| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 37 |
| Tarih: | 19.12.2025 |
AK PARTİ GRUBU ADINA TUBA VURAL ÇOKAL (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.
Üzerinde yaşadığımız bu topraklar birlik ve hoşgörüyle yoğrulmuş, bu değerlere yabancı olanların anlamakta zorlandığı bir merhametle medeniyetleri ağırlamış, konumu ve bereketiyle büyük güç mücadelelerine ev sahipliği yapmıştır. Biz öyle bir coğrafyada yaşıyoruz ki bu coğrafyada yaşamak, bu coğrafyayı yönetmek, bu coğrafyada söz sahibi olmak dik duruş ister, kaderiyle hemhâl olmayı, sorumluluk almayı, gerektiğinde elini taşın altına koyabilme cesaretini ister. Coğrafyamızda birliğimizi her daim savunduğu, Türk-İslam coğrafyasının güçlü bir coğrafya olduğunu bütün dünyaya çekinmeden söylediği için Sayın Cumhurbaşkanımıza hem kendi adıma hem de kendi kaderini coğrafyanın kaderiyle ortak görenler adına şükranlarımı sunarak sözlerime başlamak istiyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlar, Ömer Seyfettin bir zamanlar o meşhur öyküsünde "Kızılelma neresi?" diye sormuştu. Bugün bu soruyu bir kez daha sormalıyız çünkü Kızılelma sadece bir hedef değil Türk milletinin ruhudur, iradesidir, varoluş sebebidir, bin yıllık devlet aklının adıdır. Kızılelma, tarih boyunca şekil değiştirmiş ama asla kaybolmamış bir idealdir. Bir zamanlar Türk akıncısının kargısının ucundan gördüğü bir ufuktu, bugünse o ufka kokpitin ucundan bakan anlayıştır. Kızılelma, Türk Devletleri Teşkilatıyla ortak akla dönüşen birlik iradesidir; Karabağ'da adaletle taçlanan kardeşliktir; Filistin'de, Gazze'de zulme karşı susmayan vicdandır; Afrika'da sömürünün karşısında dikilen onurlu duruştur. Sayın Cumhurbaşkanımızın "Dünya 5'ten büyüktür." sözü yalnızca küresel bir adaletsizliğin işareti değil Kızılelma idealinin modern dünyaya yansıyan güçlü bir haykırışıdır. Türk milletinin iradesi ne 5 büyük gücün tahakkümüne ne de çizilen yapay sınırların içine sığar. Bizler, Türk milletinin kaderini başkalarının kalemine bırakmadık, bırakmayız. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Bugün, enerji bir güvenliktir, gıda bağımsızlıktır, teknoloji güçtür; savunma sanayisiyse diplomasinin en caydırıcı dilidir. Bugün dünya krizde, enerjiden ekonomiye, iklimden gıdaya ve dijital güvenliğe uzanan bu çoklu kriz ortamında biz küresel gelişmeleri yakından izliyor, ülkemizin güvenliğini önceleyen adımları kararlılıkla atıyoruz. Bugün etrafımız krizlerle çevrili, doğumuzda savaş, batımızda istikrarsızlık, güneyimizde ateş hattı var. Bu coğrafyada güçlü devlet olmak sloganla, serzenişle ve temenniyle değil dış politikada vizyonla, kapasiteyle ve güçlü diplomasiyle olur. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Bir yanda İHA, SİHA ve KAAN'lar, diğer yanda dijital altyapılar, yapay zekâ ve girişimci merkezleri; bunlar sıradan başarılar değil stratejik bir eşik, bir neslin öz güveni, yarınlarımızın teminatıdır. Bunların tamamı bu ülkenin çocuklarının, mühendislerinin, üniversitelerinin alın teridir. İşte, bu yüzden irade millettir, başka yerden alınmaz diyoruz. Meşruiyetimiz de gücümüz de milletimizdir. Millet varken dış kapı çalınmaz, milletle yürüyen kazanır. Zor günlerde biz hep milletimizin yanındaydık; yangında da selde de salgında da biz vardık. Ha, siz neredeydiniz? "Tweet" atıyordunuz. Siz vitrin süslediniz, biz TOKİ'yle şehirler kurduk. Siz konuştunuz, biz yaptık; siz bahane ürettiniz, biz eser ürettik. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Siz sahne kurdunuz, biz şantiye kurduk. Siz "Gerek yok." dediniz, biz köprüler ile kıtaları birbirine bağladık. Siz zıpladınız, biz dağları tünellerle deldik, yollarla birlikte gönülleri birleştirdik. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Siz bahane ürettiniz, biz SİHA'ları dünyaya konuşturduk. Atatürk "İstikbal göklerdedir." dedi, biz Türk'ün adını göklere yazdık. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Şimdi gelelim o meşhur yerel yönetimlere; ana, ata toprağım Manavgat'a.
AYHAN BARUT (Adana) - Meşhur model iktidara geldi...
TUBA VURAL ÇOKAL (Devamla) - Bir söz vardı: "Manavgat nasıl yönetiliyorsa Türkiye de öyle yönetilecek." Biz söylemedik, sözün sahibi bellidir.
AYHAN BARUT (Adana) - Ülkeyi nasıl yönettiğinizi anlatın siz. Yerel yönetimlerle sizin ne işiniz var!
TUBA VURAL ÇOKAL (Devamla) - "Manavgat modeli" dediler, baklava modeli çıktı; "şeffaflık" dediler, rüşvet çıktı. Altın nerede? Depoda. Rüşvet nerede? Baklava kutusunda.
TAHSİN OCAKLI (Rize) - Ayakkabı kutuları da vardı, ayakkabı kutuları!
TUBA VURAL ÇOKAL (Devamla) - Otuz iki saatlik görüntü nerede? Hayal dünyasında.
ŞEREF ARPACI (Denizli) - Ayakkabı kutuları ne oldu, bir de onu anlat!
AYHAN BARUT (Adana) - Ayakkabı kutuları ne oldu?
TUBA VURAL ÇOKAL (Devamla) - Biz "masumiyet karinesi" dedik, siz yolsuzluğu gördünüz, savunamadınız bile. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
AYKUT KAYA (Antalya) - Üç senedir bir hastaneyi yapamadınız!
TUBA VURAL ÇOKAL (Devamla) - Belediye başkanlarınızı iddianameyi beklemeden bozuk para gibi harcadınız. (CHP sıralarından gürültüler)
ALİYE COŞAR (Antalya) - Sen Manavgat için ne yaptın?
AYKUT KAYA (Antalya) - Üç senedir hastaneyi yapın be!
TUBA VURAL ÇOKAL (Devamla) - Manavgat halkı slogan değil, masal değil, hesap bekliyor arkadaşlar.
AYKUT KAYA (Antalya) - Üç senedir yüzde 10'dan hastaneyi çıkamadınız.
MELİH MERİÇ (Gaziantep) - Para sayma makineleri nerede, para sayma makineleri?
TUBA VURAL ÇOKAL (Devamla) - Manavgat Belediyesinde yolsuzluk bir istisna değil, sistem hâline gelmiş. (AK PARTİ sıralarından “Bravo” sesleri, alkışlar)
AYKUT KAYA (Antalya) - Hastane yüzde 10'u geçemedi.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Sandığı getirin, sandığı!
TUBA VURAL ÇOKAL (Devamla) - Bir dönemi kapatıyorsunuz, bir sonraki dönem aynı düzende devam ediyor, değişen sadece yüzler ama kasanın yönü hiç değişmiyor. (CHP sıralarından gürültüler)
ALİYE COŞAR (Antalya) - Çevre yolunu ne yaptınız? Çevre yolunu bitiremediniz.
MELİH MERİÇ (Gaziantep) - Ya, korkmayın, korkmayın!
RUKEN KİLERCİ (Ağrı) - Ya, neye bağırıyorsunuz, neye bağırıyorsunuz? Rahatsız mı oldunuz? Doğruyu duymaya tahammülünüz yok.
TUBA VURAL ÇOKAL (Devamla) - Şimdi gelelim o meşhur Manavgat Devlet Hastanesi algınıza.
ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Sen oradan buraya nasıl geçtin, onu söyle! Sen oradan buraya nasıl geçtin, onu söyle! Oradan buraya nasıl geçtin?
MELİH MERİÇ (Gaziantep) - Nerede, para sayma makineleri nerede?
ALİYE COŞAR (Antalya) - Hastane ne oldu, hastane?
TUBA VURAL ÇOKAL (Devamla) - Kameralarınızı çamura çevirdiniz, mikrofonlarınızı dedikoduya tuttunuz; aylardır aynı nakaratı dinliyoruz, "İnşaat durmuş, makine yok, hastane bataklıkta." diyorsunuz.
ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Oradan buraya nasıl geçtin, bir anlatsana! Niye geçtin?
ALİYE COŞAR (Antalya) - Üç yıldır temelinden çıkamadınız hastanenin.
TUBA VURAL ÇOKAL (Devamla) - Bataklık görmek istiyorsanız inşaatı devam eden hastanenin zeminine değil, Manavgat Belediyesinin yıllardır bitmeyen rüşvet ve yolsuzluk bataklığına bakacaksınız. (AK PARTİ sıralarından “Bravo” sesleri, alkışlar)
AYKUT KAYA (Antalya) - Bırak sen! Hastaneden bahset, hastaneden!
TUBA VURAL ÇOKAL (Devamla) - Bataklık zeminde değil batmış olan o belediyenin zihniyetindedir.
AYKUT KAYA (Antalya) - Üç senedir yüzde 10 seviyesini geçemedi.
ALİYE COŞAR (Antalya) - Sen bir yapamadığın hastanenin hesabını ver, yapamadığın yolların hesabını ver!
TUBA VURAL ÇOKAL (Devamla) - Manavgat Devlet Hastanesinde takvim planlı bir şekilde işlemektedir ama biz bu filmi daha önce de gördük.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Sandığı getirin, sandığı!
TUBA VURAL ÇOKAL (Devamla) - 2021'de Manavgat yangınında "Devlet bu evleri yapamaz." dediler, yaptık ve teslim ettik. (AK PARTİ sıralarından “Bravo” sesleri, alkışlar)
ALİYE COŞAR (Antalya) - Kendi paranla mı yaptın?
MELİH MERİÇ (Gaziantep) - Bir yılda yapacaktın, ne oldu, ne oldu?
TUBA VURAL ÇOKAL (Devamla) - Yapanı eleştiriyor, yapılana gölge düşürmeye çalışıyorsunuz.
İSMET GÜNEŞHAN (Çanakkale) - İYİ Partide böyle demiyordun ama!
MELİH MERİÇ (Gaziantep) - Ya, aynaya bak, aynaya!
TUBA VURAL ÇOKAL (Devamla) - Antalya'nın göz bebeği ilçesi sizin elinizde büyük bir köye döndü.
ALİYE COŞAR (Antalya) - Hepinizin beceriksizliği yüzünden sürdü.
TUBA VURAL ÇOKAL (Devamla) - İnşaatı devam eden hastanenin önünde açıklama yapacağınıza, bir gün alın o mikrofonu, hastane önünden değil belediye kapısının önüne tutun ve çıkın deyin ki: "Evet, biz bu şehri kirlettik, halkın alın terini baklava kutularına sığdırdık."
AYKUT KAYA (Antalya) - Manavgat yeni Devlet Hastanesinin cevabını verin.
İSMET GÜNEŞHAN (Çanakkale) - İYİ Partide böyle demiyordun.
TUBA VURAL ÇOKAL (Devamla) - Ama halk her şeyi biliyor; siz konuşursunuz, biz yaparız. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
MELİH MERİÇ (Gaziantep) - Ne oldu, ne oldu, ayakkabı kutuları ne oldu?
TUBA VURAL ÇOKAL (Devamla) - Antalya bu ülkenin vitrini ama vitrin dediğiniz şey camıyla değil içeriğiyle ölçülür.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Onlar sizde!
TUBA VURAL ÇOKAL (Devamla) - Turizmin başkenti olması gereken Antalya maalesef hizmetin değil, rüşvet ve irtikâbın merkezi hâline geldi.
ALİYE COŞAR (Antalya) - Peki siz ne yaptınız, Antalya'ya ne yaptınız?
TUBA VURAL ÇOKAL (Devamla) - Belediye değil, akrabalar, ahbaplar federasyonu.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Diyene bakın!
TUBA VURAL ÇOKAL (Devamla) - "Hizmet" dediniz, rant çıktı; "belediye" dediniz, aile şirketi çıktı. (CHP sıralarından "Bakanlıklar farklı mı?" sesi) Eser yok, hizmet yok, baskı çok, haraç çok.
TAHSİN OCAKLI (Rize) - Önceki partide bunlar aklına gelmedi galiba.
TUBA VURAL ÇOKAL (Devamla) - Antalya'nın altyapı eksiklikleri, yol ve çöp hizmetlerindeki yetersizlikler, arıtma ve kanalizasyon gibi birçok problemleri ortadayken, siz her zamanki gibi yapamayacağınız işler üzerinden algı üretmeye devam ediyorsunuz.
MELİH MERİÇ (Gaziantep) - Sizin yaptıklarınızı gördük, git sokağa çık, sokağa?
TUBA VURAL ÇOKAL (Devamla) - Gerçekten insan sormadan edemiyor, hep sokaktayız; Antalya halkını bu kadar saf mı zannediyorsunuz?
MELİH MERİÇ (Gaziantep) - Neredesin, neredesin, hangi sokaktasın? Gel, bir esnafın yanına gel, gel gel, bir esnafa çık, dükkâncıya çık, gel, bir işçiye çık, gel. Gel de bir sor!
TUBA VURAL ÇOKAL (Devamla) - Çıkın da bir sorun, çıkın! (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Yıllardır aynı yalan, aynı bahane, aynı fotoğraf; şehir çökmüş, siz hâlâ algı yönetiyorsunuz, başarı hikâyesi anlatıyorsunuz.
ALİYE COŞAR (Antalya) - Antalya'dan Alanya'ya üç saatte...
TUBA VURAL ÇOKAL (Devamla) - Seçim zamanı verdiğiniz sözlerden tek bir somut eser gösterin ya; bir yol, bir köprü, bir altyapı yok.
MELİH MERİÇ (Gaziantep) - Gel gel... Burada mikrofondan konuşma, konuşma!
AYKUT KAYA (Antalya) - Siz üç senedir yüzde 10'u geçemediniz hastanede.
TUBA VURAL ÇOKAL (Devamla) - Baklava kutularına gizlenen rüşvetler, zirai depolarda saklanan altın külçeleri, ihalelerde dönen pazarlıklar... (AK PARTİ sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
MELİH MERİÇ (Gaziantep) - Ne oldu, ne oldu? İYİ Partide konuşamadın, burada mı konuşuyorsun? Ne oldu?
TUBA VURAL ÇOKAL (Devamla) - Sizin yaptıklarınızı da sizin yapamadıklarınızı da biz yapıyoruz.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Ayakkabı kutularından bahset, ayakkabı kutularından! Çok sevdiniz...
MELİH MERİÇ (Gaziantep) - Amma döndün ha, maşallah! Bu kadar... Tam yağdanlık da...
TUBA VURAL ÇOKAL (Devamla) - Antalya'nın dört bir yanını eserlerle süslüyoruz.
AYKUT KAYA (Antalya) - Ne yaptınız?
MELİH MERİÇ (Gaziantep) - Maşallah, maşallah! Bu kadar yağdanlık da... Helal sana, helal, helal!
ALİYE COŞAR (Antalya) - Ne yaptınız? Ne yaptınız ki, bir hastaneyi yapamadınız.
TUBA VURAL ÇOKAL (Devamla) - Keşke o paralarla bir mazgal yapsaydınız da yağmurda Antalya'nın sokakları sele dönmeseydi.
MELİH MERİÇ (Gaziantep) - Tamam, tamam, çok güzel! Belli oluyor!
TUBA VURAL ÇOKAL (Devamla) - Halka yaşattığınız tablo ortadadır. Hizmette zaaf, yönetimde şaibe, söylemde çelişki.
TAHSİN OCAKLI (Rize) - Onların hepsi sizde var.
MELİH MERİÇ (Gaziantep) - Ya, Allah'tan kork, bir aynaya bakın! Yazık, günah, günah! Vatandaş perişan.
RUKEN KİLERCİ (Ağrı) - Söyleyecek sözü olmayan bağırır böyle!
ALİYE COŞAR (Antalya) - Siz önce kendinize bakın.
RUKEN KİLERCİ (Ağrı) - Söyleyecek sözünüz yok, bağırıyorsunuz sadece.
TUBA VURAL ÇOKAL (Devamla) - Antalya ve Manavgat halkı şeffaf, hesap verilebilir ve liyakatli bir belediyeyi fazlasıyla hak ediyor. Ha, bu arada, "hukuk" diyorsunuz...
MELİH MERİÇ (Gaziantep) - Hukuk kalmadı, kalmadı, hukuk mu kaldı? Yazık, yazık, valla yazık ya!
TUBA VURAL ÇOKAL (Devamla) - ...mahkeme basan siz; "şeffaflık" diyorsunuz, kameraları bantlayan siz; "hesap verilebilirlik" diyorsunuz, yargıya hakaret eden siz.
MELİH MERİÇ (Gaziantep) - Açığız, açığız hesap vermeye.
AYKUT KAYA (Antalya) - Manavgat Yeni Devlet Hastanesi ne zaman bitecek?
TUBA VURAL ÇOKAL (Devamla) - Ben bir Antalyalı olarak söylüyorum, bu topraklar dürüstlüğü sever, emanete sahip çıkanı sever çünkü şunu herkes bilir: Yapan konuşmaz, çok konuşan yapamaz. (CHP sıralarından laf atmalar, gürültüler)
ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Siz buradayken buraya "Kabine değil, kabile partisi" dediniz mi, demediniz mi?
TUBA VURAL ÇOKAL (Devamla) - Millet kimin bağırdığına değil, kimin sorumluluk aldığına bakar. Tarih gürültü yapanları değil, devlete hizmet edenleri yazar. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Millet yürekle yürür, o yüreğin adı Recep Tayyip Erdoğan'dır.
MELİH MERİÇ (Gaziantep) - Maşallah! Maşallah!
ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - İYİ Partideyken "kabine" yerine "kabile" diyordun, şimdi yandaş...
TUBA VURAL ÇOKAL (Devamla) - Cumhur İttifakı istikameti tutar, Türkiye'yi ileri taşır. Biz bu yolda tereddüt etmeyiz, gerisi lafügüzaftır. (CHP sıralarından gürültüler)
MELİH MERİÇ (Gaziantep) - Ya, sandığı getir, sandığı! Sandığı getir de bakalım halk ne diyor!
TUBA VURAL ÇOKAL (Devamla) - Son sözüm Nihal Atsız'dandır:
"Toprak ana uyuturken koynunda bizi
Yarınkiler biçecektir ektiğimizi.
Yeşermesi ektiğimiz tohumun haktır,
İşte o gün ruhlarımız şad olacaktır."
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)