| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 41 |
| Tarih: | 23.12.2025 |
MHP GRUBU ADINA HALİL ÖZTÜRK (Kırıkkale) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin tümü üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Genel Kurulu ve ekranları başında bizleri izleyen değerli izleyicileri saygıyla selamlıyorum.
Görüşmekte olduğumuz kanun teklifi, Türk Ceza Kanunu dâhil 12 farklı kanunda değişiklik veya yeni düzenleme öngören, yürürlük ve yürütme hükümleriyle birlikte toplam 38 maddeden oluşan bir kanun teklifidir. Teklifin temel hedefi, toplumsal huzuru bozan fiillerde caydırıcılığı güçlendirmek, bilişim suçlarında hızlı ve etkili müdahale imkânı sağlamak, infaz adaletindeki eşitsizlikleri gidermek, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarına uyumlu bir çerçeve kurmak ve uygulamada tıkanan alanlara pratik çözümler üretmektir.
Değerli milletvekilleri, bu hedefler doğrultusunda ilk olarak kamu düzenini doğrudan ilgilendiren suç tiplerinde caydırıcılığı artırmaya yönelik ceza güncellemeleri öngörülmektedir. Toplumsal huzurun korunması ve suçun önlenmesi amacıyla bazı suçlarda alt ve üst sınırlar yükseltilmektedir. Bu kapsamda, Türk Ceza Kanunu'nun 220'nci maddesinde yapılan düzenlemeyle örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda çocukların araç olarak kullanılması hâlinde örgüt yöneticilerine verilecek cezanın yarısından bir katına kadar artırılması öngörülmektedir. Ayrıca, örgüt kurma ve yönetme suçlarında ceza dört ila sekiz yıldan beş yıla on yıla çıkarılmakta, örgüt üyeliğinde üst sınır dört yıldan beş yıla yükseltilmekte, silahlı örgütlere ilişkin artırım oranı da yarısı olarak ağırlaştırılmaktadır.
Yine, meskûn mahalde silahla ateş etme fiilinde ceza altı ay ila üç yıldan bir ila beş yıla çıkarılmakta, ses ve gaz fişeği atabilen silahlar da suç kapsamına alınmaktadır. Düğün, nişan, asker uğurlaması gibi kalabalık ortamlarda işlenmesi hâlinde suçun yarı oranında cezası artırılmakta, bu nitelikli hâlde seri muhakeme uygulamayarak doğrudan kamu davası açılması öngörülmektedir.
Yine, trafikte yol kesme fiili ise müstakil bir suç hâline getirilmektedir. Bir aracı hukuka aykırı bir şekilde durduran veya hareketini engelleyen bir kişi için bir ila üç yıl, aracı başka bir yere götüren kişi için iki ila beş yıl arasında hapis cezası öngörülmüştür. Taksirle yaralama suçunda da ceza sınırı güncellenmektedir. Basit hâlde üç aydan bir yıla kadar olan ceza dört aydan iki yıla, birden fazla kişinin yaralanması hâlinde de altı aydan üç yıla olan ceza, dokuz aydan beş yıla kadar çıkartılabilmektedir. Güveni kötüye kullanma suçunun konusunun motorlu kara, deniz, hava taşıtı olması durumunda ceza 1 kat oranında artırılmakta, toplam ceza on dört yıla kadar çıkmakta ve bu nitelikli hâlde uzlaştırma uygulanmamaktadır.
Sayın milletvekilleri, bununla bağlantılı bir diğer düzenleme alanı bilişim suçları ile mobil hat güvenliğine ilişkindir. Bilişim sistemleri kullanılarak işlenen suçlarda ilgili banka hesabının banka finans kuruluşlarınca kırk sekiz saate kadar askıya alınabilmesine imkân tanınmakta, ardından adli merciler CMK 128'deki rapor şartı aranmaksızın menfaate el koyabilmekte ve menfaat mağduru A ise iade edilebilmektedir. Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkemenin talep ettiği bilgi ve belgelerin on gün içinde bankalara gönderilmemesi hâlinde bankalara 50 bin ila 300 bin lira arası idari para cezası uygulanabilmesi öngörülmektedir.
Yine kimlik doğrulama süreçleri de güçlendirilmektedir değerli milletvekilleri. Elektronik ödeme kuruluşları biyometrik yöntemle veya çipli kimlikle doğrulama yapılmadan hesap açamayacak, GSM aboneliği de çipli kimlik üzerinden tesis edilecektir. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna kişi başı hat sayısına sınırlama getirme yetkisi verilmektedir. İşletmeciler belirlenen sınırın üzerinde hat kullanılan cihazlara hizmet sunamayacaktır. Ölen veya tüzel kişiliği sona erenlere ait hatlar üç ayda bir kontrol edilecek, pasif olanları kapatılacak, yabancı abonelik kayıtlarının güncellenmesi ve yabancılara özgü numara tahsiline ilişkin hükümler de düzenlenmektedir. Yükümlülük ihlallerinde idari para cezaları da öngörülmektedir. Belirlenen sınırın hat kullanan cihazlara hizmeti kesmeyen işletmeciye cihaz başına 250 bin lira ila 500 bin lira arası ceza uygulanması düzenlenmektedir.
Sayın milletvekilleri, teklifin bir önemli boyutu da Covid-19 infaz düzenlemesi kapsamının genişletilmesidir. 31 Temmuz 2023 itibarıyla kapalı ceza infaz kurumunda bulunanların yararlanabildiği daha erken cezaevi ve daha erken denetimli serbestlik imkânı 31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenen suçlar nedeniyle hükümlü olanlar da uygulanacak ve her iki başlıkta üç yıl daha erken yararlanma imkânı tanınacaktır. Değerli milletvekilleri, biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak geçmişte olduğu gibi bu üç yılın beş yıl olarak uygulanmasını ve haksızlık olmaması gerektiğini savunmaktayız
Öte yandan, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarına uyum kapsamında yapılan düzenlemeler de teklifimizde yer almaktadır.
Yüze karşı veya gıyapta hakaret suçları ön ödeme kapsamına alınmakta ve uzlaştırma kapsamından çıkartılmaktadır. Uzlaştırmanın sağlandığı mevcut dosyalarda ön ödeme uygulamamakta, uzlaştırma sağlanamayan dosyalar ise ön ödeme hükümlerine göre sonuçlandırılmaktadır. 5651 sayılı Kanun'da içeriğin çıkarılması kararı sunucudan silme yerine internet ortamından çıkarılma olarak tanımlanmakta, gerektiğinde geri döndürülebilir bir yöntem benimsenmektedir. Kişilik hakları ihlali iddiasında sulh ceza hâkimliğine başvuru yolu düzenlenmekte, ihlalin ilk bakışta anlaşılabildiği hâllerde yirmi dört saat içinde içerik çıkarma veya erişim engelleme kararı verilebilmektedir. Kararlara itiraz imkânı korunmakta, itiraz merci gerekli görürse tarafları dinleyebilmektedir. Türkiye'den günlük erişimi 10 milyondan fazla olan yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcının içerik çıkarma kararını yerine getirmemesi hâlinde bant genişliği kademeli biçimde yüzde 50'den yüzde 90'a kadar daraltılabilmektedir. Ayrıca avukatların disiplin hükümleri ile Kamu İhale Kurumuna itirazen şikâyetleri de başvuru bedelinin haklılık durumuna göre iadesine ilişkin hükümler de iptal kararları doğrultusunda yeniden düzenlenmektedir.
Saygıdeğer milletvekilleri, uygulamada karşılaşılan sorunların giderilmesine yönelik düzenlemelere gelecek olursak, nitelikli dolandırıcılık yargılamaları ağır ceza mahkemeleri yerine asliye ceza mahkemelerinde görülecek, kovuşturma aşamasına geçmiş mevcut dosyalar ise yine ağır ceza mahkemelerinde bakılmaya devam edilecektir.
Suç işleyen akıl hastalarının rehabilite olmadan topluma katılmasını önlemek amacıyla kısmi akıl hastalarında cezanın infazı yanında güvenlik tedbiri, tam akıl hastalarında ise sağlık kurumunda kalış süresine alt sınır getirilmesi öngörülmektedir.
Bölge adliye mahkemelerinin bozma yetkisi, hükmün gerekçesiz olması ve savunma hakkının sınırlandırılması gibi hâlleri de kapsayacak şekilde genişletilecek, istinafta denetimin güçlendirilmesi ise amaçlanacaktır.
Yine, İcra İflas Kanunu'nda ihalenin feshi taleplerinin kötüye kullanılmasına karşı yetkisiz başvuruların dosya üzerinden kesin reddi ile harç, teminatın kesin sürede tamamlanmaması hâlinde talebin kesin reddi öngörülmektedir.
Genel sağlık sigortası prim borçlarını ödeyemeyen vatandaşlarımız bakımından 2016 öncesi borçların tahsilinden vazgeçilerek borç yükü hafifletilmekte, esnaf ve sanatkârların fiyat tarifeleri ile uzlaşma komisyonu değerlendirme sürecine ilişkin çerçeve de daha belirgin hâle getirilmektedir.
Muhterem milletvekilleri, bu düzenlemelerin uygulanmasında temel ilke, suçla mücadelede etkinlik ve temel hak ve özgürlüklerde ölçülülük dengesini birlikte gözetmektir. Özellikle, internet içeriklerine ilişkin tedbirlerde hızlı karar ile itiraz güvencesinin birlikte işletilmesi, finans ve iletişim hatlarında ise kimlik doğrulama yükümlülüklerinin vatandaşın üzerine ek mali külfet bindirmeden yürütülmesi de önem taşımaktadır.
Bütün bu düzenlemeleri birlikte okuduğumuzda teklifin ana fikri nettir: Adalet hizmeti hayatın hızına yetişecek, suç, özellikle bilişim ve örgütlü suçlar hukuk içinde ve hızlı refleksle karşılanacak, savunma mesleği etik ve disiplin ilkeleriyle güçlenecek, internet ortamında hak ihlallerine karşı hem etkin hem de güçlü ve ölçülü araçlar tesis edilecek, sosyal devletin gereği olan destekleyici adımlar da sürdürülecektir.
Milliyetçi Hareket Partisi olarak "yargı reformu" başlığı adı altında hukukun üstünlüğü ilkesine katkı sunan her olumlu adımı desteklerken uygulamada ortaya çıkabilecek aksaklıklara karşı takipçi olmaya devam edeceğiz ve gerektiğinde de yine yapıcı eleştirilerle katkı sunmaya devam edeceğiz.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; konuşmamın bu bölümünde çok önemli bir hususu dile getirmek istiyorum. Adalet, ahlaki ilkelere dayanmadıkça burada yaptığımız kanunlar yalnızca ceza üretmekle kalacaktır. Ahlak ise yalnızca belirli kıstasları, prensipleri saymakta var olan bir norm değildir. Adalet sistemimiz bireysel ve toplumsal ahlakla mündemiç oldukça o zaman bu kanunların yapılış amacı, suçun ve şiddetin azalması, suçun oluşmasının önlenmesi, iyi niyetli ve doğru davranışlı bireyler ve toplum gerçekleşecektir. Ahlaki sistemi bozulan toplumlar suçu önleyemez, suçla mücadele edemez hâle gelir. Biz dünyaya adaletle hükmetmiş, adaletle namzet olmuş bir milletiz, elbette bunun arkasındaki en büyük unsur da sağlam ahlaklı bireylerin çoğunlukta olduğu bir toplum olmasıdır. Her toplumda yanlış yapan, ahlaki ilkelerden yoksun bireyler vardır ve elbette ki olacaktır. Ancak burada önemli olan, bu davranışların genele teşmil edip etmediğidir.
Bildiğiniz üzere, kitle iletişim araçları marifetiyle, maalesef, bugün, ahlaksız davranışlar yaygınlaştırılmakta, Türk toplumunun var oluşsal kodlarıyla oynanmaktadır. Televizyonda, gündüz kuşağında yayınlanan bazı, kadın programları adı altında, sözde eğlence temalı içerikler TikTok'taki ahlaksız içeriklerden farksızdır. Yine, televizyondaki, ahlaki yönü olmayan, şiddet unsuru içeren diziler ahlaksızlığı ve şiddeti ise ne yazık ki meşrulaştırmaktadır. Çarpık ilişkiler, aileyi yıpratan, sarsan davranış ve hareketler, çocuklarımıza ve gençlerimize olumsuz örnek teşkil edecek tüm içerikler bu programlarda ne yazık ki vardır. İnsanın aklının, havsalasının alamayacağı bütün işler bu programlar vasıtasıyla ne yazık ki 86 milyon insanımıza izletilmektedir.
Örneğin, gündüz kuşağında yayınlanan bir programda -örnek kabilinden söylüyorum- kocasının yaşlanmasından dolayı öleceğini ve bu sebeple kendisinin yalnız kalacağını düşünen bir kadın, başka bir kişiyle evli olduğunu açıkça, arsızca ve maalesef hiçbir ikaz almadan ifade edebilmektedir. Bunun yanı sıra, yine televizyonlarda yasaklı madde kullanımı, zararlı maddelerin bağımlılığı âdeta özenilmiş bir hâl almış durumdadır. Bu durum televizyon programlarıyla sınırlı değildir, dijital platformlarda veya sosyal medyada ve bu uygulamalarda dizi, film içeriklerinin tamamında çıplaklık, zararlı tüm alışkanlıklar normalmiş gibi izleyiciye izletilmektedir. Yüce milletimizin temsilcileri olarak bu noktada sorumluluk sahibi gibi hareket etmeli ve bu içeriklere karşı çok ciddi bir mücadele anlayışı geliştirmeliyiz. Sadece RTÜK'ün verdiği cezalarla yetinmemeliyiz; en büyük cezayı toplumun, özellikle gençlerimizin ahlaki yapısını, normlarımızı, toplumsal sistemimizi bozanlara karşı vermeliyiz. Zira ahlaki sistem çökerse toplum olarak ayakta kalmamız ne yazık ki mümkün değildir.
Her işin eğitimden geçtiğinin farkında olarak şunu söylemek istiyorum: Elbette ki bu ahlak konusundaki verilecek temel eğitimler ebetteki ailede verilir ancak bildiğiniz üzere, Millî Eğitim Bakanlığımızın okullarda okutmakta olduğu din kültürü ve ahlak bilgisi dersi vardır. Ben bunu öneriyorum: Bu din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin ahlak bilgisi kısmının başka bir ders olarak ayrılmasını, nasıl bir Türkçe gibi, nasıl bir matematik gibi çocuklarımıza öğretiyorsak bunu da küçük yaşlardan itibaren ahlak bilgisi dersini kim ahlaklı olur, nasıl ahlaklı olunur, bunu bütün çocuklarımıza, gençlerimize öğretebilmeliyiz diye düşünmekteyim. Yani şunu da düşünmememiz lazım: "Ahlak bilgisi dersinden sınavlarda sorun çıkmıyor." diye de bu konuyu bizim bir kenara itmememiz lazım çünkü bütün suçların temelinde ahlaksız var. Ahlaki olarak kendini tamamlamış bir insanın hiçbir şekilde bir suça karışmayacağını hepimiz bilmekteyiz.
Değerli Genel Kurulu, değerli milletvekilleri; yüz binlerce aile bu Covid kanununu bekliyor. Bu sebeple, onlara en kısa zamanda bir müjdeli haber vermek adına ben sözümü burada kesiyorum.
Ben bu duygu ve düşüncelerle görüşmekte olduğumuz kanun teklifinin hayırlı olmasını diliyor, Genel Kurulu ve izleyicileri tekraren saygıyla selamlıyorum.
Sağ olun. (MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)