| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 42 |
| Tarih: | 24.12.2025 |
ÖMER FARUK HÜLAKÜ (Bingöl) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri ve kıymetli halklarımız; hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlamak istiyorum.
Sözlerime Bingöl'ün büyük bir değerinden bahsederek başlamak istiyorum, Rençber Aziz'den başlamak istiyorum. Rençber Aziz şöyle derdi: "Dedim Anayasa, dedi 'Nerede?'. Dedim vatandaşsın, dedi 'Defterde.' Dedim hak adalet, dedi 'Lo bırak be.'" (DEM PARTİ sıralarından alkışlar) Şimdi geldiğimiz nokta da bu, 11'inci yargı paketi; 10 tane çıkardık, 11'inciyi çıkarıyoruz. Ülkede hukuk sisteminin adaletle bütün bağı kopmuş durumda. Getirilen kanun teklifleri çözüm üretmek bir yana yeni sorunların kaynağına dönüşüyor. Metin kalın, madde çok, iddia büyük ve toplumun beklentisi de çok net: Yargıya güven, adil karar, eşit muamele ama maalesef bu beklentileri karşılamıyor. Bir yandan sizin torba kanunlarınız, diğer yandan halkın dağları aşmış mağduriyetleri var. TCK 158 mağdurları, KHK mağdurları, disiplin affı bekleyen binlerce yurttaş, adli para cezası borçları var. Özetle hukukta sorun adına her şey var ama hukukun varoluş sebebi olan çözüm gücü yok. Siz ise sorun çözmek yerine daha da sorun üretmeye devam ediyorsunuz. O kadar büyük mağduriyetler var ki ve bu mağduriyetler o kadar geniş bir toplumsal alana yayılmış ki saymakla bitmez, anlatmakla tükenmez ancak dilimizin döndüğünce birkaç soruna değinmek istiyoruz: Ailelerle birlikte neredeyse 100 binlerce insanı bulan TCK 158 mağdurları uzun zamandır çözüm arıyor. Bütün taleplerine ve çağrılarına rağmen sessiz kalan iktidar karşısında çareyi platform kurmakta buldular ama talepleri uzlaşı ve hukuki bir başka çözüm. Bunun için her yolu denediler, taleplerini bizlere ulaştırdıkları gibi eminim sizlere de ulaştırmışlardır ancak iktidar onların bu haklı taleplerini görmezden gelmeyi tercih etti, on birinci yargı paketinde onlara gerçekçi bir çözüm bulmaya yanaşmadı. Toplumda "IBAN mağdurları" olarak bilinen bu yurttaşlar suç kastı olmaksızın hesaplarını kullandırdıkları için cezalandırılıyorlar. Bunlar sadece IBAN'larını verdikleri için cezalandırıyorlar. Asıl suçlular dışarıda ama onlar içerideler.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; toplumun çok büyük bir mağdur kesimi daha var, bu mağduriyeti yaratan ise bizzat iktidarın kendisidir; KHK mağdurlarından bahsediyoruz. 2016 yılından bu yana yaşadıkları sayısız sorun var. Haklarında hiçbir yargılama yapılmaksızın kararlar verildi, on binlerce insan ihraç edildi, masumiyet karinesi ve lekelenme hakkı başta olmak üzere birçok temel hakları ihlal edildi. Çoğunun özel işlerde çalışmasına dahi engeller çıkarıldı, her birisi sivil ölüme terk edildi. Aradan geçen yıllara rağmen iktidar hâlâ bu mağduriyetleri derinleştirmeye ve çözümsüz bırakmaya devam ediyor. On birinci yargı paketinde KHK mağdurları da görmezden gelindi. Disiplin affı bekleyen binlerce mapus ve aileleri de adalet arayışında. Onlar da her gün sosyal medya platformlarına yazıyorlar, mail atıyorlar ve her gün milletvekillerini telefonla arayarak çözüm bulmak için çabalıyorlar. Onlar da on birinci yargı paketine büyük umut bağlamışlardı ama onların da umudunu yıktı iktidar. Açık cezaevinden ayrılma, denetimli serbestliğe çıkma ve koşullu salıvermelerden faydalanma gibi infaz uygulamalarından yararlanabilmek için iyi hâlli olma şartı öngörülüyor, disiplin cezaları ise iyi hâli engelleyen başlıca sebeplerdendir. İyi hâlli olmadığına karar verilen yüzlerce mapus kademeli infaz sürecinden faydalanamıyor. Oysa disiplin cezası genel infaz usulleri karşısında ikinci nitelikte talidir. Esas itibarıyla, geçici olan disiplin cezaları uygulamada mapuslar için ikinci bir mahkeme hükmüne dönüşüyor. Disiplin cezası sebebiyle tahliye olamayan yurttaşlar da çözüm bekleyen bir başka kesim.
Sonuç olarak, önümüzdeki metin özgürlükleri genişletmiyor, eşitliği güçlendirmiyor, adaleti tesis etmiyor, toplumu dahi güvenli kılmıyor, devleti daha güçlü kılıyor. Bu Meclis korku üzerinden yasa yapmamalı, ceza üzerinden siyaset kurmamalı. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)