| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 42 |
| Tarih: | 24.12.2025 |
ERTUĞRUL KAYA (Gaziantep) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum.
Gaziantep'in düşman işgaline karşı gösterdiği direniş sadece bir savunma değil milletimizin özgürlük ve bağımsızlık uğruna neleri göze alabileceğini gösteren bir varoluş mücadelesiydi. Bu sebeple, gazilik unvanımız sadece şehrimizin değil aynı zamanda milletimizin zafer nişanesidir. Bu vesileyle, yarın gururla kutlayacağımız Gaziantep'imizin düşman işgalinden kurtuluşunun 104'üncü yıl dönümünde başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve aziz şehitlerimizi rahmetle ve minnetle anıyorum.
Değerli arkadaşlar, öncelikle YENİ YOL Grubumuz olarak 11'inci maddeye dair değişiklik teklifimize iktidarın destek vermesi hakkaniyetin gereğidir, bunu buradan bir kez daha ifade etmek istiyorum.
Değerli arkadaşlar, bugün "yargı reformu" diye adlandırdığımız bir torba kanunu konuşuyoruz yani yine bir reform iddiası. Değerli arkadaşlar, bir şeyin adına "reform" diyerek maalesef adı "reform" olmuyor. Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine geçtiğimiz 2018 yılından bu yana adına "reform" dediğiniz nice paketler açıkladınız, yasa tekliflerini yasalaştırdınız. "Türkiye büyüdü." dediniz, "adalet" dediniz, peki sonuç? Sonucu buradan size bir kez daha hatırlatalım: Bütçe açığı büyüdü, hazinenin borcu büyüdü, esnafın borcu büyüdü, küçük işletmecinin borcu büyüdü, çiftçinin borcu büyüdü, cari açık büyüdü, gelir dağılımı arasındaki uçurum büyüdü, çarşı pazar enflasyonu büyüdü, işsizlik büyüdü değerli arkadaşlar. "Faizi ve enflasyonu düşüreceğim." dediniz, şimdi ikisi de çift hanelere demir attı. "Bari rezervleri satayım." dediniz, kuru yine de dengeleyemediniz. "Faizi artırayım, bari kuru düşüreyim." dediniz, kuru da düşüremediniz, sonra "Biz zaten rekabetçi kur, yüksek kur istiyoruz." dediniz, o da olmadı değerli arkadaşlar. Olan maalesef milletimize oldu, bu milleti yoksulluğa mahkûm ettiniz, şimdi de iddianız yargı reformu.
Değerli arkadaşlar, niyetiniz gerçekten reform yapmaksa şu soruların cevabını buradan sizden alalım: Dün açıkladığınız açlık ücreti yanlışından dönecek misiniz? Asgari ücreti derhâl minimum 33 bin TL'ye çıkaracak mısınız? Yaklaşık 77 kez değişiklik yapılan Kamu İhale Kanunu'nu AB standartlarına uygun hâle getirecek misiniz? Tüm ihaleleri açık, şeffaf ve fırsat eşitliğine dayalı hâle getirecek misiniz yoksa yine, sadece üç beş kişiyi zenginleştirmeyi ülkeyi kalkındırmak sanmaya devam mı edeceksiniz? (YENİ YOL sıralarından alkışlar) Takipsizlik kararı almış, beraat kararı almış kanun hükmünde kararname mağdurlarını görevlerine iade edecek misiniz? Tüm kurumları Sayıştay denetimine açacak mısınız? Maliye politikanızda kurallarınız olacak mı? Mali kuralı getirip keyfîliği terk edecek misiniz? Kara delik hâline dönüştürdüğünüz Varlık Fonunu kapatacak mısınız? Bir diğer kara delik olan kamu-özel iş birliği projeleriyle ilgili ne yapacaksınız? Merkez Bankasını gerçekten bağımsız çalıştıracak mısınız yoksa yine, canınız sıkıldıkça başkanını görevden almaya devam mı edeceksiniz? TÜİK'i tam bağımsız bir kurum hâline getirecek misiniz? Kurumlar rakamlarla oynama alışkanlığını bırakacak mı yoksa vatandaşlara gerçekleri söylememeye devam mı edeceksiniz? Eş, dost ve partili kayırmacılığına son verecek misiniz? Kamuda işe alımlarda mülakatı kaldıracak mısınız? Arka kapıdan döviz müdahalelerini şeffaf bir şekilde açıklayacak mısınız? İlk kez Sayın Ali Babacan'ın dile getirdiği 128 milyar dolar meselesi yani. Merkez Bankası bilançolarından detay incelemeyle baktığımız zaman bu rakam tam 400 milyar doları buldu, bir tek kelam açıklama yok. Şeffaf olacak mısınız arkadaşlar? Merkez Bankası rezervlerini hangi kurdan, hangi yöntemlerle, kimlere sattığınızı açıklayacak mısınız?
Değerli arkadaşlar, gerçekten, bu ülkede reform yapacaksanız önce bu sorulara samimi ve doğru cevaplar vererek işe başlamanız gerekiyor. Değerli arkadaşlar, acı tablo maalesef, bu. Türkiye'nin hayrına olan devletin vatandaşına hesap verdiği, şeffaf olduğu, öngörülebilir, adil, Anayasa'ya ve yasalara bağlı bir yönetim sistemi inşasıdır. Türkiye'nin ihtiyacı, sadece yönetim sisteminin değişmesi de değildir; Türkiye'nin ihtiyacı aynı zamanda, yönetim zihniyetinin de değişmesidir.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)