GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:38
Tarih:20.12.2025

GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Teşekkür ederim.

MEHMET SATUK BUĞRA KAVUNCU (İstanbul) - Kimse sahiplenmedi, hem Selçuk Türkoğlu hem Selcan Hanım.

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Aynen öylesiniz, aynen öylesiniz.

MEHMET SATUK BUĞRA KAVUNCU (İstanbul) - Bütün hepsi yalan ve iftiradır.

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Aynen öylesiniz, aynen öylesiniz.

BAŞKAN - Devam edin, devam edin Sayın Günaydın.

MEHMET SATUK BUĞRA KAVUNCU (İstanbul) - Yani hakaretten daha iğrenç olan şey, yalancılık ve iftira atmadır.

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - İstihbarat örgütlerinin temsilcisisiniz, istihbarat örgütlerinin sözcüsüsünüz.

NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak) - Kim ne dediğini gayet biliyor.

MEHMET SATUK BUĞRA KAVUNCU (İstanbul) - Yalan ve iftira atıyorsunuz.

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - İstihbarat örgütlerinin sözcüsüsünüz.

MEHMET SATUK BUĞRA KAVUNCU (İstanbul) - İftira atıyorsunuz; kötü dil de sizin, ideolojik dil de sizin.

KEZBAN KONUKÇU (İstanbul) - Yazıklar olsun!

BAŞKAN - Sayın Günaydın, buyurun.

GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) -

Mağaradan geldi, anca bu kadar olur.

BERİTAN GÜNEŞ ALTIN (Mardin) - "Mağaradan geldi." diyor ya!

GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Bütçede 14'üncü günden önceki...

KEZBAN KONUKÇU (İstanbul) - Terbiyesiz!

SABAHAT ERDOĞAN SARITAŞ (Siirt) - Irkçı!

GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Böyle konuşamam ama Sayın Başkanım.

BAŞKAN - Şimdi, Cumhuriyet...

BERİTAN GÜNEŞ ALTIN (Mardin) - Ayıptır ama ya, "Mağaradan geldi." nedir Başkan ya! Yüz yıldır ırkçı, faşist söylemi bize kullanıyor ya!

BAŞKAN - Cumhuriyet Halk Partisi...

BERİTAN GÜNEŞ ALTIN (Mardin) - Böyle bir şey olabilir mi! Kim gelmiş mağaradan, mağara nedir ya! Ne sanıyorsunuz siz kendinizi!

BAŞKAN - Cumhuriyet Halk Partisi adına Grup Başkan Vekiline söz verdim, müsaade edin.

BERİTAN GÜNEŞ ALTIN (Mardin) - Bin yıllık faşizmi burada tutuyorsunuz ya, kim mağaradan gelmiş, ben mi! Faşist!

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Irkçı, ırkçı çünkü ırkçı! Irkçı olduğu için.

BAŞKAN - Sayın Günaydın, buyurun.

GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) -

BERİTAN GÜNEŞ ALTIN (Mardin) - İnsanları böyle söyleye söyleye katlettiler yüz yıl önce ya!

SALİHE AYDENİZ (Mardin) - Ödlek!

GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Bugün bütçenin 13'üncü günü yani bütçe yarın sona erecek. Partiler de konuşmacılarını belirlemişler, kürsüye göndermişler. AKP'li bir vekil bütçeden söz etmedi. Niye söz etmedi biliyor musunuz? Çünkü bütçede faize ayırdıkları para 8 bakanlığın bütçesine ayırdıkları paradan daha fazla, bu bütçenin neyini bahsetsinler. (CHP sıralarından alkışlar) Borçlarının faizini ödemek için dışarıdan yeni borç almak zorunda kalıyorlar. Faiz dışı açık veriyorlar, bu bütçenin neyinden söz etsinler. Dolayısıyla, ellerinde bir tane geriye bir şey kalıyor: Cumhuriyet Halk Partisine saldırmak. Evet, gerçekten saldırdınız, arkadaşlarımıza yolsuzluktan, yetmedi terörizmden, yetmedi casusluktan dava açtınız. Nazi dönemlerinde olduğu gibi utanmadan onları tek sıra dizdiniz, polis kardeşlerimize fotoğraflarını çektirdiniz, yandaş basına servis ettiniz. Burada olduğu gibi her gün iftira atmaya yandaş kanallarımızdan devam ediyorsunuz. Peki, neden kimseyi inandıramıyorsunuz? Çünkü vatandaş şöyle bakıyor: Eğer Melih Gökçek tutuklanmadıysa diğer belediye başkanlarının üzerine gitmenin bir anlamı yoktur. (CHP sıralarından alkışlar) Bunu dışarıya çıkın, bütün yurttaşlara sorun size herkes aynı şeyi söyleyecektir.

Şimdi, dolayısıyla, şöyle bir tablo var: AKP'li, MHP'li dünya kadar belediyede şayia var bunların üzerine gitme, CHP'li belediye başkanlarını tutukla ve buradan bize bir yolsuzluk öyküsü anlatmaya çalış. Ankara'da dışarıya çık, Mansur Yavaş mı dürüst, Melih Gökçek mi dürüst de hatta bunu normal vatandaşa sorma AKP'li vatandaşlara sor onların da vereceği cevap bellidir kardeşim. (CHP sıralarından alkışlar)

Şimdi, başka bir şey daha var. O seni suçluyor, bu öbürünü suçluyor. Bak, buralardan bir yere varamayız, millet bizi seyrediyor, herkesin mal varlığı var, bilmem ne var. Benim bir tane evim var, 2013 yılında banka kredisiyle aldım, on yıllık banka kredisi çektim 2023'te bitti. Sen de bir ev yaptırıyorsun, "600 milyon lira." dediler. Dedin ki: "600 değil, 400'e verene hemen vereyim." Ya, sen o 400 milyon lirayı nereden buldun?

OSMAN GÖKÇEK (Ankara) - Çok güzel bir konuya geldin, yaktım seni Gökhan bey, yaktım.

GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Bak, ben sana bir şey söyleyeyim: Bütün bunların hepsini bırakın, ben bir tane kanun teklifi verdim, geriye kalan her şey lafı boş, dedim ki: Milletvekili seçilince seçilmeden beş yıl evvelki mal varlığı MASAK'ta saptansın, seçildikten sonra her yıl mal varlığını yeniden MASAK saptasın sonra da bunu internete koyalım. Dolayısıyla, burada atıp tutanlar mı dürüst yoksa bu memleketin gerçek yurtseverleri mi dürüst hep beraber görelim. (CHP sıralarından alkışlar)

Randevu olmaktan bahsediyorlar, ya hiç görmediniz mi biraz sonra Gökhan Günaydın size Putin'in kapısında, Rusya'nın canlı yayınında, Rus televizyonun canlı yayınında dakikalarca beklediğimizi söyleyecek diye düşünmediniz mi? Ayrıca, düşünmediniz mi Trump'tan randevu almak için önce oğluyla İstanbul'da konuştunuz, Trump'ın oğluyla iki buçuk gün burada konuştunuz önce ve o da dediniz ki: "Bak, senden 2,5 katı daha pahalı LNC alacağım, bütün nadir toprak elementlerini size vereceğim. Ayrıca, gümrük vergilerini Amerika'ya karşı sıfırlayacağım, yeter ki bana bir randevu ver." O randevuyu verdiler. İftira ediyorsunuz değil mi? Biz, siz Trump'a gitmeden evvel bunu saydık, teker teker bunları yapacaklar diye, sonra bunların hepsi oldu. Kim bize bunu hatırlattı biliyor musunuz? NTV muhabiri, kovdunuz ya çocuğu. Çocuğa sordular "İçeride ne oldu? Hani bir sürü şey verdiler, Türkiye ne aldı?" Adamcağız dedi ki: -özür dilerim- "Biz de babayı aldık." dedi. (CHP sıralarından alkışlar) İşte, memlekete getirdiğiniz tablo bu kadar açıktır. Utanmıyorsunuz, bir üstüne konuşuyorsunuz be kardeşim! (CHP sıralarından alkışlar)

Aa, bir de şey söyleyeyim. İşte, burada Millî Eğitim Bakanı var. Şırnak Üniversitesi Rektörü Abdurrahim Alkış şöyle diyor: "Rektörünüz olarak sizden artık tam itaat istiyorum. Tam itaatle ve sadakatle bana bağlı olanı ödüllendirip terfi ettireceğim. Gerçeğini, bugün çıktığımız öğretim üyesi ilanıyla hepinizi emsal olarak gösteriyorum. İbret almak isteyenler üniversiteden attıklarıma baksın, örnek almak isteyenler taltif edip yükselttiklerime baksın." Bunu bir rektör söylüyor.

ŞAHİN TİN (Denizli) - Bunun bütçeyle alakası ne?

GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Ben söyleyeyim: Ey, Abdurrahim Alkış! Bunu Cumhurbaşkanı atadı, siz atadınız. Ben sana rektör olamazsın demedim, ben sana adam olamazsın dedim. (CHP sıralarından alkışlar)