GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:42
Tarih:24.12.2025

KAMURAN TANHAN (Mardin) - Ben de cezaevlerinde bizleri izleyen yoldaşlarımıza, tutsak edilen yurttaşlarımıza selamlarımı göndererek başlamak istiyorum.

Öyle bir adaletsizlik düzeni yaratılmış ki, kurulmuş ki mağdur olan herkes etkin bir soruşturma ve adil bir yargılama için mücadele etmek zorunda kalıyor. Öyle bir düzen kurulmuş ki 11 tane yargı paketiyle düzeltilemeyen, birçok eleştiri alan bir adalet düzeninden bahsediyoruz bugün. Tüm bu olumsuzluklar, itirazlar, şikâyetler bizi şu noktaya götürmektedir: Adaletin çivisi çıkmıştır Türkiye'de. Ve iktidar her seferinde şunu ifade ediyor: Etki analizinden bahsediyor "Etki analizi yaptık; şöyle oldu, böyle oldu." diyor. Ben de iktidarı şuna çağırıyorum: Bir kez olsun, bir gün olsun vicdan analizi yapın, vicdanınıza seslenin ve ona göre yasaları çıkarın diyorum.

Ceza ve infaz kurullarında görülmeyen, pek de duyulmayan bir zulmü bugün anlatacağım burada. Bilindiği üzere, otuz yıl ceza almış, cezalandırılmış birçok siyasi tutsak bulunmaktadır ve bu kararların çoğu sabıkalı devlet güvenlik mahkemeleri tarafından alınan kararlar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Mahkûm ettiği mahkemeler. Bu, cunta rejimi mahkemelerine rağmen yeniden yargılama yapılmadı AİHM kararları üzerine. Bu mahkeme kararlarının sonucunda birer müddetname düzenlendi, "Şu tarihte çıkacaksınız." denildi ama o tarih geldiğinde bu sefer oluşturulan paralel mahkemelerin eliyle infazlar ertelenmeye, yakılmaya başlandı. Bu da ceza hukukunun temel ilkelerinden olan aleyhe olan kanunların geriye yürümezliği ilkesini ayaklar altına alarak yapılıyor.

İki örnek vereceğim bugün burada. Bir tanesi Mardin'in Kızıltepe ilçesindeki Bahattin Öncü'nün hikâyesi. Otuz yıl cezaevinde kalmasına rağmen infazı ertelendi ve hasta olan annesi daha fazla dayanamayarak o süreçte yaşamını yitirdi. Buradan bir kez daha kendisine rahmet, ailesine de başsağlığı diliyorum. Annenin yaşama tutunma umudu bu infaz kurullarının erteleme kararıyla tükendi ki anne yaşamını yitirdi. Yine, başvurusu üzerine cenazeye katılmak istedi, taziyeleri kabul etmek istedi; işte, yine, bu kurulların kararlarıyla bunu yapamadı, cenazesine, taziyesine katılamadı.

Bir diğer husus geçenlerde yaşandı. Yine, otuz yılını tamamladı, dokuz ay ertelendikten sonra anne yoğun bakımdayken bu sefer Adalet Bakanlığının yetkilileri izin verdi, annesini görmek için hastaneye geldi, yoğun bakımdayken annesini gördü ve bir saat sonra anne yaşamını yitirdi, bir saat sonra. Annenin direnci beklediği o sesti aslında, onu hayatta tutan, onu umutlandıran ama bu yapılmadı ve bu zulüm işlenmeye devam etti.

Şimdi, bugünden sonra şunu ifade edelim: İnfaz kurulları tarafından ertelenen her infazda bu tür olayların yaşanmasının birinci sebebi AKP iktidarıdır. Bir cezaevi müdürüne dahi ya da berberine dahi söz geçiremeyen bir AKP iktidarından bahsediyoruz. Kurullar oluşturuluyor; o kurulların içerisinde kimler var, hiç kimse bilmiyor, paralel mahkemeler gibi devam ediyor.

BURCUGÜL ÇUBUK (İzmir) - Elektrikçi var kurullarda, elektrikçi.

KAMURAN TANHAN (Devamla) - En son örneği, Selçuk Mızraklı. Selçuk Mızraklı, cezaevi kurulu tarafından iyi hâli olmadığı gerekçesiyle ertelendi, infaz hâkimliği bu kararı kaldırdı, devreye ağır ceza mahkemesi girdi ve infaz hâkiminin kararını kaldırdı. İşte, AKP'nin hukuka bakış açısı bu, Kürtlere bakış açısı bu. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar) DGM'lerle yargılayacaksın, ceza vereceksin, üstüne bir de hakkı olan her şeyi de ayaklar altına alacaksın "Kürt, annesini görmeyecek." diyeceksin. Bu paketin de başka bir açıklaması yok. On birinci yargı paketinin getirdiği nokta bu; Kürtler açısından, Kürtler için, Kürtler annesini görmesin paketidir on birinci yargı paketi ve bundan sonra yapılacak paketlerin de hiçbir önemi yok çünkü paketlerle olacak bir şey değil, zihniyetin değişmesi gerekir, adaletin, hukukun üstünlüğünün yerleşmesi gerekir. Eğer biz bunu yapamazsak değil 11 tane yargı paketi 51 tane de yargı paketi getirirsek sonuç bu olur. Farklı yolları, yöntemleri... Aynı yöntemi benimseyip farklı bir sonuç beklemek, kimlere mahsus olduğunu ben buradan ifade etmeyeyim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

KAMURAN TANHAN (Devamla) - Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)