GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 8'inci Tur Görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:34
Tarih:16.12.2025

CHP GRUBU ADINA İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi ve ekranları başında bizi izleyen vatandaşlarımızı saygıyla selamlıyorum.

Bugün Meclise şemsiyeyle geldim, evet çünkü ülkemizde, kullanılmayan tarihî esere dönüşecek; yağmur yok, kar yok ama aşırı kuraklık ve sıcaklığa bağlı olarak güneş şemsiyesi olarak kullanma ihtimali daha yüksek olacak diyorum. Hani güzel bir şarkımız vardı: "Üsküdar'a gider iken aldı da bir yağmur" Ne Üsküdar'da yağmur var ne başka yerde. (CHP sıralarından alkışlar) Şarkıya "aldı da bir sıcak" diyeceğimiz günler yakın diyorum Sayın Bakan.

Evet, önümüzdeki tehlike büyük, tehlike büyük, Türkiye, büyük bir iklim kriziyle karşı karşıya. Yanı başımızda İran bu krizi daha ağır bir şekilde yaşıyor; gölleri kurumuş ve susuzluk sebebiyle Tahran'ın, şu anda, yer değiştirmesi düşünülüyor ancak bizde hiçbir acil eylem planı yok. Beyşehir Gölü kuruma tehlikesiyle karşı karşıya, Sapanca Gölü'ndeki su tarihin en düşük seviyesinde, Trakya'daki barajlar kupkuru. İşaretler büyük. 2025 yılında iki büyük felaketi yaşadık arkadaşlar, son otuz yılın en büyük zirai don felaketi ve en büyük kuraklık birbirini izliyor. Meyve, sebze, yiyecek fiyatları tavan yaptı; geçen sene kaç kişi kiraz yedi, merak ediyorum. 2024 yılı son elli üç yılın en sıcak yılı olarak kayıtlara geçti.

Sıcaklık arttıkça iklim değişikliğinin tek sigortası olan ormanlarımızı da maalesef kaybetmeye başladık. Orman yangınları arttı ve artık onları söndüremez hâle geldik, ağaçlar yan yana yanıyor. Etkin bir uçak filomuz yok, maalesef bugüne kadar "yangın canavarı" olarak bilinen Türk Hava Kurumunun uçakları hangarlarda çürüdü, onları heba ettik. Maalesef, rant uğruna ülkemizin her yerinde asırlık zeytinlikleri yok ediyoruz, TOKİ'yle imara açıyoruz ama bakıyorsunuz, Dubai'de çöle zeytin dikiyorlar, biz ise zeytinlikleri yok ediyoruz ve ormanları yok ediyoruz. Sonuç: Havada bulut yok, bu iktidardan umut yok. (CHP sıralarından “Bravo” sesleri, alkışlar) Ne yağmur var ne kar var, barajlarımız dip seviyesinde. "Balkanlardan gelen soğuk hava dalgası" diye başlayan hava durumu haberleri vardı, hatırlarsınız arkadaşlar, ne oldu? Maalesef bu da unutuldu. Büyük bir umutla kar gözlüyoruz, aralık ortasında tık yok.

2024 yılındaki yağışlar bir önceki yıla göre yüzde 16,3 azalmış. 2025 yılında felaket daha da büyük; barajlar tamtakır, maalesef susuzlukla baş başayız. Bu yıl büyük bir zirai don yaşadık. Çiftçilerimiz âdeta kendini 6 Şubat depremiyle karşı karşıya buldu. İklim Kanunu, bu sorunlara maalesef yanıt vermeyecek ve Mecliste hep beraber bir Zirai Don Komisyonu kurduk. Bu Komisyonda konuşan Boğaziçi Üniversitesinden Değerli Hocamız Profesör Doktor Levent Kurnaz, zirai donların ülkemizde yaşanacağını söyleyerek şöyle demişti: "Bu facia bir şey değil, dahası gelecek." Ülkemizin bulunduğu kuşak itibarıyla çölleştiğini belirterek -şu illerin vekillerine buradan sesleniyorum- Mersin, Adana, Urfa, Antalya kuşağının Kahire ve Basra gibi çölleşeceğini ifade etti Sayın Hocamız ve buradan 2070'e doğru geldiğimizde, bu illerde çölleşme başlayacak arkadaşlar. Biz hâlâ daha burada uyuyoruz; kafamızı kuma gömmüşüz, bakıyoruz.

Komisyona Çevre Bakanlığının İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Orhan Solak da gelmişti, bazı tespitlerde bulundu. Sayın Solak, orta ve uzun vadede ülkemizdeki yağış kuşaklarının Kafkasya'ya doğru yöneldiğini ve yağışlarda ciddi kayıpların beklendiğini ifade etti; "Karadeniz dışında her yer kurak hâle gelecek." diyor. Sayın Solak, TAGEM'in verilerine göre de ülkemizde 2080 yılının senaryolarını söylüyor, diyor ki: "Sıcaklık artışı sebebiyle buğday, mısır, çeltik, pamuk gibi temel ürünlerde yüzde 5 ila yüzde 20 oranında düşüş olacak." Benim seçim bölgem olan Trakya'ya geldiğinde ise maalesef bu oranlar daha da artıyor; buğdayda yüzde 76, ayçiçeğinde ise yüzde 66'lara gelen bir düşüş olacağını söylüyor. Biz ne yaptık? Hiç. Evet, tespitler harika, eylemler fecaat.

Madenler uğruna ağaçlar talan ediliyor, mevcut yangınlar söndürülemiyor. Damlama sulamada sınıfta kaldık; ülke genelinde damlama sulama oranı yüzde 38'lerde yani yüzde 62 tarım alanı vahşi sulamaya teslim. Tekirdağ'da ise durum daha da acı, yüzde 6,5'lerde ama ben Sayın Bakana teşekkür ediyorum, yıllardan beri söylediğim bir cümle vardı, TARSİM'de parsel bazında kuraklığın tespit edilmesi gerekiyordu; Tekirdağ'ı pilot il yaptılar, demek ki sesimizi duymuşlar. Muhalefet uyarma görevini yapacak, iktidar da bunları yapmak zorunda kalıyor. Nasıl çiftçinin desteklemelerinden stopajı kaldırdılarsa, ÇKS düzenlemesi yapıldıysa, burada TARSİM düzenlemesi için Sayın Bakana teşekkür ediyorum.

Sayın Meteoroloji Genel Müdür Yardımcısı Yüksel Yağan, 600'e yakın meteoroloji uzmanı olduğunu söyledi. Sayın Bakan, bu yetmez, sayıyı arttırın lütfen.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - Bakınız, zirai don da yaşadık ve geldiğimiz noktada Tarım Bakanlığı ile Çevre Bakanlığının istişare içerisinde olması lazım.

BAŞKAN - Peki teşekkür ederiz Sayın Aygun.

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - Zirai dona karşı uyarıların daha dikkatli yapılması ve bu uyarılar sayesinde verimli olacak üretimin ayakta kalmasını umut ediyoruz.

Maalesef bütçeye "ret" oyu vereceğiz çünkü burada ne çiftçi var ne esnaf var ne köylü var ne memur var ne atanamayan öğretmenler var diyor, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)