| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 37 |
| Tarih: | 19.12.2025 |
İYİ PARTİ GRUBU ADINA ERSİN BEYAZ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2026 bütçesini değerlendirirken AK PARTİ'nin karnesini de vermemiz gerekir. 2011 yılında 2023 hedeflerini açıklayan AK PARTİ 2026 yılına girmeye hazırlandığımız şu günlerde bakalım sınavlarından geçmiş mi? Ülkemiz 2011'de dünyanın en büyük 17'nci ekonomisiydi, 2002 yılında iktidara geldiğinizde 21'inci sırada olan Türkiye'yi yirmi üç yıl sonra hiçbir ilerleme yokmuş gibi aynı sıraya gerilettiniz. Geldiğimiz noktada ülkemiz dünya ülkeleri arasında 21'inci sıraya gerilemiş durumdadır. 2011'de "Enflasyon tek haneli sayılara inecek." dediğinizde enflasyon yüzde 10,43 seviyesindeydi, 2023'te bu rakam TÜİK verilerine göre yüzde 85'lere çıktı. Aynı dönemde bağımsız araştırma şirketleri enflasyonu yüzde 170 civarında hesaplıyordu. Son yedi yıldır yüzde 30'un altında enflasyon göremedik yani bu dersten sınıfta kaldınız. 2011'deki önemli ekonomik vaatlerinizden biri de yüzde 9,8 olan işsizlik oranını yüzde 5'in altına çekmekti. Bugün işsizlik yüzde 8,5'in altına düşmüyor, geniş tanımlı işsizlik ise yüzde 29'lara ulaşmış durumda.
AK PARTİ'nin 2023 için vadettiği kişi başına düşen millî gelir 25 bin dolardı, bugün yaklaşık 13.500 dolar seviyelerine çıkarmaya çalıştığınız kişi başına düşen millî gelirle övünür hâle geldiniz. Gayrisafi yurt içi hasıla 2011'de 772 milyar dolarken 2020 için hedeflenen miktar 2 trilyon dolardı. Bütçesini yaptığımız 2025 yılında 1,5 trilyon dolar hasıla 2023 hedefinizin bile yüzde 25 altında gerçekleşiyor. Kısacası, gelirden ve işsizlikten de sınıfta kaldınız.
Değerli milletvekilleri, AK PARTİ'nin ulaştırma karne notlarına da bakalım. Bu konuyu iki yıldır söylüyorum, Strateji ve Bütçe Başkanlığının her yıl yayımladığı bütçe gerekçelerindeki başlıklar hatalı ve yanıltıcı. 2023 raporlarına baktığımızda, 2025 ve 2026 yıllarının hedeflerini değiştirdiğiniz görülüyor. 2024 raporlarına baktığımızda, 2025, 2026 ve 2027 verilerini farklı yazdığınız görülüyor. Her yıl birbirinden farklı hedef ve tahminlerinizi hazırladığınız 500 sayfalık gerekçenin içinde araya sıkıştıramazsınız.
Vaatleriniz arasında 36.500 kilometrelik bölünmüş yol uzunluğuna 2023'te ulaşılması hedefleniyordu. İki yıl önce bitümlü sıcak yol ağında planlanan hedefi tutturamadınız, 31.480 kilometre olarak hedeflenen bu yol ağının 620 kilometre gerisinde kaldınız. Peki, Türkiye'nin 100'üncü yılında hedef koyduğunuz 36.500 kilometre bölünmüş yol uzunluğuna 2027 hedeflerinizde bile ulaşamadığınıza ne cevap vereceksiniz?
2023 hedefleriniz arasında 7.500 kilometre otoyola ulaşacağınıza söz verdiniz. Bugün yapılan otoyol uzunluğu ancak yarısı kadar 3.796 kilometre. 2011 yılında meydanlarda estirdiğiniz vaatleri bugün mahcubiyetle anlatmanız gerekirken sanki ülkeyi otoyollarla örmüş bir iktidar gibi propaganda yapmaya devam ediyorsunuz. Bu raporlardan ve performans değerlendirmelerinden anlıyoruz ki iktidar bu dersten de sınıfta kalmış, söz verdiği, planladığı hiçbir yatırımı ve projeyi tamamlayamamıştır. İktidar, kibir ve gurur denizinde boğulmaktan kurtulmalı, özellikle son on yılda söz verdiği ancak büyük çoğunluğunu yarıda bıraktığı ve bitiremediği projeleri hayata geçirerek milletimizin hizmetine sunmalıdır. AK PARTİ iktidarının art niyetle laf ettiği Atatürk dönemi yatırımları kapsamında 4.075 kilometre demir yolu yapılmıştır. Yeni kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti tarafından bedeli imtiyaz sahibi şirketlere ödenerek devir alınan demir yolu uzunluğu ise 4.559 kilometredir. "Demir ağlarla ördük ana yurdu dört baştan." denilen bu dönem sonunda Türkiye'nin 9 bin kilometreye yakın demir yolu ağı olmuştur. Savaştan çıkmış Türkiye'nin mali kaynak ve teknoloji olanaklarıyla günümüz Türkiye'sinin olanakları ve teknolojisi karşılaştırıldığında beğenmediğiniz on beş yıllık Atatürk dönemine dahi yetişemediğiniz ortadadır. Yirmi üç yıllık iktidarınızda isteseydiniz bu ülkeyi 10 kattan fazla demir yoluyla donatabilirdiniz ama siz yandaşlarınızı zengin etmeyi, bu milletin helal vergilerini şaibeli ihalelerle birilerine aktarmayı tercih ettiniz, bu dersten de bile bile sınıfta kaldınız. Çünkü emir komuta merkeziniz size yol yapmanızı emrediyordu ancak görüyoruz ki yol yapmaktan da sınıfta kaldınız. Araç geçiş garantili otoyolları, köprüleri saymıyorum bile. Otoyollardaki, köprülerdeki yap-işlet-devret vurgununu vatandaşımız çok iyi biliyor. Paralı yolların fahiş fiyatlarla kullanılması, sözleşme olarak da yapılan, hiç geçmeyen vatandaşımızın bile cebinden ve vergilerinden garanti ödemelerinin yapılması tam bir garabettir.
Değerli milletvekilleri, 2011'de 153 kilometre olan İstanbul raylı sistem ağının 2023'e kadar 2 katına çıkarılması hedefleniyordu. İktidar 300 kilometreden fazla raylı sistem yapacağını açıkladı. AK PARTİ 2019'da İstanbul Büyükşehir Belediyesini CHP yönetimine devrederken uzunluk sadece 17 kilometre artmıştı ve 170 kilometreydi. Sözlerinize ve vaatlerinize bakacak olursak günümüzde raylı sistemin çoktan 300 kilometreyi geçmesi gerekiyordu. Şimdi iktidara soruyorum: Yaptınız da muhalefet mi elinizden aldı? İstanbul'u cezalandırmaktan vazgeçin. Ankara için de durum hiç de farklı değil. 2011'de, 2023'e kadar yapılacağı duyurulan Esenboğa Havalimanı'nın Ankara merkez arasındaki metro güzergâhı henüz yapılmış değil. Ulaştırma Bakanının müjdesine göre, Esenboğa Havalimanı metro projesi 2026 yılında başlayacakmış. Hani, 2023'te çoktan yapılmış olacaktı, bu metroyu neden kimse sormuyor? Ankara Büyükşehir Belediyesini kaybettiniz diye mi cezalandırıyorsunuz Ankaralıları? İktidarı uyarıyorum, yerel yönetimlere hizmet gitmesi için illa tüm belediyeler AK PARTİ belediyesi mi olmalıdır? Bunu savunmak demokrasiyi hiçe saymaktır. Demokrasi deyince akla Anayasa geliyor. Dönemin Başbakanı Sayın Erdoğan'ın partisinin 2011 seçim beyannamesini anlatırken 2023 için "En önemli, bir numaralı projemiz." dediği yeni Anayasa'yı henüz yapmadınız. Sanıyorum 2011'den bugüne "Anayasa'yı nasıl yapsak, kiminle yapsak?" diye düşündünüz. Gele gele, adına "terörsüz Türkiye" dediğiniz ama aslında bebek katiliyle görüşerek karar verdiğiniz bir garabet sürecine... Bugün milletimizin öfke ve endişeyle izlediği bu süreç, AK PARTİ'nin sonu olacaktır. Anlayacağınız, Türk milleti bu dersten de size kocaman bir sıfır verdi. Terörsüz Türkiye söylemiyle milletin hassasiyetlerini istismar edenler, Anayasa masasına terörün gölgesini düşürerek tarihî bir vebalin altına girmiştir. Bir yandan şehit ailelerinin yüzüne bakamazken diğer yandan İmralı yollarını aşındıran bu ikiyüzlü siyaset, devlet aklı değil, teslimiyet aklıdır. Anayasa pazarlık metni değildir, hele ki eli kanlı bir teröristten meşruiyet devşirme aracı hiç değildir. Türk milletinin iradesi, terörle temas edenlerin değil, teröre karşı net, onurlu ve tavizsiz duranların omuzlarında yükselecektir.
Değerli milletvekilleri, bunca soruna ve yanlışa rağmen Ak PARTİ'nin muhasebe etmesi gerekenler var. Bu kötü tablolara, bu berbat karneye rağmen Türk milleti size hep destek verdi, kredinizi her seçim öteledi ve sizden bir gayret bekledi. Peki, siz ne yaptınız? Siz bu milleti açlık sınırının altındaki asgari ücrete, yoksulluk sınırının altındaki memur maaşına, krizler içinde boğuşan bir ekonomiye mahkûm ettiniz. Asgari ücret ülkemizde maalesef yaygın ücrete dönüştü. Hedeflerinizi açıkladığınız 2023 yılında asgari ücretle çalışanların oranı yüzde 33.7 iken 2024 yılında bu oran yüzde 47'lere, 2025'te ise yüzde 50'nin üzerine çıktı. Emekliyi açlığa, asgari ücretliyi sefalete, dar ve sabit gelirliyi hayatta kalma mücadelesine mahkûm eden bu iktidar, yirmi üçün yılın sonunda ülkeyi refah değil, enkaz noktasına sürüklemiştir. "Büyüyoruz." masalları anlatılırken vatandaş pazardan filesi boş dönüyor, faturasını ödeyemiyor, torununa harçlık veremiyor; iktidar sarayın penceresinden halkın hâlini sessizce seyrediyor. Bunca yetkiye, bunca desteğe rağmen ortaya konan tablo; liyakatsizliğin, israfın ve yandaş düzenin iflas belgesidir. AK PARTİ'nin Türkiye'ye bıraktığı miras; yoksulluk, adaletsizlik ve umutsuzluktur. İşte bu işte bu bütçenin adı da tükeniş bütçesidir.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ PARTİ, CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)