GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:36
Tarih:18.12.2025

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Çok teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Saygıdeğer milletvekilleri, Sayın Bakan, değerli bürokratlar; heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Yirmi üç yıllık AK PARTİ iktidarına baktığımızda aslında birkaç rakam nereden nereye geldiğimizi gösteriyor. Yirmi üç yıllık dönem içerisinde tam 1,5 trilyon dolar dış ticaret açığı verdik ve 130 milyar dolarlık borcu getirdik, 550 milyar dolar borca taşıdık; yer altında, yer üstünde ne var ne yoksa sattık; cumhuriyet döneminde yapılmış bütün fabrikaları, limanları, işletmeleri haraç mezat birilerine peşkeş çektik ve gelecek garantili projelerle, yavrularımızın istikbalini ipotek altına aldık ve böyle bir atmosferde dünyanın en yüksek gıda enflasyonunu yaşıyoruz. Bu ülkenin insanları açlık ve sefaletle boğuşmak zorunda kalıyorlar. Size sorarsak kişi başına millî gelir 17 bin dolar. 5 kişilik ailede çarpın 85 bin dolar; çarpın 42'yle bölün 12'ye aile başına 300 bin lira maaş eder. Allah aşkına, bu ülkede kaç tane aile 300 bin lira maaş alıyor? Dönün bakın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının rakamlarına, 20 milyona yakın insan sosyal yardımla geçiniyor, 25 milyondan fazla insan da ne yazık ki asgari ücret ve emekli maaşını hesap ettiğimizde açlık sınırının altında maaşla hayata tutunma çabası içerisinde. Böyle bir atmosferde Türkiye'nin her bir kuruşu, her bir lirası son derece kıymetli, büyük bir sorumlulukla harcanması gerekiyor.

Peki, gelelim S-400'lere, onun için anlattım, girizgâhı onun için yaptım. Şimdi, öğreniyoruz ki önce Tom Barrack açıklama yaptı, dedi ki: "S-400'ler meselesi çözülüyor. Altı ay içerisinde bu iş bitecek." Ben de bu laf üzerine not düşmek için söylüyorum, en geç altı ay ila bir yıl içerisinde o S-400'leri ya Rusya'ya iade edeceksiniz ya 3'üncü ülkeye iade edeceksiniz, parasını da almak için yıllarca uğraşacaksınız; Meclis kayıtlarına düşüyorum. Tom Barrack açıkladı, birkaç gün önce de önemli bir dış medya kuruluşundan Bloomberg'ten bir haber geldi: Türkmenistan'da Sayın Erdoğan ile Putin bir pazarlık yapmış, bir görüşme yapmış. Bu görüşme neticesinde Sayın Erdoğan S-400'lerin Rusya'ya iadesiyle ilgili birtakım taleplerde bulunmuş. Biz ne yazık ki Türkiye'yle ilgili meseleleri ya dış basından ya yabancı misyon şeflerinden öğreniyoruz. Sizler bize bir tek kelime açıklama yapmıyorsunuz ve bu açıklama üzerine de Sayın Erdoğan'dan ya da Dezenformasyonla Mücadele Başkanlığından bir tek kelime yalanlama gelmedi. Peki, bunlar geri iade edilirse ne olacak? Gelin, bunun faturasını hep beraber hesap edelim. Bakın, S-400'lere 2,5 milyar dolar para ödedik, bir daha söylüyorum 2,5 milyar dolar. Biz bu ülkede her Allah'ın günü 7,5 milyar lira faiz ödemek zorundayız. Niye? Çünkü bu ülke borçla ayakta duran bir ülke, İngiliz tefecisinin faizli parasına mahkûm edilmiş bir ülke ve günde 7,5 milyar lira faiz ödüyoruz. Şimdi, bu para bizim paramız da değil, biz bunu faizle aldık, götürdük, Ruslara boca ettik 2,5 milyar dolar ve şu anda S-400'ler bir soba bacası veya borusu mesabesinde, hiçbir işe yaramıyor, demonte vaziyette duruyor. Peki, bu 2,5 milyarın dışında başka neler oldu, ne tür zararlar ettik? Amerika dedi ki: "Ben seni F-35 projesinden çıkartıyorum." E, biz 1,5 milyar dolar para verdik 6 tane uçak için "Fark etmez, paranızı vermiyorum." dedi. Hadi onu da ekleyin faiziyle beraber. Ne uçak var orta yerde ne para var. Yanı sıra, projeden dışlandığımız için ekonomistlerimiz çalıştı, tam 9 milyar dolarlık projeden dışlanmamızın da bir maliyeti var. Peki, başka neler var? Geçtiğimiz günlerde Dışişleri Bakanınız açıkladı, dedi ki: "Ya, CAATSA yaptırımları varmış, motor alamıyormuşuz, KAAN uçaklarını yapamıyoruz." Sözde 48 tanesini Endonezya'ya satmıştık. Hadi KAAN uçakları da elimizde patladı -bakalım, CAATSA yaptırımları ne zaman kalkacak- bu da bize ilave bir fatura. Yanı sıra, tam 40 tane F-16 alacaktık, onlar da iptal oldu. 79 tane F-16'yı modernize edecektik, onlar da iptal oldu. En son dedik ki: "Bari, hiç olmazsa yıllardan beri uçak alamadık ve Yunanistan'a karşı..." Yine, bugün Yunan medyasında bir haber çıktı, bütün adaları İsrail füzeleriyle donatmışlar, Meriç boyuna da dünya kadar füze koymuşlar. "On iki-on üç senedir uçak alamadık, bari, hiç olmazsa ikinci el uçak alalım." dediniz, gittiniz Katar'dan, Ürdün'den ikinci el Eurofighter pazarlığı yaptınız. Bu arada, başka bir pazarlık daha yaptınız İngilizlerle, 20 tane uçak alacaksınız. Uçakların pazarlık notlarına baktım ve bundan önce alınan uçak fiyatlarına da baktım. Bizden bir hafta önce Almanlar aldı aynı uçağı, 165 milyon paund ödedi uçak başına; bizim aldığımız uçaklar 400 milyon paund. Oturun, bunları tek tek bir hesap edin; ülkeye bir kişinin verdiği karar ya da birilerinin verdiği karar milyarlarca dolara mal oldu. Bu ülkenin ekonomisini böyle yönetmeye, bu ülkenin parasını çarçur etmeye "Biz kafamıza göre karar veririz." demeye hakkınız yok ve biz artık, sorduğumuz soruların veya öğrenmek istediğimiz bilgilerin muhataplarından cevaplarını bekliyoruz; Amerikan medyasından, Amerika'daki büyükelçilerden falan duymak istemiyoruz. Bakın, geçtiğimiz yıl -bir buçuk yıl oldu aslında soru önergesini vereli- Çevre Bakanına bir soru önergesi vermişim "Biz ne kadar çöp ithal ettik Avrupa Birliğinden?" Muhatap bile almamış. Oturdum, EUROSTAT verilerine baktım -yine dışarıdan, yabancı kaynaklardan edindik- 12,4 milyon ton çöp almışız Avrupa'dan. Allah aşkına yani ben bunları Avrupa'nın rakamlarından öğreniyorum, resmî rakamlarından öğreniyorum ama Çevre Bakanına soru soruyoruz, muhatap bile olmuyor.

Sayın Başkanım, bitmek üzere, bir dakika rica edeceğim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Peki, tamamlayın lütfen.

Buyurun.

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Az önce ifade edildi, teyiden bir daha söyleyeceğim: Bakın, kaç gündür bekliyoruz, Millî Savunma Bakanlığından bu düşürülen veya düşen -her neyse- İHA'yla ilgili ikna edici bir açıklama yok. Önce dendi ki Karadeniz üzerinde, sonra meskûn olmayan bir mahalde ve sonra dendi ki küçük olduğu için, hızı falanca süratte olduğu için falan gibi gerekçeler açıklandı. Allah aşkına, bu ülkeye Karadeniz'den girmiş, 300 kilometre yol almış, Ankara'ya kadar gelebilmiş, oradaki roket fabrikalarımızın üzerine kadar yaklaşmış bir İHA varsa, biz bunu tespit edemediysek, etmediysek veya neden etmediysek bunun mutlaka ve mutlaka cevabının verilmesi lazım; Parlamentoda cevabının verilmesi lazım, millete karşı cevabının verilmesi lazım. Eğer bu füzeler veyahut da bu İHA'lar çok sayıda gelmiş olsaydı ne olacaktı? Bununla ilgili de ciddi kaygılarımız var. Millî Savunma Bakanlığının buna dair net ve ikna edici bir açıklama yapması lazım diyorum.

Teşekkür ediyorum.