GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:34
Tarih:16.12.2025

DEM PARTİ GRUBU ADINA SABAHAT ERDOĞAN SARITAŞ (Siirt) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bizleri izleyen değerli halklarımızı saygıyla selamlıyorum.

Bugün iki önemli Bakanlığın bütçesini konuşuyoruz. Önemli diyorum, zira ikisinin ortak noktası doğadır, geleceğimizdir. Peki, bunların, bu politikaların, bu önemli Bakanlıkların dünyada iklim krizi konuşulurken, kuraklık çan çalarken bunlara tekabül eden pratik politikaları var mı? Maalesef yok, zira geride bıraktığımız bir yılın iklim krizinin bir uyarı değil, artık kalıcı bir gerçek olduğunu gösterdi. Zirai don, fırtına, aşırı yağış ve en yakıcısı kuraklık felaketi istisna olmaktan çıkıp her yılın maalesef rutini hâline geldi.

Değerli milletvekilleri, tarım alanlarının yüzde 75'inin suyla beslendiği bir ülkede yanlış su politikaları artık hayati bir aşamadadır. Sulanabilir 8,5 milyon hektarın yalnızca yüzde 81'i sulanabiliyor, kullanılan suyun yarısı ise 1970'lerden kalma açık kanallarda buharlaşıp gidiyor Sayın Bakan. İktidar ise yıllardır kapalı sulama sistemlerine geçmek yerine bu projeleri kâğıt üzerinde dolaştırmakla, muhalefeti oyalamakla meşgul maalesef.

Su tasarrufu, yine, çok önemli, çok hayati, her gün hepimizin dilinde. Acaba sadece musluktan, mutfaktan mı su tasarrufu yapacağız, evde mi su tasarrufu yapacağız? Değildir elbette. Bu yıl plastik kirliliği temasıyla anılan Dünya Çevre Günü bize şunu hatırlatmaktadır: Plastik toprağı, suyu zehirliyor ama Hükûmetin, iktidarın "su tasarrufu" diye aldığı önlem şu kadarcık, bu kadar göstermelik, bu kadar gerçek dışı. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar) Dolayısıyla bir yandan su tasarrufu ederken diğer yandan çevre katlediliyor. Özrü kabahatinden büyük diye buna söylenir herhâlde.

Dereleri kirleten, yer altı sularını bozan bu düzenin bir ayağı da taş ocaklarıdır sayın arkadaşlar. Uluslararası araştırmalar taş ocaklarının yer altı su seviyesini düşürdüğünü, su kalitesinde bozulma ve bulanıklığa neden olduğunu söylüyor. Ülkenin dört bir yanında kurulan binlerce taş ocağı ekosistemi tehdit ediyor ama Sayın Bakan bir şey yapmıyor.

Değerli arkadaşlar, yanlış politikaların bedelini ise yine bizler ödüyoruz, halk ödüyor, çiftçi ödüyor maalesef. Bakın, Trakya'da ayçiçeği yarı yarıya düştü. Yine, Konya Ovası'nda su derinliği 30 metrenin altına düştü, Van Gölü havzasında meralar kurudu, Siirt'te fıstık bahçeleri artık ürün vermez oldu Sayın Bakan.

Değerli arkadaşlar, bir diğer kanayan yaramız ormanlar. Şunu göstereceğim Sayın Bakana. Sayın Bakan bir elinde testere, diğer elinde fidan il il dolaşıyor. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar) Peki, bize cevap oluyor mu? Sayın Bakan Siirt'e de geldi ama yıllardır Cudi'de, Gabar'da, Besta'da âdeta orman kıyımı var Sayın Bakan. Biz buralardan sorduk, ekolojistler sordu, bir cevap alabiliyor muyuz? Niye bu ağaçlar kıyılıyor? Neden bu ağaçlar kesiliyor? Kim kesiyor? Neden engel olamıyorsunuz diyoruz, cevap alamıyoruz ama buradan da anladığımız üzere Sayın Bakan, sizin elinizdeki testere fidandan daha etkilidir. Umarız ki ilerleyen yıllarda bu fidanlar daha etkili olur.

Yine, köylünün elini yıkadığı, çiftçinin içtiği suyu hesaplayan iktidar, akarsularımızı HES projelerine, verimsiz HES projelerine, maden uğruna rant alanlarına açılan imarlara tahsis ederken bu halka hiç hesap vermiyor. Musluklardan içilebilir su akmaması nedeniyle halkın şirketlerden su satın almak zorunda kalması suyun ticarileştirilmesi değil midir Sayın Bakan? Birleşmiş Milletler raporları Türkiye'nin 2030'da karşı karşıya kalacağı raporun ağır bir kuraklık olduğunu söylüyor. Yine, Meteorolojinin Şubat 2025 verileri de ülkenin neredeyse tamamının acil durum düzeyinde kuraklık yaşadığını gösteriyor Sayın Bakan. Sorumuz çok basit: Bu mevcut politikalarla mı siz önlem alacaksınız Sayın Bakan? Ama yine de herhangi bir şey yapılmadığını biliyoruz. Cumhurbaşkanı Yardımcısı da umudu kesmiş olacak ki yakın dönemde bir su komisyonu kuracağını ve kendisinin de başında olacağını bizzat söylemiş. Elbette suyun doğru kullanımı ve önemiyle ilgili atılan bir adım önemli ve kıymetlidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Peki, teşekkürler Sayın Milletvekili.

SABAHAT ERDOĞAN SARITAŞ (Devamla) - Suyu metalaştıran, doğayı rant alanına çeviren her projeye karşı olduğumuz gibi buna da bu tarz politikalara da karşı olacağımızı belirtiyoruz ama Su Estitüsünün ne işe yaradığını açıkçası ben merak ediyorum; Türkiye'deki herkes de merak ediyor diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)