| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 36 |
| Tarih: | 18.12.2025 |
JALE NUR SÜLLÜ (Eskişehir) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; 2024 bütçe dengesizliğini hassas kuyumcu terazisiyle, 2025 bütçesindeki 1,9 trilyonluk bütçe açığını ise ayarını bozduğunuz cumhuriyetin ilkeleri terazisiyle anlatmıştım. 2026 bütçesinde öngörülen 2 trilyon 712 milyarlık açığı görünce kantarla geldim. (CHP sıralarından alkışlar) Çünkü tam olarak bütün memlekette denge bozulmuş durumda, kantarın topu kaçmış durumda. Bildiğiniz gibi, bu deyim, ağzından "din" "iman" sözlerini düşürmeyen, halkı sömürerek kandıran, Nasreddin Hocanın verdiği dersle, ölçüyü kaçırıp aşırı davranmak olarak dilimize yerleşmiştir. Çengele asılan aşırı ağırlıkla top hareket ettirilip demir kol yere paralel geldiğinde denge tam olur. Top az ya da aşırı itildiğinde denge bozulur. Bugün sadece bütçede değil, tüm memlekette kantarın topunu kaçırdınız. (CHP sıralarından alkışlar) 2026 bütçesini kantara çıkararak nasıl ölçüsüzce kantarın topunun dengeye bozulduğuna bir bakalım.
Gerçi Sayın Şimşek bütçe açığını deprem harcamalarına bağlayarak aslında düştüğünü söylese de bu gerçek değil. Zira depremden önceki yıllarda da bütçe açığı gittikçe artıyordu ve bütçeden gelir-gider dengesi rakamlarına baktığımızda dengeyi bozanın kamu yatırım harcamaları olmadığı son derece açık.
Öngörülen net bütçe: 16 trilyon 216 milyarın yüzde 61'i dolaylı, yüzde 38'i gelir ve kurumlar vergilerinden. Gelir vergisinin yüzde 66'sı ücretlilerden alınırken yasalarla toplanmasından vazgeçilen vergi 3,5 trilyonu geçiyor. Vergi harcamalarının asgari ücret ve deprem muafiyetlerinden olduğu söylense de içinde yandaş şirketlerin silinen borçları, vergi muafiyetleri ve tabii ki teşvikler var. Kantarın topunu sermayeden yana kaçıran iktidar, yükü ücretlinin, dar gelirlinin sırtına bindirerek dengeyi bozmakta, vergi adaletsizliğine yol açmaktadır. 18 trilyon 929 milyar bütçe giderlerinde; cari transferler ve personel giderlerinden sonra en büyük kalem 3 trilyona yaklaşan faiz giderleri. Bakın, 1.405 yerel yönetime gelirden ayrılan pay ise sadece 1 trilyon 602 milyar. Belediyeler tasarruf tedbirleriyle halka hizmet edemez hâle getirilirken, Cumhurbaşkanlığı bütçesinde tasarruf olmadığını daha dün bütçe görüşülürken dakikada 2 asgari ücret harcadığını hep birlikte gördük. (CHP sıralarından alkışlar) Hani hep söylüyoruz ya, bütçeler tercih meselesidir diye; bütçe açığını kapatmak için tarımsal destekleri, eğitimin payını her yıl düşüren iktidar, sosyal yardımların payını sınırlıyor ama şehir hastanelerine, köprülere, uçulmayan hava limanlarına garanti ödemelerini tıkır tıkır yapıyor. Gider dağılımını adaletli sağlayamayan iktidarda, vatandaşın gelir-gider dengesi de ne yazık ki bir türlü tutmuyor. Halkı öncelemeyen iktidarın kaçırdığı kantarın topu sadece ekonomik yaşamda değil, toplumsal yaşamda da tüm dengeleri altüst etmiş durumda. (CHP sıralarından alkışlar)
Yürütmede, yasamada... İktidarın kaçırdığı kantarın topu sadece ekonomik yaşamda değil, tüm dengelerde; yürütmede, yasamada, yargıda gün geçtikçe siyasallaşma ve otoriterleşmede ölçüsüzce aşırı davranmayla kantarın topu iyice kaçmış, demokrasinin dengeleri kaybolmuştur. Hakta, hukukta, özgürlüklerde, dış politikada, çevrede, doğada, canlı hayatın her alanında bozulan dengelerle sonunda vatandaşın ruhsal dengesi de bozuldu. Fransız yazar Jean Christophe Grange "Hayatınızda denge sorunu varsa etrafınıza iyice bakın, muhtemelen birini yanlış yere koymuşsunuz." diyor. Halkımız da kantarı topunu kaçırarak dengeleri altüst edenleri çok iyi biliyor, hayatından çıkarmak için sabırsızlıkla sandığı bekliyor. (CHP sıralarından alkışlar) Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak tüm dengeleri yerine oturtmak için hazırız.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)