyelerin alacaklarını çok rahat bir şekilde azaltıyorsunuz ama rakip gördüğünüz muhalif belediyelerle ilgili olarak da o belediyenin alacaklarını çoğaltıyorsunuz. Oysaki siz kimi cezalandırıyorsunuz biliyor musunuz? Siz kesinlikle o halkı cezalandırıyorsunuz yani İzmir'i cezalandırıyorsunuz, Manisa'yı cezalandırıyorsunuz, Mersin'i cezalandırıyorsunuz, İstanbul'u cezalandırıyorsunuz, orada sadece CHP'li belediyeleri veya HDP'li belediyeleri... Ki onların da belediyeleri kalmadı ya!

Şimdi, siyasi mühendisliğe gelince de söyleyeyim: O günden bugüne yani 31 Mart 2024 tarihinden itibaren hemen hemen Saadet Partisinin, İYİ Partinin, Yeniden Refah Partisinin hatta DEM PARTİ'nin... Onlara kayyum atayarak veya bazılarını korkutarak, bazılarına havuç üzerinden bunları transfer ederek akşamleyin terörist olanların sabahleyin sütten çıkmış ak kaşık gibi zem zem suyundan çıktıklarını gözlemliyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SELÇUK ÖZDAĞ (Devamla) - O nedenle, bu çifte standartlara karşı bizim iddiamızı çürütmek istiyorsanız araştırma önergemize "evet" oyu vermenizi bekliyoruz. "Evet" oyu vereceğinizi tahmin ediyorum çünkü siz objektif bir iktidarsınız, tarafsız bir iktidarsınız ve siz tarafsızlıkla beraber de bağımsız bir iktidarsınız diyor, saygılar sunuyorum.

Teşekkür ederim. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)