| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 41 |
| Tarih: | 23.12.2025 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA ÖMER FARUK HÜLAKÜ (Bingöl) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri ve ekranları başında bizi izleyen kıymetli halklarımız; hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum.
Basın ve ifade özgürlüğüne dair CHP araştırma önergesi vermiş; aslında Türkiye'de olmayan iki şey, basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğü. (DEM PRATİ sıralarından alkışlar) Biraz sonra AK PARTİ'li vekillerden biri çıkacak "Bu ülkede basın özgürlüğü var, ifade özgürlüğü var." diyecek ve konuşmasına böyle devam edecek.
ALİ ŞAHİN (Gaziantep) - Dünyada olmadığı kadar, biliyor musun? Dünyada olmadığı kadar, vallahi de billahi de!
MUSTAFA CANBEY (Balıkesir) - Var, var...
ÖMER FARUK HÜLAKÜ (Devamla) - Evet, biliyorum, siz öyle söyleyeceksiniz. Size de hak veriyorum, sizin çerçevenizden baktığım zaman...
ALİ ŞAHİN (Gaziantep) - Doğusuyla, batısıyla, Amerika'sıyla dünyayı tanıyorum, dünyada olmadığı kadar var.
ÖMER FARUK HÜLAKÜ (Devamla) - Dur, bir şey söyleyeyim:
Sizin çerçevenizden baktığım zaman size hak veriyorum. Niye? Çünkü kendi propagandanızı yapan kanallara sonsuz özgürlük var ama eleştiren gazeteciler terörist, soru soran muhabirler suçlu, gerçekleri yazanlar ise susturulması gereken hedeflerdir. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
Şimdi, bu tabloda nasıl hür değiller? Basın Özgürlüğü Endeksi'nde 180 ülke arasında 158'inci sıradayız. Bir ülkeyi yöneten bu... Bakın, cezaevlerinde onlarca gazeteci var, televizyon kanalları RTÜK sopasıyla hizaya sokuluyor, internet siteleri bir gecede erişime kapatılıyor, sosyal medyada bir paylaşım yapan yurttaş sabah polisle uyanıyor, sonra da utanmadan "Bu ülkede basın özgürlüğü var, ifade özgürlüğü var." diyoruz. İşte, mesele, özgürlük var mı, yok mu değil kime var, kime yok meselesidir. İktidarın hoşuna giden sözler serbest, rahatsız eden gerçekler yasaksa buna "özgürlük" denilmez, buna ancak "korku düzeni" denilir Sayın Bakanım, "korku düzeni" denilir. Basını susturan, toplumu karanlığa mahkûm eder, karanlıkta ise ne adalet görünür ne hakikat ayakta kalır. Bu düzen sürdükçe kimsenin anlattığı masallara demokrasi adı verilmez çünkü özgürlük seçici olmaz ya herkesindir ya da hiç kimsenin değildir.
Değerli milletvekilleri, geçtiğimiz yıl Rojava'da SİHA saldırılarıyla katledilen özgür basın emekçileri Cihan Bilgin'i ve Nazım Daştan'ı saygıyla ve minnetle anmak istiyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar) Onlar savaşın ve yıkımın ortasında hakikatin kalemi olmayı seçtiler, bu nedenle hedef alındılar ama bilin ki hakikat susturulmaz, bir yerde mutlaka yeniden konuşur.
Bu toprakların hafızasında önemli bir isim daha var: Ape Musa; onun "Küçük generallerim" dediği özgür basın emekçileri bugün hâlen, aynı ısrarla gerçeğin peşindedirler.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Hülakü, lütfen tamamlayın.
ÖMER FARUK HÜLAKÜ (Devamla) - Özellikle Dicle Fırat Gazeteciler Derneği üyeleri yıllardır gözaltılarla, tutuklamalarla, büro baskınlarıyla, tehditlerle karşı karşıya bırakılmaktadırlar; kalemleri kırılmak istenmiş, haberleri suç sayılmıştır ancak bütün baskılara rağmen hakikatin izini sürmekten vazgeçmemişlerdir.
Biz DEM PARTİ olarak açıkça ifade ediyoruz: Özgür basın emekçileri olmadan, hakikatin kalemi serbestçe dolaşmadan toplumun nefes alması mümkün olmaz. Bu nedenle hakikatin yanındayız.
Teşekkür ediyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)