GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:41
Tarih:23.12.2025

YENİ YOL GRUBU ADINA SADULLAH KISACIK (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Emekliler, milletimizin gün görmüşleri, toplumsal hafızanın temeli, aynı zamanda sosyal yaşamın omurgasıdır. Emekliler, genç kuşakların geleceğini bilgelikleriyle, yürekleriyle şekillendirenlerdir; onlar önden gidenler, yol açanlardır. Bugün bu ülkenin alın teriyle çalışmış, üretmiş, prim ödemiş insanlarının bir otel odasına sıkıştırılan hayatlarını konuşacağız. Türkiye'de emeklilik artık bir dinlenme dönemi değildir, emeklilik bugün bu ülkede hayatta kalma mücadelesidir. Bakın, bu rakamları ben söylemiyorum, devletin kendi verileri söylüyor: 2024 itibarıyla Türkiye'de yaklaşık 16 milyon emekli var, en düşük emekli maaşı 16.881 ama aynı Türkiye'de tek başına yaşayan bir insanın yoksulluk sınırı 24 bin TL'yi aşmış durumda yani bu ne demek biliyor musunuz? Devlet emeklisine diyor ki: "Sen yoksul yaşayacaksın ama sessiz yaşayacaksın."

Sayın milletvekilleri, bu maaşla İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de bir ev kiralamak mümkün değil; bugün büyükşehirlerde kira minimum 15 bin TL bandında. Peki, bu emekli ne yapıyor? Kendi evini satıyor, kirasını ödeyemiyor ve sonunda bir otel odasına zorla sığınıyor; evet, yanlış duymadınız; bu ülkede artık emekliler evde değil, günlük kiralanan ucuz otel odalarında yaşıyor. Ankara'da Ulus'ta, İstanbul'da, turizm bölgelerinde geceliği 200-400 TL arası olan, çoğu zaman ortak tuvaleti olan ve hatta banyosu olmayan 3 kişilik, 4 kişilik ranza sistemi odalarında emeklilerimiz şu anda maalesef yaşamlarını sürdürüyor.

Şimdi şunu soruyorum iktidara: Bu mu "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın." anlayışınız? Bu insanlar yirmi beş, otuz yıl çalışmış, prim ödemiş, vergi ödemiş ve aynı zamanda emek vermiş insanlar. Bugün bunun karşılığında aldıkları şey ne? Bir anahtar, bir oda ve bir yatak; yılların emeğinin karşılığı maalesef bu. Türkiye Emekliler Derneği diyor ki: "Emeklilerin yüzde 75'i geliriyle geçinemiyor, yüzde 65'i ev sahibi değil." ve bu kriz sadece barınma krizi değildir; bu onur krizidir, bu bir adalet krizidir. EUROSTAT ve OECD verileri ortada; Türkiye emeklilere yapılan kamu sosyal harcamalarında Avrupa ortalamasının yüzde 40 altında.

Sayın milletvekilleri, barınma hakkı bir lütuf değildir; barınma hakkı anayasal bir haktır, insan onurunun asgari şartıdır. Açıkça söylüyorum: Bu Meclis ya emeklisini görür ya da tarih bu dönemi emekliliğin unutulduğu yıllar olarak yazar; bakın, bu bir gerçek. 23 Ekimde Plan ve Bütçe Komisyonunda başladığımız bütçe görüşmeleri ve 21 Aralığa kadar Genel Kurulda sürdürdüğümüz bütçe görüşmeleri boyunca iktidar, emeklilere net bir vaat, net bir umut, net bir vizyon, net bir gelecek çizmemiştir. Hatta şunu da söyleyeyim: Bakın, bu ülkenin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı herkesten önce Ulus'taki o emeklilerin çektiği dramı bilmeliydi, görmeliydi, herkesten önce orada olmalıydı. Gazetede çıktıktan sonra, gazete röportajlarından sonra "A, bu ülkede Ulus'un arka sokaklarındaki otellerde de yaşayan emekliler varmış; gittik, gördük." dememeliydi. Net söylüyorum: Eğer, siz, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanıysanız bu ülkedeki dışlanmışları, ezilmişleri, bir yere sığınmışları ilk önce siz göreceksiniz, soğukta üşüyeni ilk önce siz göreceksiniz, kömürü biteni ilk önce siz göreceksiniz, bir yetimin başını ilk önce siz okşayacaksınız; iktidar olmanın, sosyal devlet olmanın ilk koşulu budur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Kısacık, lütfen tamamlayın.

SADULLAH KISACIK (Devamla) - Anayasa'mızın 57'nci maddesi ne diyor? "Devlet, şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten bir planlama çerçevesinde, konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alır, ayrıca toplu konut teşebbüslerini destekler." Şimdi, şunu söyleyeyim: İktidar burada övünüyor "Dakikada şu kadar konut yapıyoruz, saatte şu kadar konut yapıyoruz." diye. Yahu, bu ülkede huzurevlerine -şimdi, gidin Adana Huzurevine iki yıl sonrasına gün atıyor, üç yıl sonrasına gün atıyor- bir yaşlı yakınınızı yerleştiremiyorsunuz. Peki, yaşlılara niye biz konut yapmıyoruz? Niye huzurevleri yapmıyoruz? Niye şu anda huzurevlerinde üç yıl sonrasına gün atıyoruz. Niye yapmıyoruz? Madem dakikada şu kadar konut yapıyoruz, 81 ilde, aynı şekilde yaşlılarımıza konut da yapalım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SADULLAH KISACIK (Devamla) - Bakın, gidin bugün bir huzurevine, yakınınızı, yaşlınızı, bir vatandaşı yerleştirebilecek misiniz? Onun için bir an önce bu konut seferberliğinden yaşlılarımızın da yararlanması lazım, emeklilerimizin de yararlanması lazım diyorum.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)