| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 36 |
| Tarih: | 18.12.2025 |
SUNA KEPOLU ATAMAN (Diyarbakır) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Bu kürsüye elbet Diyarbakır Milletvekili olarak çıktım ama her zaman övüneceğim kimliğim Diyarbakır'ın kızı olmaktır ve bu konuşmayı da geçmişi yaralarla dolu ve bugünlerde fazlaca ümitli Diyarbakır kızı olarak yapacağım. Sizlerden bu konuşmayı bu hassasiyetle dinlemenizi rica ediyorum.
Takdir edersiniz ki benim konuşmam terörsüz Türkiye sürecine dair olacaktır. Malumunuz, içinde bulunduğumuz süreç, bilinen yaraları sebebiyle en fazla Diyarbakır'ı ilgilendiriyor, tabii ki en başta annelerimizi. Bilinmeli ki bu ülke annelerin gözyaşı üzerinde değil, duası üzerinde yükselecektir sayın milletvekilleri. Hepinizin bildiği gibi, otuz yılı aşkın bir süreçte, seçmen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, Başbakan ve Cumhurbaşkanı adayı Sayın Recep Tayyip Erdoğan için 230 milyon kereden daha fazla "evet" mührü basmıştır. Siyasi rakipleri için hayal dahi edilmeyecek bu mühür bereketi Cumhurbaşkanımız için mazidir. Elbet o bereketin artarak devamı en samimi, en içten arzumuzdur fakat o güne daha vardır.
Sayın milletvekilleri, Meclisimizin çatısı altında kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu marifetiyle bu millet için paha biçilmez bir süreç yürütülmektedir. Yüce Meclisimizin sahiplendiği bu süreç büyük siyasi risklerin yanında cesaretle anılması gereken kararları da gerektirmektedir. Güçlü ve kararlı bir siyasi irade gerektiren bu süreci 2013 yılında "Çözüm için baldıran zehri içmek gerekirse biz o zehri de içeriz." diyen Cumhurbaşkanımız ile ancak Devlet Bahçeli bilgeliği başlatabilirdi, o da başlatmıştır; yarım asrı geçkin süre boyunca Türkiye'nin birliği, bütünlüğü için düşünen, fikirler üreten Devlet Bahçeli, Türkiye'nin yarınları için taşın altına konulacak el bulunmadığı zamanlarda gövdesini taşın altına koymakta tereddüt etmeyen Devlet Bahçeli. (MHP sıralarından alkışlar) Sayın Bahçeli'nin çağrısı ancak Abdullah Öcalan'ın cevabıyla amacına ulaşabilirdi ki o da olmuştur. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar) Abdullah Öcalan dışında hiçbir muhatap bu çağrıyı anlamlı kılmazdı. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
Sayın milletvekilleri, işte bu şartlar altında bu ülke bu sorunu şimdi, bugün bu Meclis ve bu iktidarla çözmek zorundadır, ikinci bir şansı yoktur; bu iklim bir daha oluşmayacaktır ve ufukta bu liderlerin yerine ikamesi mümkün kimse de gözükmemektedir. Hep birlikte "Ya şimdi ya hiçbir zaman." noktasındayız. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
SIRRI SAKİK (Ağrı) - Bravo!
SUNA KEPOLU ATAMAN (Devamla) - Aksi hâlde, bu millet hepinize cevabını veremeyeceğimiz şu soruyu sorar: "Bu kadar can verdik, kaç can daha istersiniz?" Ne olur, uzatın ellerinizi; cumhuriyetin ikinci asrı, birinci asrının en büyük sıkıntısından kurtularak başlasın.
Ne kadar becerdim, bilemiyorum ama Diyarbakırlı olarak duygularına tercüman olmaya çalıştım. Siz yine de Diyarbakır'a gelin, kendisinden dinleyin, oradaki yaslı annelerin yaşlı gözlerindeki yeşeren ümidi görün. Bu da son sözüm olsun, o ümidi kırmayalım.
Ayrıca, bu meselede kimse şehit annelerini istismar etmemeli.
Bir daha şehit cenazesi olmayacağı bir Türkiye arzusuyla tüm şehitlerimizi rahmetle, minnetle anıyorum.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ, DEM PARTİ ve MHP sıralarından alkışlar)