GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:35
Tarih:17.12.2025

DEM PARTİ GRUBU ADINA HÜSEYİN OLAN (Bitlis) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, Sayın Bakanlar; Çalışma Bakanlığı bütçesinde sağlığı konuşmamak olmaz. Türkiye'de sağlığa ayrılan harcama yüzde 4,3 iken OECD ülkelerinde bunun tam 2 katıdır. Türkiye sağlık harcamalarında kişi başına satın alma gücünde sondan 3'üncü dür. İlaç harcamalarının gayrisafi millî hasıladaki satın alma gücü 2009 yılında yüzde 1,6 iken bugün bu oran binde 9'a düşmüş. Türkiye'de yıllar geçtikçe sağlığa halkın cebinden ödediği prim dışında çıkan para da artmaktadır. 2023 yılında toplam sağlık harcamalarının yüzde 22,5'ini yurttaş cebinden öderken bir yıl sonra yüzde 1,5 artarak yüzde 24 olmuş. Burada birkaç reçete göstermek istiyorum, bir emeklinin raporlu reçetesi. Emekli raporlu bu reçeye bir kuruş dahi ödememesi gerekirken yüzde 17,5 ödüyor. Başka bir raporlu hasta yine, bu da hiçbir kuruş ödememesi gerekirken yüzde 38 ödüyor. Başka bir reçete, bir kutu ilacın fiyatı 148 lira, 148 liranın dışında hastanın cebinden ödediği para 150 lira. Böylelikle hasta artık gittikçe cebinden daha fazla para ödemek zorundadır. Özel hastanelere "iyileştirme" adı altında 110 milyar TL öderken 30 bin serbest eczacının derdine derman olacak 6-7 milyarı ödememek için binbir dereden su getiriyorsunuz Sayın Bakan; sermayelere gelince kesenin ağzını açıyorsunuz ama 7/24 sağlık hizmeti yapan eczacıları görmüyorsunuz. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)

Yine, Sayın Bakan, aslında sizin Bakanlığınızın adı Çalışma Bakanlığı değil sermaye bakanlığı olması lazım. Söyler misiniz Sayın Bakan, Çalışma Bakanı olarak bugüne kadar, işçiler, emekçiler için ne yaptınız? "Bir canımız var, o da başımıza bela olmuş." diyor bir emekli yurttaş; ne kadar acı ne kadar korkunç. İşte, siz, emekçiyi, emekliyi canından bezdirir hâle getirdiniz Sayın Bakan. Yarın asgari ücret görüşmelerinin 2'nci turu; KİSK'e diyorsunuz ki: "Elinizi taşın altına koyun." Peki, siz kimin adına gidiyorsunuz; sermayedarların adına mı yoksa çalışanın, emekçinin adına mı? (DEM PARTİ sıralarından alkışlar) Kamuoyu bunu öğrenmek istiyor açıkçası. Yirmi üç yıldır, bedenini taşın altına koydunuz emekçinin. Ya siz, parmağınızı taşın altına koydunuz mu? Bugün, yoksulluk sınırı 100 binlere dayanmış, açlık sınırı 30 binlere dayanmış. Peki, siz, işçi için ne yaptınız Sayın Bakan? Bir defalık bile olsa emekçiden yana, çalışandan yana parmağınızı taşın altına koyun. Biz DEM PARTİ olarak asgari ücretin en az 46 bin lira olmasını istiyoruz.

Sayın Bakan, sermaye, cansız bedenler üzerinden bile işlemeye devam ediyor. Kasım ayında 216 olmak üzere 2025 yıl içinde 1.956 işçi, iş cinayetinde canını kaybetti; bunlar rakam değil Sayın Bakan, yarım kalmış hikâyeler var burada. O isimlerden biri Zafer Açıkgözlü. Zafer Açıkgözlü, hastanede çalışırken kanalizasyona gönderiliyor ve burada enfekte oluyor, daha sonra yaşamını yitiriyor. Bakın, yazdığı mektupta şunu diyor: "Biliyorum, arkamdan iki üç gün ağlayacaksınız, dördüncü gün unutacaksınız tıpkı her yıl ölen 1.500 işçi gibi. Yine Soma'da hayatını kaybeden 301 işçi gibi beni de unutacaksınız."

Yine, Afganlı işçi var, biliyorsunuz Sayın Bakan, Vezir Muhammed cinayeti. Ruhsatsız maden ocağında çalıştırılıyor, orada hayatını kaybediyor. Maden ocağı sahibi bunun bedenini yakarak ortadan kaldırmak istiyor. Bunun sebebi aslında Afgan olmasıdır, göçmen olmasıdır, öteki olmasıdır. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar) Yine, bakın, eşi ne diyor, eşi ne diyor Sayın Bakan: "İnsan olan bunu nasıl yapar? Sadece eşimi değil, benim ve çocuklarımın geleceğini de yok ettiniz."

Son olarak 13 yaşındaki işçileştirilmiş çocuk Ahmet Yıldız gibi. Burada üçünün de fotoğrafı var. İş yerinde çalışırken pres makinasına bedenini kaptırıyor ve orada can veriyor. Açılan mahkeme sonucunda işverene 30 bin, sadece 30 bin -Sayın Bakan- bir tazminat çıkıyor ve bu da ne yazık ki 24 taksite bölünüyor Sayın Bakan, 24 taksite. Bu bir candır diyerek Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)