| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 38 |
| Tarih: | 20.12.2025 |
CHP GRUBU ADINA İZZET AKBULUT (Burdur) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, Sayın Bakan, çok saygıdeğer bürokratlar, ekranları başında bizleri izleyen yüce Türk milletimiz; öncelikle hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Saygıdeğer milletvekilleri, geçen yıl bütçe konuşmamda demiştim ki: Devlete ait birçok para basan kurumu sattılar, özelleştirdiler; şimdi para kalmadı ve bütçenin yüzde 85'ini -geçen sene için diyorum- vergilerle oluşturuyorlar. Meğer "AKP'yle beterin beteri vardır."ı unutmuşum, her geçen yıl daha da kötüye gittiğini unutmuşum. Bu yıl öyle bir bütçe getirdiler ki karşımıza, yüzde 97,5'u vatandaşın ödeyeceği vergilerden, cezalardan oluşan bir bütçe. (CHP sıralarından alkışlar)
Saygıdeğer milletvekilleri, az önce söylediğim, devletimizin para basan dediğimiz o kurumları vardı. İşte, PETKİM'ler, SEKA'lar, efendime söyleyeyim, fabrikalarımız, limanlarımız, birçok kurumu özelleştirdiler ve bugün, o özelleştirilen fabrikaları, kurumları -o gün sattıklarını- bugünün kuruna göre değerlendirdiğimizde rakam 2 trilyon 700 milyar çıkıyor. Açıyorsunuz, bakıyorsunuz "Bütçelerinde faize ne kadar ayırmışlar?" diye, 2 trilyon 740 milyar yani faize o güzelim fabrikaların değerinden daha fazla para ayırıyorlar. Hiç parasına gitti bu devletin güzelim kurumları, güzelim fabrikaları.
Saygıdeğer vekiller, bütçenin her yeri açık, her yeri ne yazık ki kötü bir şekilde karşımıza geliyor. Hani önceden, böyle, rakamlara baktığınızda rakamlar hoş gözükür ama gerçeklere baktığınızda yaşanan öyle değil olduğunda -işte, arka sıralardan bizi takip ediyor- İlhan Kesici üstadım bütçe görüşmelerinde sık sık anlatırdı, hani o meşhur Erzurumlu esnaftan bahsederdi. Erzurumlu esnafa muhasebecisi gidiyor, önüne hesabı koyuyor, hesabı açıyorlar bakıyorlar, yüksek derecede vergi çıkmış ama tabii, o hesabın içerisinde bizim Erzurumlu esnafın ödeyeceği ev kirası yok, elektriği yok, suyu yok, pazar harcaması yok, çoluğun çocuğun giderleri yok. Öyle olunca tabii, o hesap ile evdeki hesap tutmuyor. Erzurumlu esnaf muhasebeciye diyor ki: " Ya, hesaba bakırem hac farz olmuş, cüzdana bakırem zekata muhtaç." (CHP sıralarından alkışlar) İlhan üstadım sık sık anlatırdı. İşte, bunların bütçesine bakıyorsunuz, ne yazık ki zekata muhtaç.
Kıymetli milletvekilleri, işte, bu kadar faiz yükünden bahsettik yani o kurumlara ayrılan, kurumlara ödenen, oradan sağlanan gelirden fazla faiz yükü var dedik; faizi bırak faiz sıfır desek, faiz ödemeleri yok desek yine bu bütçe ne yazık ki açık veriyor yani bunun anlamı şudur ki: Borcu borçla kapatan bir bütçeyle karşı karşıyayız saygıdeğer milletvekilleri.
Kıymetli milletvekilleri, özellikle beni şehrim Burdur'dan izleyen hemşehrilerime, besicilerimize yetiştiricilerimize, tarım ve hayvancılıkla uğraşanlara bir şey söylemek istiyorum. Az sonra burada olacak, pazartesi günü memleketime geliyor, Tarım Bakanı Burdur'a geliyor. Kıymetli besicilerimiz, saygıdeğer tarımla uğraşan çiftçilerimiz, üreticilerimiz; Tarım Bakanı Burdur'a geldiğinde "Sayın Bakanım, hoş geldin." deyin ona ve sorun "Ya, İzzet Vekil bir şey söyledi, doğru mu değil mi?" diye sorun bir dinlesin, bir de siz dinleyin. Bunlar bir bütçe ayırıyorlar, 2006 yılında bir kanun çıkmış, kanuna göre "Gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 1'ini çiftçiye destekleme olarak ayırmak zorundasın." diyor ama ayırdıkları bütçede, açıyorsun bakıyorsun, binde 2 yani olması gerekenden yaklaşık beşte 1'i. Kıymetli Burdurlular, kıymetli çiftçiler, kıymetli hemşehrilerim; bunu pazartesi günü muhakkak ve muhakkak Tarım Bakanınıza sormanızı istiyorum sizlerden. (CHP sıralarından alkışlar)
Bakın, saygıdeğer milletvekilleri, ülkemizde tarım, hayvancılık millî bir sektördür. Tarım, hayvancılığa verilen desteklemeler aslında çok daha fazlasıyla ülkemize katma değer olarak geri döner yani oraya verilen paraya, oraya verilen desteğe boşa gitmiş gibi bakılmaması gerekir ama peki, bizde durum nedir? Bakın, bundan yaklaşık, çok değil üç dört sene önce, beş sene önce 1 litre mazot için üreticimiz 1 kilo buğday satıyordu. Bugün ne kadar satıyor biliyor musunuz saygıdeğer iktidar milletvekilleri? 6 kilo buğdayı 1 litre mazot alabilmek için satıyor; geldiğimiz nokta budur. (CHP sıralarından alkışlar)
SERKAN SARI (Balıkesir) - Yazıklar olsun, yazıklar!
İZZET AKBULUT (Devamla) - Destekleme vermiyorlar çünkü desteklemeye böyle noktalarda hiç ihtiyaç bile duymuyorlar. Bakın, saygıdeğer milletvekilleri, hayvancılıkta uzun süredir, nisan ayından beri birçok ilde canlı hayvan pazarları kapalı. Şimdi, "Bu besiciler ne yapıyor?" diye dönüp bakmıyorlar bile. (CHP sıralarından alkışlar) "Acaba neyle geçiniyorlar, harcamalarıyla alakalı bir destek verelim mi?" demiyorlar, "Bir destekleme verelim mi?" demiyorlar. Niye demiyorlar biliyor musunuz? İşlerine gelmiyor. Bakın, eğer destekleme verseler maliyetler düşecek. Şimdi biz ülkemizde eti, süt ürünlerini pahalıya yiyorsak saygıdeğer milletvekilleri, pahalı eti fahiş fiyatlara satın alıyorsak bu üretim maliyetlerinin yüksekliğinden, destek verseler üretim maliyeti düşecek. Niye vermiyorlar? Çünkü arkadaşlar, ithalat lobilerini çok seviyorlar, ithal etmeyi çok seviyorlar. Niye seviyorlar? Dolar kuruyla dana kıymayı, eti dünyada 7 dolara alıyorken bizler Türkiye'de 21 dolara alıyoruz.
Bakın, arkadaşların Et ve Süt Kurumu var ya sözüm ona aslında üreticiyi destekleyecek, üreticiyi kollayacak bir kurum; onun bir genel müdürü var, maşallah yurt dışında şirketleri var. Adamakıllı hiç kimse kızmasın; dünyada 7 dolar ortalaması, Türkiye'de 21 dolar. Beyefendi ne yapıyor? 7 dolara dünyanın bir yerinden, ülkenin birinden ithal ediyor, geliyor, sözüm ona bizim ülkeye iyilik yapacak ya 21 doların altına, 17 dolara satış yapıyor, kilo başı 10 dolar para kazanıyor saygıdeğer milletvekilleri. (CHP sıralarından alkışlar) Allah'ınızı severseniz üreticiye reva mıdır bu, tüketiciye reva mıdır? Hem üretici sıkıntı çekiyor hem tüketici sıkıntı çekiyor.
Saygıdeğer milletvekilleri, bakın, süt üreticilerimizin süt üretebilmek için, et üretebilmek için en büyük kalemleri yem. Bunlar süt fiyatlarını belirliyorken Ulusal Süt Konseyi diye bir Konsey oluşturmuşlar, orada sözüm ona fiyat belirliyorlar. Süte zam veriyorlar, ertesi gün yeme zam geliyor; et kesimine zam veriyorlar, ertesi gün yeme zam geliyor. Yani böyle olunca -az önce bahsettiğim gibi- ne üretici mutlu oluyor ne tüketici mutlu oluyor. Bakın, illerimizde esnaflarımız ne yazık ki hepsi muazzam derecede vergi yükü altında. Her geçen gün ekstra bir vergiyle karşılaşıyorlar. İktidar milletvekillerine söylüyorum, illerinize gittiğinizde esnaflara: "Doğru mu söylüyor bu adam, yalan mı söylüyor?" diye bir sorun. Vergi memurları kapı kapı geziyor "Gözünün üstünde kaşın var." diye ceza yazıyorlar esnaflara. Geçen, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek buradaydı "Sayın Bakanım, kota mı koydunuz?" dedim ya! "Hayırdır, bütün esnafları geziyor sizinkiler." "Olur mu öyle şey?" dedi ya! "Biz gönüllülük esasına uydurmaya çalışıyoruz vergilerle." dedi. Yahu, gidin bir esnaflarınıza bir sorun, gelene gidene ceza yazıyorlar. Her bir köşede, her bir köşede trafik polislerini dikiyorlar, durdurduklarına bir şekilde bir cezayı yapıştırıyorlar. Niye? İthalat lobilerine para lazım, o milyarderlere para lazım; gariban ödeyecek, milyarderler kazanacak. (CHP sıralarından alkışlar)
Saygıdeğer milletvekilleri, şimdi gelinen noktada öyle bir enflasyon ortamı oluşturdular ki "Faiz sebep, enflasyon sonuç." tezinin hatalarını hep beraber çekiyoruz. O gün için politika faizi 19, enflasyon 17 iken, o faizleri 7,5'lere kadar düşürdüler. Ucuza krediye ulaşabilenler paralarına para kattılar ama daha sonra Mehmet Şimşek'le beraber yükselen faizlerle o parasına para katanlar, faizlere para yatırarak daha da fazla zengin oldular. Ama işte bugün memurlar, ama işte bugün emekliler, ama işte bugün asgari ücretliler hayat pahalılığında inim inim inliyor. Bu yüzden "hayır" diyoruz bu bütçeye, bu yüzden "hayır" diyoruz. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)