| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 38 |
| Tarih: | 20.12.2025 |
YENİ YOL GRUBU ADINA İRFAN KARATUTLU (Kahramanmaraş) - Sayın Başkan, kıymetli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Gerek Plan ve Bütçede gerekse Genel Kurulda genel anlamda depremle ve Kahramanmaraş'la ilgili konuştuğum zaman "Ya, arkadaş, senin başka konuşacağın bir şey yok mu?" diye eleştiriler alıyorum.
(Uğultular)
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Sayın Başkanım, salonda büyük bir uğultu var. Acaba uyarabilir misiniz?
İRFAN KARATUTLU (Devamla) - Şimdi, tabii ki ben Kahramanmaraş Milletvekiliyim, Kahramanmaraş milletvekilleri arasında da zannederim, fiilî olarak depremi yaşayan 8 milletvekilinden 2'siyiz. Bugün siz "İstanbul depremi" deyip 5 noktalarda, 4,5'larda hoplayıp dışarı çıktığınızda biz 7,7'yi apartmanın en üst katında çaresiz bir şekilde bir dakika on saniyeyi bekleyen, yaşayan, onun fiziksel, ruhsal travmasını yaşayan insanlarız. Yetti mi? Yetmedi. Bugün bütün Kahramanmaraş milletvekilleri hafta sonu Kahramanmaraş'a gittiklerinde halkın büyük bir kısmının barınma sorununu, ekonomiyle ilgili sorununu, eğitim sorununu...
(Uğultular)
BAŞKAN - Bir dakika Sayın Karatutlu...
Sayın milletvekilleri, şu anda Parlamentoda konuşan milletvekillerimiz sayın milletvekilimizi dinleme fırsatını kaybettiriyorlar bize; konuşmak isteyenler kulise gitsinler.
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Efendim, Komisyon sıraları da Genel Kuruldan aşağı değil; orada, burada, herkes bir köşede öbek olmuş!
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Komisyona gelen milletvekilleri, beyler; daha sonra arkadaşlarla görüşürsünüz ara verdiğimizde.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Dinlemiyorlar Başkanım, dinlemiyorlar!
DİLAN KUNT AYAN (Şanlıurfa) - Hep böyle yapıyorlar Sayın Başkanım!
BAŞKAN - Buyurun Sayın Karatutlu.
İRFAN KARATUTLU (Devamla) - Bitiremiyorlar bu tokalaşma işlerini işte.
Dediğim gibi, bütün arkadaşlarım, gerçekten, Kahramanmaraş özelinde -muhakkak Hatay da Adıyaman da Malatya da aynıdır- oraya vardığımızda vatandaşın bütün dertleriyle muhatap oluyor çünkü "asrın depremi" deniliyor, "bin yılın depremi" deniliyor, "tarihin en büyük art arda olan depremi" deniliyor ve yıkımı fazla bir depremden bahsediyoruz. Kahramanmaraş konumu itibarıyla depremden bir uçtan bir uca en yüksek etkilenen, arazi anlamında en çok etkilenen ildir. Kahramanmaraş Türkoğlu'ndan Nurhak'a bir çizgi çektiğinizde 225 kilometredir ve bu alanın hepsi etkilenmiştir. Bizim büyük ilçelerimizin yanında, merkezin yanında Afşin -80 bin- Elbistan -140 bin- etkilenmiştir, Türkoğlu -80 bin- etkilenmiştir. Hani deniliyor ya "Hiç iyi şeyler olmuyor mu, hep negatifleri söylüyorsun?" diye. Sayın Vekilimiz burada, Mehmet Şahin, sağ olsun, Andırın Geben Vadi'sini Millî Park yaptırdı; bizim için çok önemli. Aynı şekilde, Andırın-Kadirli yoluyla uğraşıyor; bunlar bizim için önemli, emeği olan her şeyi biz kabul ederiz. Hükûmet "455 bin konut yaptık." diyor, Allah razı olsun. 455 bin konut, doğrudur, hızlı bir süreçtir, bunu eleştireceğimiz bir yan bulamayız ama şunu söylemek zorundayız: Siz binlerce köy konutlarını yaparken 4,5-5 milyona bunları ihale ettiniz, ertesi gün başka taşerona niye 1,8-2 milyona verildi? Bu aradaki fark nedir diye de sormak zorundayız, bunu sormak bizim hakkımız. Tabii ki yapılanların hepsini takdir edeceğiz. Tabii ki ülkemizde -geçen konuşmada da söyledim- AFAD kuruldu, AFAD'ın kurulmasıyla birlikte depremlere ve afetlere hazırlıkta önemli işler yapıldı. Ben bunu her zaman söylüyorum; 2020 yılında, Kahramanmaraş depreminden üç yıl önce hazırlanan AFAD raporu herkesin okuması gereken bir rapor. Bize yer gösteren, "Şurada deprem olacak." diyen, 7,5 şiddetinde senaryosunu yapan bir rapor. Bütün bürokratlara biz teşekkür ediyoruz, teşhisi çok güzel koyuyoruz ama takip ve tedavide gördüğünüz üzere maalesef sorunlarımız var. Nedir takip ve tedavideki sorunlarımız? Bugün, tabii ki hak sahipliği konusunda sıkıntılarımız oldu, bunları hukuken aşmaya çalışıyoruz. Onun dışında, biz bunu şunun için öneriyoruz: Kahramanmaraş depremleri özelinde yaşanan tecrübelerin bugün beklenen İstanbul depreminde size ve insanlarımıza daha kolaylık getirecek çalışmaların yapılabileceği bir ortam hazırlaması için bütün çabamız çünkü biz oraya gidiyoruz, oradaki sıkıntıları yaşıyoruz. Bir buçuk ay sonra 6 Şubat depreminin yıl dönümü olacak, buyurun, iktidar, muhalefet, hepinizi bekliyoruz, Kahramanmaraş'ta veya Hatay'da veya diğer illerde neler değişti birlikte görelim. Değişen şeyler de var iyi olan ama değişmeyen, eksik olan noktalar da var. Biz doğruları da söyleyeceğiz, eksikleri de söyleyeceğiz. Bugün bizim kuzey tarafımızda bulunan Elbistan 140 bin nüfuslu kadim bir şehirdir kendisi. Bize bağlı bir ilçe olmasına rağmen gerek kültürü gerek konumu açısından il olmaya namzet bir ilçemizdi ve deprem bunun için olması gereken bir zamanlamaydı aslında. Bu bölgede Elbistan'a bağlı birtakım ilçeler de -3-4 tane ilçe var- yapılabilirdi. Bu kötü durumdan daha başka ne olabilir? Ben Kahramanmaraş merkezden olan biri olarak Elbistan'ın bu hakkını da vermek zorundayım diye düşünüyorum.
Depremde neyi yaşadık? En önemli sorunlarımızdan biri neydi? Ulaşamamaktı. Bizim Kahramanmaraş-Adana ve Kahramanmaraş-Gaziantep yollarında sorunlarımız çıktı. Biz niye ulaşamadık? Çünkü yol kalitesi kötüydü de ulaşamadık. Bugün hâlâ kötü müdür? Ulaştırma Bakanına ısrarla söylüyorum: Evet, kötüdür. Kahramanmaraş-Türkoğlu otoyol bağlantısı stabilize yol benzeri bir asfalttır 15 kilometresi, Bakanlık bunu yapmamakta, bizi oraya bağlamamakta nedense ısrar ediyor. Biz bunu tabii ki söyleyeceğiz.
Yine, Doğu Anadolu'yu Çukurova'ya bağlayan Pazarcık'ın bir çevre yoluna ihtiyacı var. Bunu Ulaştırma Bakanlığı üç yılda deprem nedeniyle pozitif ayrımcılık gösterip yapamıyorsa, Kahramanmaraş'a bunu yapamıyorsa... Şunu sözlerimin başında söyledim: Bugün Hatay belki insan ölümü yönünden veya merkezin yıkımı yönünden şiddetli olabilir ama satıh olarak, alan olarak, depremde bir yerden bir yere uzaklık olarak ve etkilenen yerleşim yerleri açısından en büyük hasarı Kahramanmaraş görmüştür, zira Sivas sınırındaki ilçemiz de bundan etkilenmiştir. Güneyimizdeki Türkoğlu sınırımızda da arada 200-250 kilometrelik mesafeler vardır. O açıdan, Kahramanmaraş'ın altyapısı yapımında eksiklikler geçmişte de fazlaydı, bugün de depremle birlikte artmıştır. Yine, söylüyoruz, Allah razı olsun diyoruz. Göksun yolunda 11 tünel açıldı ve İç Anadolu, Karadeniz, güney Anadolu'ya ve Çukurova'ya bağlanıyor ama bunun 4-5 kilometresinde tek şeritli yol var. Ben Ulaştırma Bakanına bunu söylemeyeceğim de neyi söyleyeceğim? Tek şeritli, bu çağda bu yol olur mu? Bu yolu lütfen bitirin diyoruz kendilerine.
Onun yanında, biz Çevre Bakanlığıyla mütemadiyen sıkıntı çekiyoruz. Niye çekiyoruz? Çünkü yerel yönetimlerdeki sivil toplum örgütlerini, meslek örgütlerini dinlemeyen bir yapı var. Oraya geldim, gittim, elimle pankart kaldırdım, bunu yaptım, şunu yaptım da değil, ben kendisini özellikle Maraş'ın altyapısı yönünden tekrar davet ediyorum ve dediğim gibi, bürokratlarla birlikte yürümesin, tebdilikıyafet yürüsün, bakın, Maraş'ın altyapısında ne gibi eksiklikler olduğunu kendisi de görebilir. Düşünebiliyor musunuz, 1970'te yaptığımız Trabzon Caddesi'ndeki mesafe... Şu anda Ankara'dan, Google Earth'ten müteahhitlik alan adamlar elli yıl sonunda yolu aynı büyüklükte, aynı şekilde yaptılar. Bu Maraş hiç büyümedi, bu Maraş'ın araç sayısı hiç artmadı(!) Bunu yaptılar, kimse de -sağır gibi- sormuyor "Niye bunu böyle yapıyorsunuz?" diye. Yine aynı yerde, merkezde bir sermaye sahibinin otelini Emlak Konut aynı şekilde koruyabiliyor ama garibana "Gel, ben seni rezerv alana soktum, 100 metrekarelik evine 30-40 metrekarelik dükkân veriyorum." diyebiliyor. Bu adaletsizlikleri ben her zaman söyledim, tekrar tekrar da söyleyeceğim.
Çevre Bakanlığı kendini sadece TOKİ yapar bir Bakanlık zannediyor, hâlbuki çevreyle de ilgilenmesi lazım. Kahramanmaraş'ın büyük iki çevre sorunu var; bir, sanayilerin barajları kirletmesi -ki Erkenez Çayı ile Sır Barajı'nı- bir de Afşin-Elbistan Termik Santrali -nedir bunların etrafındaki koruyucu kuvvet, bilemiyoruz- şu anda kül atıyor, oradaki Afşinli ve Elbistanlı vatandaşlarımız sıkıntı içinde, Çevre Bakanlığının çok da fazla umurunda değil.
Tabii ki -sürem azalıyor- bulmuşken burada, Spor Bakanımıza da birkaç şey söyleyeceğim. Geçenlerde Kahramanmaraş'ta Karakucak Dünya Güreş Şampiyonası yapıldı, yağmurun çamurun içerisinde. Nerede yapıldı, biliyor musunuz? 1975'te benim de güreş tuttuğum, elli yıl önceki Karakucak Güreş Salonu'nda, 1975'te, yanındaki Batıpark Spor Salonu da 1968'de ya da 1969'da yapılmıştı; Maraş'taki spor şeylerinin geçmişini söylüyorum. Sayın Bakan nihayet 17.500'lük bir stat sözü verdi. Hâlen bizim çocuklarımız...
GENÇLİK VE SPOR BAKANI OSMAN AŞKIN BAK - İhalesi yapıldı, devam ediyor.
İRFAN KARATUTLU (Devamla) - Ne kadar güzel, üç yıl sonra.
"Maraş eksiktir." niye diyemiyorsunuz?
GENÇLİK VE SPOR BAKANI OSMAN AŞKIN BAK - Tamamlanıyor, var.
İRFAN KARATUTLU (Devamla) - "Maraş'taki spor yatırımları o bölgedeki şehirlerden eksiktir."i niye kabul etmiyorsunuz?
GENÇLİK VE SPOR BAKANI OSMAN AŞKIN BAK - Stadyumu var, havuzu var.
İRFAN KARATUTLU (Devamla) - Ben Allah razı olsun dedim yapılan her şeye. Eksik Maraş, eksik Maraş, eksik Maraş; spor yönünden eksik. Bugün, üniversitelerimiz iki yıl boyunca on-line çalıştı. Niye? Yurt yapılmadığı için.
GENÇLİK VE SPOR BAKANI OSMAN AŞKIN BAK - 4 tane yurt yaptık, 4 tane.
İRFAN KARATUTLU (Devamla) - Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)