GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:33
Tarih:15.12.2025

DEM PARTİ GRUBU ADINA ÖZGÜL SAKİ (İstanbul) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, bu konuşmamda Afet ve Acil Durum Başkanlığı üzerinde konuşacağım. Türkiye'de son üç yılda 110 bin deprem kayda geçti, büyük İstanbul depremi kapıda. Afet Acil Durum Başkanlığının durumu ise içler acısı olma hâlini devam ettiriyor. Bakın, daha yakında, hakemli Science bilim dergisi İstanbul depremi üzerine makale yayınladı, tehlikenin çok arttığını ve gerekli tedbirler alınmazsa insan faktörü açısından durumun vahim olacağını söyledi. İTÜ'den yine bir deprem raporu açıklandı, bu ön raporda gerekli tedbirler alınmazsa İstanbul için sonuçların gerçekten çok vahim olduğu söylendi. Peki, bütün bunlar olurken AFAD kendisi de bir rapor yayınladı, bu raporunda âdeta kendisinin lime lime döküldüğünü açıklıyor, "Bir yılda teslim edilecek." denilen evlerin hayal olduğunu kendisi söylüyor. Bakın "konteyner kentler" diye bir başlık koymuş, konteynerleri kent yapmış ve diyor ki bu raporunda "649.632 kişi 6 Şubat 2023'ten sonra hâlâ konteynerlerde yaşamaya devam ediyor." Ve yıkımın en büyük olduğu yer Hatay. Hatay'da yüz binlerce depremzede hâlâ konteynerlerde yaşıyor. Evleri bitmeyenlere bir de "Konteynerlerden de çıkın." deniyor ve tahliyeler başladı. TOKİ taşınılmadan, daha taşınılmadan barınma hakkını ortadan kaldırarak diyor ki "Başınızın çaresine bakın." Hatay'dan depremzede arkadaşlar defalarca bütün birimlere başvuruyorlar, bize başvuruyorlar. "Temeli bile atılmamış evler için kira desteğini kesiyorsunuz." Buna ilişkin açıklamanız yok. Sonra, o "muhteşem" diye yaptığınız TOKİ'lerin ne altyapısı var ne orada çevre düzenlemesi var; onlara "Gidin." diyorsunuz, tek isteğiniz o istatistiklerinizde rakamlar yüksek görülsün yoksa insanların deprem sonrası yaşamı konusunda tek bir politikanız yok. Bakın, bunu niye söylüyorum? 2023'te depremin ikinci gününden itibaren Mahalle Afet Gönüllüleri'yle birlikte İslahiye'ye gitmiş, aylarca Arsuz, Adıyaman, Hatay'da kalmış birisi olarak söylüyorum; sonrasında, Afet İçin Feminist Dayanışma'yla yine aylarca orada kalıp AFAD'ın lime lime dökülen içler acısı hâlini gördüğüm için söylüyorum. Peki, niye böyle? Şimdi, 2009'da bir yönetmelik yayınlandı devlet tarafından. "Efendim, her şeyi biz kontrol altına alacağız. Yerel yönetimler karışamaz, bölge içindeki sivil toplum kuruluşları karışamaz, her şeyi biz yapacağız. AFAD tek başına yapacak." AFAD'ı eğer gidip deprem bölgesinde görseydiniz o saraydan talimat almadan Zonguldak'taki maden işçilerini bile deprem bölgesine sevk edemedi. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar) Bizi kırk sekiz saat havaalanında bekletti. Neymiş? Cumhurbaşkanlığından onay bekliyormuş. O arada insanlar enkaz altında ölmüş, soğuktan ölmüş; hiç umurunda değil. Tek bir şey var, politik olarak tek kişiye bağlılık ve oradan icazet almadan tek bir adım atmamak.

Dolayısıyla, şimdi, bugüne geldiğimizde, AFAD nasıl çalışıyor? AFAD Erdoğan'a yurt içinde ve yurt dışında desteği artırmak için tasarlanmış bir yardım kuruluşu ağı olarak çalışıyor. Bu yardım kuruluşlarını da sakın ola ki alanında gerçekten çalışanlar diye düşünmeyin, AFAD da dinî temelde -aynen MEB'de olduğu gibi, Aile Bakanlığında olduğu gibi- cemaatlerle birlikte iş görmeyi kendine görev bilmiş vaziyette. Mesela, 6 Şubatın ilk kırk sekiz saatinde AFAD'ın döküldüğünü sadece biz söylemiyoruz, uluslararası raporlara girdi bu hikâye.

Bakın, AFAD'da asla kadınlar diye bir şey yok, AFAD'da tek bir toplumsal cinsiyet uzmanı yok; kadınlar afet zamanlarında kaderleriyle baş başa bırakılıyor ve Bakanlığın 2024 Sayıştay raporunda "bulgusuz" deniliyor. Hâlbuki bu "bulgusuz" denilen şeyde bakın neler kayıt dışı: 44 hizmet binası kayıtlara işlenmemiş, 25 lojistik depo kayıt dışı, bazı binaların tapu fiil kullanımı uygunsuz. Türkiye'nin en kritik afet lojistiği niye kayıt dışı? Bu kaynakları ne yapıyorsunuz, niye denetime açmıyorsunuz?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜL SAKİ (Devamla) - Çünkü biz biliyoruz ki burada, deprem yardımı zamanlarında da gördük siz yandaşlarınıza her şeyi biriktirmek için bu AFAD'ı da kullanıyorsunuz. Ben gözlerimle gördüm, orada bir sürü insan can havliyle kamyon kamyon yardımlar gönderdi, el koydunuz; seçim zamanı dağıtmak üzere depolarda beklettiniz, bizzat şahidim.

LÜTFİYE SELVA ÇAM (Ankara) - Çok ayıp ya! Çok büyük bir vicdansızlık bunu söylemeniz.

ÖZGÜL SAKİ (Devamla) - Dolayısıyla, biz bunlara izin vermeyeceğiz, olası afet durumlarında tüm göçmenlerin, kadınların, herkesin insani bir şekilde yaşaması için gerekli olan ne varsa yapacağız. Siz yapacağımızı bildiğiniz için de yine orada 6 Şubat 2023'ten sonra bütün yerel yönetimlerin hizmetlerini engellediniz, Afet İçin Feminist Dayanışmanın kamyonuna el koymaya kalktınız. Dolayısıyla, sizin afet yönetimi politikanız iflas ediyor, batıyor ama biz mücadelemize devam edeceğiz. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)