GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:35
Tarih:17.12.2025

İYİ PARTİ GRUBU ADINA UĞUR POYRAZ (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Sayın Yılmaz, mevcut sistemde yürütmenin 2'nci adamısınız, samimiyetle ifade etmeliyim ki takdir edilmesi gereken bir kariyere de sahipsiniz; iktidarınızda atanmış yönetici kadrolarına baktığımızda devlet terbiyesine, aklına ve ahlakına sahip azınlığın içindesiniz; öte yandan, Zaza kökenli bir devlet insanı olarak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığının ne olduğu ve ne manaya geldiği konusunda değerli bir örneksiniz. Cumhuriyet tarihimizde defalarca olduğu ve olması gerektiği gibi böyle nice bakan ve devlet insanları var.

Sayın Yılmaz, yürütmenin 2'nci adamı olarak hem de vatandaş Cevdet Yılmaz olarak size bazı sorularım olacak izninizle. Öncelikle kendinizi ana dil bakımından yahut başka gerekçelerle siyasi, tarihî ve sosyal açılardan nasıl tanımlarsanız tanımlayın, etnik ve dilsel kimliğinize temsilci olarak bebek katili Abdullah Öcalan gibi bir caninin atanmasına herkesten çok sizin itirazınızın olduğu ve olacağı ön kabulüyle hareket ediyorum. Malumunuz Türkiye'nin kırk bir yıllık bölücü terör sorununun yirmi üç yılında iktidarda AK PARTİ var, yedi yıllık Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminde de nihai kararları veren tek bir makam var. Devletimizin tecrübelerini ve AK PARTİ'nin deneyimlerini bir yana koyup telif hakkı terör örgütünü kuran, yöneten, infaz emrini veren Öcalan'a ait reçetelerin bu süreçte hayata geçirilmesini sözcüleriniz ve medya aparatlarınız devlet aklı olarak pazarlıyorlar. Hemen her kademesinde görev yaptığınız, bugün de odağında yer aldığınız devletin aklı gerçekten böyle bir şey midir? Bugün milletimizin sinir uçlarına basa basa teröriste "özgürlük savaşçısı" örgüt elebaşına ısrarla "sayın" denilmesinden, lehine bu çatı altında slogan attırılmasından mutmain misiniz? Müebbetlik terör hükümlüsünün sözde sürecin "başmuhatabı" sıfatıyla kutsanmasının hukuki, bürokratik, siyasi, sosyolojik ve diplomatik sonuçlarının farkında mısınız? Bu toprakların çocukları olarak belli kutsallarımız var; dinimiz, Peygamber'imiz, cumhuriyetimizin banisi Mustafa Kemal Atatürk'ümüz, devletimiz, milletimiz, bayrağımız, vatanımız. Bunlarda hemfikir olduğumuzu varsayıyorum. Peki, bu kutsallarımızla birleşemeyen, yazılı ve sözlü her beyanlarında kutsallarımızı tahkir edenlerle bir netice alacağınıza gerçekten inanıyor musunuz? AK PARTİ'nin yirmi üç yıllık iktidarında "açılım" başlığıyla girişilen her kalkışmanın öznesi Kürtler oldu ancak bu süreçler, her defasında, Suriye'deki gelişmelere endekslendi. 2011'de Suriye'de iç savaş başladı, bizde açılım. 2014'te Putin Esad'ın yanında olduğunu ifade etti, bizde açılım rafa kaldırıldı. 2024'te Suriye'de Şam rejimi düştü, bizde yine açılım başladı. Sorum şu: Suriye'de Esad rejimi ayakta kalsaydı Kürtler ve demokrasi aklınıza gelecek miydi? Açılımlarınızda eşit ve onurlu yurttaşlar olan Kürtler yerine etnik bölücü terör örgütü PKK ve terör hükümlüsü Öcalan önce Kürtlere vasi olarak atanıyor. İktidarınız ve yönettiğiniz devlet ise Kürtler yerine bu vasilerle muhatap olup kendilerini eşitliyorlar. Her açılımınız "demokratikleşme" başlığıyla sunuluyor. Sair zamanlarda Kürt'ün Anayasa'mızdan kaynaklanan haklarını gasbedip, Kürt'ü terörist ya da terör iltisaklı ilan edip, tercihlerine kayyum atayıp açılım dönemlerinizde ise Kürt'ün Anayasa'mızdan kaynaklı haklarını lütuf olarak mı sunuyorsunuz? Muhataplarınız da bunu mu kabul ediyorlar? Hiçbir aşamada söz hakkı vermediğiniz eşit ve onurlu yurttaş olan Kürtlere bunu soran var mı?

Son olarak, 10 bini kamu görevlisi, 40 bini sivil 50 bin insanımız şehit edildi. Etkisiz hâle getirilen terörist sayısını da ayrıca hesapladığımızda 150 bini bulan bir sayı var karşımızda. Paralel komisyonunda ise 4 başlık öne çıkıyor: Ana dilde eğitim, vatandaşlık tanımı, katil Öcalan'ın şahsında af ve entegrasyon. Kurtuluş Savaşı'nı yönetmiş Gazi Meclisin çatısı altında Cumhurbaşkanı Yardımcısına sormaktan utanç duyuyorum fakat bu kadar ölüm anadilde eğitim için miydi? Bu kadar ölüm vatandaşlık tanımı için miydi? Bu kadar ölüm katil Öcalan'a özgürlük için miydi? (İYİ Parti sıralarından alkışlar) Sayın Yılmaz, devlet idaresinde tam otuz altı sene geçirdiniz, bu süre zarfında cumhuriyetin muteber vatandaşı olmanın verdiği huzur ve güvenle bugün yüce Meclisin huzurundasınız ancak geçmişiniz yok sayılarak bugün karşınıza bölücübaşı bir caninin, ne dediği belli olmayan kimlik hezeyanlarının savunucusu olmak gibi acınası bir duruma sıkıştırılmış bulunmaktasınız; takdiri yüce Türk milletine ve vicdanınıza bırakıyorum.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)