GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:42
Tarih:24.12.2025

ŞERAFETTİN KILIÇ (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kamuoyunda "11'inci yargı paketi" olarak bilinen Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi'nin 13'üncü maddesi üzerine söz aldım. Genel Kurulu ve adalet bekleyen aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, adalet mekanizmasına duyulan güven yalnızca kanunların varlığıyla değil, bu kanunların bağımsız, tarafsız ve makul sürede işleyen mahkemeler eliyle uygulanmasıyla mümkündür. Bugün toplumun geniş kesimlerinde hissedilen adaletsizlik duygusunun temelinde mahkeme süreçlerinin uzunluğu, kararların öngörülemezliği ve yargı mercilerinin yürütmeden bağımsız hareket edip edemediğine dair ciddi soru işaretleri yatmaktadır. Aynı dosya türlerinde farklı mahkemelerden çıkan çelişkili kararlar, yıllarca süren yargılamalar ve infaz aşamasında ortaya çıkan keyfî uygulamalar vatandaşın adalete olan inancını derinden sarsmaktadır. Oysa adalet geciktiğinde telafisi zor bir hak kaybına dönüşür; geç gelen adalet, adalet olmaktan çıkar. Mahkeme süreçlerinin hızlandırılması yalnızca usuli bir mesele değil, doğrudan doğruya insan onurunu ve hukuki güvenliği ilgilendiren bir zorunluluktur. Bununla birlikte, yargı bağımsızlığının tartışmalı hâle geldiği bir zeminde ne hızlı karar ne de sert ceza toplumsal vicdanı rahatlatabilir. Hâkimin karar verirken yalnızca dosyaya, hukuka ve vicdanına bağlı olması gerekirken idari, siyasi veyahut kurumsal baskı algısı oluştuğu anda verilen her karar meşruiyet kaybına uğramaktadır. Bu nedenle, yapılması gereken, yargıyı yalnızca yeni düzenlemelerle, geniş yetkilerle donatmak değil, yargı bağımsızlığını fiilen güvence altına alan, mahkemeleri siyasetin gündelik tartışmalarından arındıran ve vatandaşın "Hakkımı ararsam adil bir sonuç alırım." duygusunu yeniden inşa eden bir anlayış hâkim kılınmalıdır.

Değerli milletvekilleri, bu Meclisin asli görevi hukuki metinler üretmekten öte adaleti tesis etmektir. Bugün tartıştığımız metin ise bu beklentiyi karşılamamaktadır. Üzerinde konuştuğumuz on birinci yargı paketi yeni eşitsizliklere yol açmasın. 2023 düzenlemesinden yararlanan, suç maddeleri esas alınarak dosyası geç sonuçlanan kişilerin de kapsama dâhil edilmesi hukuki ve vicdani bir zorunluluktur. Keza, TCK 158 suçlarıyla ilgili fıkrayı yeniden kapsama alarak yüzlerce mağdur ailenin yüzünü güldürelim çünkü bu pakette önlem olarak belirtilen tedbirler alınmadığı için bu kişilerin çoğu mağdur duruma düşmüştür. Çoğu genç olan bu mağdurlar asıl dolandırıcılar tarafından kullanılan kişilerdir. Davaların ağır cezadan alınıp asliye cezaya verilmiş olması olumludur. Ancak, mağduriyetin giderilmesi hususunda yetersizdir çünkü bu düzenleme şeklî bir düzenlemedir. TCK/158 mağdurları uzlaşma kapsamına alınmalıdır. Mağdurların talepleri açıktır. Kimsenin cezasızlık gibi bir talebi de yoktur. Talep aynı suça eşit infaz hakkıdır. İhtiyaçlara cevap veremeyen her yasa yeni yasal düzenleme yapma mecburiyeti doğuracaktır. Bunu bir misalle anlatalım: Temel'in evinde musluk bozulmuş, damla damla akıyormuş, gece şıp şıp şıp sesi Temel'i uyutmuyormuş. Temel çözümü bulmuş, musluğun altına bir kova koymuş, ertesi gece kova dolmuş, taşmış, bu sefer de şapır şapır şapır ses başlamış. Temel yine çözüm üretmiş, kovanın altına bu sefer bir leğen koymuş, sabaha kadar ev göle dönmüş. Bu durumu öğrenen Dursun Temel'e sormuş: "Ula Temel, musluğu mu tamir ettirsen?" Temel cevap vermiş: "Olur mu uşağum, ona sıra gelene kadar ben üç düzenleme daha yaparım." Dolayısıyla, sorunun kaynağını çözemeyen her yasal düzenleme bir diğerine kapı aralıyor. Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo şudur: Yasalar temel bir ihtiyacı karşılamak üzere bütüncül biçimde ele alınmadığı için her seferinde geçici çözümlerle yamalanmış, sonuçta 40 yamalı bohçaya dönmüştür. Bu düzenlemenin açığını kapatmak için çıkarılan her yeni düzenleme bir başka boşluğu doğurmuş, hukuk kendi içerisinde tutarlılığını kaybetmiştir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ŞERAFETTİN KILIÇ (Devamla) - Oysa hukuk yamayla değil, ihtiyacı doğrudan tespit eden sade, öngörülebilir ve tutarlı düzenlemelerle ayakta durur. Aksi hâlde her yeni yasa bir öncekini düzeltmek için çıkarılan bir itirafa dönüşür ki...

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve CHP sıralarından alkışlar)