GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:37
Tarih:19.12.2025

HAYDAR ALTINTAŞ (İzmir) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bugün bütçe münasebetiyle Parlamentoda asgari ücreti, faizi, emekli maaşlarını ve diğer konuları görüşüyoruz. Bu ülkede asgari ücretin ve emekli maaşının bu kadar sık konuşulması bir insanlık ayıbıdır çünkü insanın en temel hakkı, doğuştan Cenab-ı Allah tarafından kendisine verilen hakkı yaşama hakkıdır. Verdiğiniz üç kuruş maaşla insanların yaşama hakkını almak hiçbirinizin haddi değildir. Eğer 2008 yılında bozduğunuz maaş bağlama kanunuyla bugün emeklilere maaş bağlasa idiniz 16 bin lira maaş alan emekli 24 bin lira maaş alırdı. Ayrıca, bugün bütün imkânları zorlayın, emekliye ve asgari ücretliye yüzde 100 zam yapın, altı ay sonra gene bir şey satın alamaz hâle gelecekler çünkü takip ettiğiniz ekonomik model, insanı yaşatan bir model değildir. 2002 yılında, bir kriz sonucunda Derviş politikalarıyla devraldığınız iktidar, yüzde 34 oy, yüzde 66 sandalyeyle yönetimde istikrarı sağlamış ama temsilde adaleti sağlayamadığı için esas felaket o zaman başlamıştır ve düşük kur, faiz modeliyle 2002'den başlayıp 2025'in sonuna kadar bu ülkeyi sonsuz bir şekilde soydurmuşsunuzdur, bunun hesabını kitabını yapmak mümkün değildir. Sadece bu sene "carry trade" modeliyle yaptığımız borçlanmalara ödediğimiz yüzde 40 dolar faizi, bir krizle gelen iktidarı yeni bir krizle götürmeye namzettir. Ayrıca, bugün Türkiye'nin bu faizle geleceğini ilgilendiren, insanlara umut bağlatan herhangi bir proje göremiyoruz.

AYHAN BARUT (Adana) - Yüzde 50 faiz, yüzde 50. Yüzde 38'e düşmüş, bankalar düşürmüyor.

HAYDAR ALTINTAŞ (Devamla) - Şimdi, Kanal İstanbul diye ortalığı ayağa kaldırıyorsunuz. Gelin, bütün dünyada 150 devletin deniz suyunu arıtarak kullandığı bir su modeli var, en şanslı ülke biziz, neden? Karadeniz, tuzluluk oranı en az olan sudur. Ordu'dan havzalar arası bir su naklî projesi ortaya koyabilsek Kanal İstanbul'u yapmaktansa daha iyi bir projeye imza atmış olmaz mıyız? Ama bunlara akıl edecek hâlimiz yok, sadece iktidarı hangi model ve usulle uzatırız ve milletin hak ve hukukuna nasıl el atlarız gibi konular en birincil yer almaktadır.

Ayrıca, bir anayasa tartışması var, bitip tükenmek bilmiyor. Ne yapacaksınız bu anayasayla? Vesayeti kaldıracaksınız. Evet, Türkiye'de bir askeri vesayet vardı, bu askeri vesayeti kaldırdınız ama bunun yerine bir sivil vesayet getirdiniz ki aman Allah'ım Rabbim askeri vesayete rahmet okutturur. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar) Değiştirdiğiniz 3 Anayasa'yla -2002'den sonra- getirdiğiniz hiçbir düzen, bu memleketin ne demokrasisine ne hukukuna ne iş hayatına ne ekonomisine ne eğitimine hiçbir güzellik, hiçbir katkı sunmamış, iktidarı daha da despotik bir hâle getirerek toplumun boğazını sıkan, hukuku, adaleti, liyakati, hepsini bu ülkeden kovalayan bir sistemi buraya getirip davet etmişsiniz.

Bu model Türkiye'nin hayatını ilelebet sürdürebilme imkânına sahip değildir. Türkiye'de icat ettiğiniz, dünyada örneği olmayan partili başkanlık sistemi bir tarafta bakanlıklar bir tarafta kurullar, ofisler ve başkanlıklar; 4 ayrı birim tarafından yönetilen bir düal yapıya sahiptir. Baş kim? Baş Sayın Cumhurbaşkanı ama arkadaki 4 kurum kimden emir alacak ve Türkiye'nin meselelerini nasıl idare edecek diye baktığımızda bu kurlarla, bu faizlerle kaybettiğimiz ihracat pazarlarımızı tekrar kazanabilecek miyiz; batırdığımız tesisleri yeniden ayağa kaldırarak istihdama katkı da sunabilecek miyiz ve dünyada kaybettiğimiz yarışı hangi AR-GE modeliyle, hangi üniversitelerle, hangi eğitimle, hangi çalışmayla milletin önüne koyarak Türk milletini dünyayla yarışır hâle getireceğiz. Biz bütün iddialara rağmen -evet, güzel yaptığınız şeyler var, onları da alkışlıyoruz amma- dünyayla yarıştan koptuk, bu yarışı yakalayabilmemiz için sarf etmemiz gereken emek çok fazladır. Buna yetişebilmek için kaybedecek zamanımız yok; artık aklımızı başımıza alarak doğru neyse, rasyonel kararlar neyse, akıl ve bilim neyi gerektiriyorsa onu yapmazsak Türk milletinin geleceğini, bu milletin istiklalini ve istikbalini ağır bir yük, ağır bir enkaz altında boğarız, böyle bir yanlışlığa artık bu milletin tahammülü yoktur. İktidardan da ricam, bizimle muhalefet olarak desteğimiz memleketin ihtiyacı için doğru olan neyse o konuda birleşmektir.

Hepinize saygılar sunuyorum. (İYİ PARTİ ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)