| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 41 |
| Tarih: | 23.12.2025 |
MHP GRUBU ADINA YÜCEL BULUT (Tokat) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Gazi Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Öncelikle, Parlamentonun bütçe yorgunluğunu nazara alarak ve ayrıca da cezaevlerinde on birinci yargı paketinin bir an önce yasalaşmasını bekleyen vatandaşlarımızı da dikkate alarak en hızlı hâliyle, en özet hâliyle meramımı anlatıp süremin de bir kısmını iade etmeye çalışacağım.
Paketin içerisinde kısmen çözüme kavuşturulmak istenilen, kanaatimizce, sorunun büyüklüğü karşısında yeterli olmayan ama hayırlı bir başlangıç olarak değerlendirdiğimiz bir sorunla ilgili Genel Kurulu bilgilendirmek istiyorum. Özellikle, son zamanlarda kamuoyunda çok ciddi oranda infial yaratan eylemlerin faillerinin 18 yaşından küçük olması nedeniyle "suça sürüklenen çocuk" kavramı, "çocuk" kavramı ciddi bir şekilde kamuoyunda tartışılır hâle geldi. Gerçekten de "suça sürüklenen çocuk" kavramı, son zamanlarda faillerin 18 yaşından küçük olması nedeniyle sanki en canice suçlarda dahi indirime sebebiyet verecek bir koruma kalkanı, bir şemsiye gibi vatandaş tarafından değerlendirilir hâle geldi, bu da bu konuda acil ve ivedi bir şekilde toplumda çözüm arayışlarının sık sık dile getirilmesine sebep oldu. "Çocuk" kavramı "suça sürüklenen çocuk" kavramı 1990 yılında bizim imzalamış olduğumuz Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ve buna paralel olarak çıkarmış olduğumuz Çocuk Koruma Kanunu ve yine, onunla paralel, Türk Ceza Kanunu'nun içerisinde yer alan bir düzenleme. 18 yaşından küçük olan herkes başka vesilelerle ergin kabul edilmiş olsa bile yani mahkeme kararıyla ergin kabul edilmiş olsa bile çocuk olarak değerlendiriliyor. Dolayısıyla bunlar tarafından işlendiği iddia edilen fiiller de suça sürüklenen çocuklar tarafından işlenmiş fiiller olarak kabul ediliyor. Şimdi, hadisenin geldiği boyut, günden güne ortaya çıkan, 18 yaşından küçük ama kriminal bir tipoloji olarak ortaya çıkmış olan sayının günden güne artması toplumda da haklı bir tedirginliğin oluşmasına sebebiyet veriyor. Şimdi, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayınlanmış 2024 yılı verileri var, 2024 yılı verilerine göre, 612 bin çocuk adli işlem görmüş çeşitli vesilelerle. Bu 612 bin kişinin istatistiksel dağılımı da tablonun vahametini daha çok ortaya koyuyor. Nedir? Yüzde 40,4'ü yaralama, yüzde 16,6'sı hırsızlık; yüzde 8,2'si uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanmak, satmak, satın almak, yüzde 4,6'sı tehdit, yüzde 4,2'si genel tehlike yaratan suçlar, yüzde 26'sı da diğer kategorideki suçlar. Şimdi, bütçe görüşmeleri sırasında İçişleri Bakanımız Genel Kurulu bilgilendirirken, bu sene 11'inci aya kadar 624 adet organize suç örgütünün çökertildiğini söyledi. Bu, çok ciddi bir rakam. 624 suç örgütü çökertilirken 7.800 kişinin de tutuklandığını ifade etti. Yani aynı soruşturmalar kapsamında işlem gören, tutuklanmayan, başka adli tedbirler de uygulan uygulanan kişileri düşündüğümüzde ilk on bir aydaki sayının bile ne kadar vahim bir noktaya ulaştığını görüyoruz. Bu suç örgütlerinin önemli bir insan malzemesi de son iki, üç yıldır artık sosyal medya vasıtasıyla sürekli gözümüzün önüne düşüyor, 18 yaşından küçük çocuklar.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Ya, bütün suçu 18 yaşından küçük çocuklara atmayın burada.
YÜCEL BULUT (Devamla) - Bir şey yapmadım ki istatistikleri okuyorum. Ne yaptım ben?
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Ne istatistiki, bir bakın bakalım.
YÜCEL BULUT (Devamla) - Türkiye İstatistik Kurumunun istatistikleri.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Her gün horoz keser gibi insanları sadece çocuklar mı öldürüyor?
YÜCEL BULUT (Devamla) - Hanımefendi, ben 18 yaşından küçük çocuklarla ilgili henüz bir değerlendirme yapmadım. Bu öfkenizin sebebi nedir?
ERKAN AKÇAY (Manisa) - Muhatap alma!
YÜCEL BULUT (Devamla) - Yani şimdi bunlar resmî veriler. Günden güne artan bir tehditle karşı karşıya kaldığımız çok açık dolayısıyla bizim yeni bir tanımlamaya ihtiyacımız var. Nedir bu yeni tanımlama? Evet, gerçekten kim suça sürüklenen çocuk kategorisinde, kim hangi eylemi neden yaptığının idraki, zihinsel yeteneği ve zihinsel yetisine ulaşmış ve eylemlerini bilerek, isteyerek yapan kriminal bir tipoloji oturuyor. Bu ayırımı yapacak olan kim? Bu ayırımı yapacak kadar elimizde çok şükür bu devletin hâkimi var, savcısı var, Adli Tıp Kurumu var, uzmanları var...
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - O yüzden 1 suç işleyen, 20 kere işliyor.
YÜCEL BULUT (Devamla) - Hanımefendi, bir müsaade edin, dinleyin lütfen.
ERKAN AKÇAY (Manisa) - Yeter artık ya!
YÜCEL BULUT (Devamla) - Şimdi, grubunuzu hedef alan bir şey söylemiyorum, sizi hedef alan bir şey söylemiyorum ama lütfen sakin sakin...
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Çocukları hedef alan bir şey söylüyorsunuz.
YÜCEL BULUT (Devamla) - Çocukları da hedef almıyorum.
ERKAN AKÇAY (Manisa) - Sözlerine dikkat et. Çocukları hedef alan bir konuşma yok burada. Dinle!
BAŞKAN - Değerli milletvekilleri, lütfen karşılıklı konuşmayalım.
Sayın hatip, buyurun.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Yalnız size mi bir şey denmeyecek? Herkese bir şey denebiliyor da bir size mi denilmiyor Erkan Başkan?
YÜCEL BULUT (Devamla) - Genel Kuruldan ben özür diliyorum, çok hızlı bir şekilde toparlama ihtiyacı içerisindeydim ama sanıyorum ki toplayamayacağız, sürenin tamamını kullanmak durumundayım.
Şimdi, dolayısıyla yeni bir tanıma ihtiyacımız var. Bu, ilk defa olmuş bir şey değil Batı dünyasında da çok ciddi ve infial yaratan suçlarla ilgili "suça sürüklenen çocuk" kavramı ve şemsiyesi her zaman kullanılmıyor, buna ilişkin özel düzenlemeler de var dolayısıyla şimdi, elbette ki kamu vicdanında da yer bulduğu gibi, bizim şu sorulara cevap vermemiz lazım: Çok profesyonel bir suikastçı silahıyla; suçu, günahı olmayan insanların, trafikte, ağır ateşli silahla, profesyonel bir suikastı tertip eden kişiye, biz "çocuk" demek durumunda mıyız? Yahut da okulda, kız arkadaşına, çete kurup 7-8 kişiyle beraber tecavüz eden sonra 170 yerinden bıçaklayan birisini sadece "18 yaşından küçüktür." diye masumiyeti atfettiğimiz çocuk kategorisinde mi değerlendireceğiz? Uyuşturucu maddeyi yetişkinler temin edemezken profesyonelce temin eden, kullanan, tedarik eden, üstelik de bunun ticaretini yapan kişi, sadece ama sadece "18 yaşından küçüktür." diye çocuk olarak mı değerlendirilecektir? Bir başkasının binbir emekle yetiştirmiş olduğu çocuğunu, hunharca, sebepsiz bir şekilde ve canice katleden bir kişiyi, tek başına "18 yaşından küçük." diye biz "çocuk" kategorisinde mi değerlendireceğiz? Dolayısıyla yeni bir tanımlamaya, özellikle artan bu kriminal tiplemelerle ilgili, devletin, rehabilitasyon da dâhil olmak üzere, cezalandırma metotları da dâhil olmak üzere yeni baştan bir mevzuat inşası konusunda adımlar atması gerekiyor. Şimdi, bu paketin içinde var: Suç örgütlerinin çocukları kullanması hâlinde örgüt liderine verilecek cezanın bir kat artırılmasına ilişkin bir düzenleme geliyor. Yeterli mi? Hayır ama hayırlı bir başlangıç olarak görüyoruz. Bundan sonrasında olumlu adımlar geleceğine inanıyoruz.
Şimdi, ortada oluşmuş olan bu iklim nedeniyle, inanın, kamuoyunda artık birçok kişide rastlıyorum, herkes El Salvador belgeselleri izlemeye başladı. Yani El Salvador, bu çete meselesini nasıl çözdü, bu cinayet meselesini nasıl çözdü diye. Gerçekten 2010'lu yıllarda El Salvador 2 tane sokak çetesinin hakimiyeti altındaki bir ülkeyken, cinayet oranı yüz binde 100'ün üzerine çıkmışken almış olduğu sert tedbirlerle nihayetinde bu oranı yüz binde 1,9'a kadar düşürmeyi başarmış bir model. Ben bunu onaylamıyorum. Neden: El Salvador bunları yaparken hukuku da askıya alan bir ülke, çok ciddi hak ihlallerine sebebiyet verdi. Kısa vadede netice almış olabilir, orta ve uzun vadede hukuku tartışmaya açtı ve açmaya devam edecek. Kastettiğim El Salvador'un modelini getirip de Türkiye'de uygulayalım değil ama bir konuda El Salvador modeli bizim için örnek olabilir. Nedir: Suç ve suçluyla mücadele konusunda kararlılık, istikrar, devamlılık ve katılık. Dolayısıyla biz tüm bunları bir hukuki forma sokmak suretiyle şapkamızı önümüze koyarak artık sokaklarda asayişi tamamen ortadan kaldıran çeteler, çocuk suçlular ve onlara talimat veren patronlar da dâhil olmak üzere etkili bir çözümü bir an önce hayata geçirmek mecburiyetindeyiz. Şimdi, Parlamento çatısı altında suça sürüklenen çocuklarla ilgili bir komisyon kuruldu. Biz de bunu dikkatle takip edeceğiz, bu toplantılara da katılmaya özen göstereceğiz, oradaki gelişmelere de bakacağız. Ama en nihayetinde bir hakikati bu Parlamentodaki herkes kabul etmek durumunda; bizim korumakla mükellef olduğumuz, kırmızı ışıkta bile geçmeyen, çocuğunu özenle yetiştiren, tertemiz yetiştirmeye gayret gösteren binlerce, milyonlarca ailenin yeni mağduriyetler yaşamaması adına bu tedbirleri alacak bir fikri tartışmaya ihtiyacımız var. Bunu korkmadan, duygusallıkla, romantizme girmeden; sanki biz evrensel hukuk prensiplerinin düşmanıymışız da sadece bazı milletvekillerimizin, bazı arkadaşlarımızın bu evrensel hukuk prensiplerini bir tek onlar okumuşlar, bizler hukuk fakültesi okumamışız gibi hoyratça meydan okumalarını bir tarafa bırakıp buna müsaade etmeden sakinlikle, soğukkanlılıkla, hep birlikte "Bu işin nasıl çözeriz?"in mutlaka ama mutlaka tartışma ortamını kurmamız, yaşatmamız gerekiyor.
Bu vesileyle, gecenin bu saatinde sabırla dinlediğiniz için bütün milletvekili arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. 11'inci yargı paketinin hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Cezaevlerinde biran evvel ailelerine kavuşmak için sabırsızlıkla kanun teklifinin yasalaşmasını bekleyen tüm mahkûmlara ve mahkûm ailelerine de buradan selam, sevgi ve muhabbetlerimi gönderiyorum. (MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)